"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nedir bu başımıza gelenler?

Said YÜKSEKDAĞ
20 Mart 2024, Çarşamba
Cenâb-ı Hakk’a iman etmiş her insanın bu dünyada illa ki bir sıkıntısı vardır. Küçük olsun büyük olsun hepimiz bir musibete giriftar olmuşuzdur.

Bazen öyle şeyler yaşıyoruz ki “Nedir bu başımıza gelenler?” gibi isyanvari cümleler dahi sarf edebiliyoruz. Peki, bu sıkıntılara nasıl tahammül edeceğiz? Başımıza bir musibet geldiğinde nasıl davranacağız?

Öncelikle bu dünyanın imtihan yeri olduğunun bilinciyle hareket etmeli ve olaylara bu nazarla bakmalıyız. Çünkü bizler ehl-i imanız. Sadece iman etmekle kendi hâlimize bırakıldığımızı düşünürsek yanılırız. Zira Cenâb-ı Hak Enbiya sûresinde “İnsanlar hiç imtihan edilmeden sadece kendi hâllerine bırakılıvereceklerini mi sandılar?” buyurmaktadır.

Evet, bu dünya sahipsiz ve hâmisiz olmadığı gibi bizler de mâliksiz ve başıboş değiliz. Bizler, O Mâlikin hem mülküyüz hem de memlûküyüz. Bu yüzden mülk sahibi olan Allah, bize giydirdiği bu vücud libasında her an istediği gibi tasarruf edebilir.

İster hasta eder, ister sakat eder, isterse başka bir musibete giriftar eder. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle “Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücud libasını san’atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış, o vücud libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder; muhtelif esmâsının cilvesini gösterir.” Hiç kimse bu tasarrufa müdahale edemez.

Bize düşen her hâl ve şartta Cenâb-ı Hakk’a teslim olmak ve tevekkül etmektir. Hem Cenâb-ı Hak bize sabır gibi çok kıymetli bir kuvvet vermiş. Başımıza gelen musibet ne olursa olsun sabır kuvvetine dayanmamız gerekir. Bu kuvveti boş yere sarf etmediğimiz müddetçe en büyük bir nokta-i istinadımız olacaktır inşâallah.

Sakın aklımıza “Nasıl oluyor da sonsuz rahmet sahibi olan Allah bizlere musibet gönderiyor?” gibi bir sual gelmesin. Cenâb-ı Hak asla zulmetmez. Zalim ve cahil olan ancak insanlardır. İnsan önce kendine bakmalı ve “Acaba hangi hatam yüzünden kader bu musibete fetva verdi?” diye nefsî muhasebesini yapmalıdır.

Evet, bizler Allah’ın mülkü olduğumuz gibi sevdiğimiz ve perişaniyetinden müteessir olduğumuz ve ıslah edemediğimiz şu kâinat dahi Cenâb-ı Hakk’ın mülküdür. Mülkü sahibine teslim etmek lazım. “Dünyanın ahvali ne olacak?” diye dertlenmeyelim. Cefasını değil sefasını çekelim. Çünkü O, her şeye kadirdir. İlmi, iradesi ve kudreti her tarafı ihata etmiştir. Dehşet aldığımız zamanlarda ise “Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler.” diyelim.

Peki, diğer Müslüman kardeşlerimizin başlarına bir musibet geldiğinde ne yapacağız? Gözümüz önünde zulüm gören ve her gün öldürülen Gazzeli kardeşlerimize nasıl üzülmeyelim ve hâllerine ağlamayalım? 

Evet, ağlayacağız ve şefkat edeceğiz ama şefkatimizi asla Cenâb-ı Hakk’ın şefkatinin önüne koymayacağız. Çünkü onların imtihanı da o şekilde. Evet, orada yaşananlar büyük bir zulüm lâkin o zulme izin verenin Allah olduğunu unutmayalım. Bu zulümler elbet birgün son bulacaktır. Çünkü Allah, imhal eder ama asla ihmal etmez.

Elhâsıl: Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur ve terakki eder. Hem şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir. Lezzet, ücret ve mükâfat yeri değildir. Hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla her bir saati bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden şekva değil şükretmek gerektir.

Okunma Sayısı: 2624
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hacer

    21.3.2024 09:31:52

    Yine naif bir şekilde hatrımızı tazeleyen yerinde bir yazı olmuş kardeşim kalemine sağlık.

  • Mihriban Poyraz

    20.3.2024 23:47:07

    Kaleminize yüreğinize sağlik..

  • Reyhan

    20.3.2024 23:23:18

    Kalemine sağlık abi her zaman ki gibi yine çok güzel bir yazı olmuş ☺️🌹

  • Emre

    20.3.2024 23:22:42

    Gazze kısmında zalime meyletmeyin cehennem ateşi size de dokunur ayetini de akılda ve göz önünde bulundurmak lazım. Yazı için fikrinize sağlık Said Hoca

  • Elbistan Aluç Yüksekdağ

    20.3.2024 11:41:20

    Kaleminize,yüreğinize sağlık Said bey.Allah razı olsun.Yine çok güzel bir yazı.

  • halil

    20.3.2024 11:21:03

    Tebrikler! Evet, atmacanın serçeye tasallutu, seçenin istidatlarını geliştirir. Cenabı Hak, zalimlere fırsat vererek insanlara musibet verir, ta, kendilerini geliştirsinler, yenile yenile yenmeyi öğrensinler!

  • Cenk Çalık

    20.3.2024 10:07:37

    Bazen nimetlerin bolluğu karşısında şükür imtihanına tabi tutulduğumuz gibi bazen de imtihanın adı sabır oluyor. Rabbim cümlemizi şükürle de sabırla da kazanan kullarından eylesin. Amin!

  • Kazım

    20.3.2024 00:49:00

    Yoksa sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden kolaylıkla (rahat içerisinde) (hiçbir sıkıntı çekmeden) (imtihana girmeden) cennete ulaşabileceğinizi mi sandınız ! Bakara 214 🤗🥰🌹🤲

  • Sedat

    20.3.2024 00:45:52

    Selamunalyküm ayet ankebut suresinin başında geçiyor Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı