Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 25 Eylül 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

İsmail BERK

Son bir ayın senaryoları



Ağustos ayının sonlarına doğru komuta kademesindeki devir teslimle birlikte siyaset de ısınmaya başladı. Çünkü Cumhurbaşkanı ve komutanlar siyasî bir muhtevayı tercih etmişlerdi. Bu vesileyle demokrasinin sivil kurallarını, basının başarılı bir sınavla gündeme getirmesine vesile oldu.

Lübnan’a asker gönderme/göndermeme tartışması iç politikanın tam göbeğine oturduğunda, ulusal cephe bunu bir fırsat bilip topyekûn bir kalkışım yaptı. Kampanyalar yürüttü. Ancak sağduyu, sorumluluk, komşuluk hassasiyeti içinde bölgenin samîmî daveti ve BM kararı göz önüne alınarak zor ve iradeli bir yol tercih edildi.

Bu arada İsmail Ağa Camiinde işlenen cinayet gündeme oturdu. Katilin katledildiği, ancak nasıl ve kimlerin yaptığı anlaşılmayan bir muamma senaryo fark edildi. Şerir bir tecessüsle cinayet üzerinden cemaatler, kılık kıyafet ve “İslâmcı hükumet” tartışmaları başlatıldı.

Cemaat-tarikat-siyaset-devlet ilişkileri tartışmaya açıldı. Bildik ulusalcı ve Kemalist kalemşörler, temcit pilavı gibi kendilerince “olayın üstüne gitme”yi tercih ettiler. İsmail Ağa cemaatinin ihlâslı ve sabırlı sükûneti ile fitne bertaraf edilmiş görünüyor. Cemaat ve tarikat meselelerinin müzakeresine ve seviyeli tartışılmasına vesile olması hesabıyla da oyun tekrar bozulmuş görünüyor.

Bu arada Düzce’de farklı bir linç girişimi kamuoyunu tedirgin etti. Çalışmaya giden doğulu dört gencin, şehirde münakaşa ettikleri gençlerin onları “PKK militanı” diye etrafa yayıp halkı galeyana getirmeleri ile başlayan gerginlik ve frenleri boşalmaya hazır insanımızın aşırı hassaslaşan tepki biçimi gözden kaçmadı. Şükür ki, planlanan provokasyon yaşanmadı. Emniyet güçlerinin dirayeti meseleyi çözdü.

Derken Diyarbakır’da Demokratik Toplum Partisi’nin bile PKK’ya ateşkes tavsiye ettiği bir basın toplantısının ardından, 9 çocuğun ölümüne sebep olan bir bomba patladı. Diyarbakır gibi göç olaylarının en fazla yaşandığı ve yoğun bir nüfusun bulunduğu gecekondu bölgesi Bağlar semtinde olayın gerçekleşmesi ise ayrıca manidardı.

İnfiali doğuracak bu katliâm yeni bir tahrikin eşiğinden döndü. Halkın sağduyusu, ilk defa Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşlarının ortak iradesi ile birleşti. Olayın sis perdeleri aralanamadı, ancak kışkırtma fitili de patlamadı.

Kamuoyu ortak tepki koymayı başardı. Yeni Asya’nın manşetiyle; “oyun sezildi.” Karanlık mihrakların ve aydınlanamayan son bomba patlamasının bütün kuşkuları ortada dururken, sağduyunun galip gelmesi demokrasinin sabır sınavında provokasyonlara karşı itidalli olmayı öğretti.

PKK’nın terörü tırmandıran son iki ayının bilânçosu ağırlaştıkça, gerginlikler ve tepkiler kabına sığmaz oldu. Yüze yakın şehit ve gözü yaşlı binlerce insanın göz yaşları, halkımızı gerçekten bunaltma noktasına getirdi. Birilerinin karşılıklı olarak bu zemini kullanmaya ve çatıştırmaya yönelik tezgâhlar kurdukları muhakkak. Ancak milletin sahip olduğu tecrübe, doğu-batı dengesinde yaşanacak, Türk- Kürt ayırımcılığına götürecek fitneye teşne olmamayı ve sabırla aşmayı başardığını müşahede ediyorum.

Şehit aileleri üzerinden siyaset yapma basiretsizliği, istismar etme kolaycılığı da tutmayacak bir bayat tarz. Ayrıca terörü lânetlemeden sürekli kaçınanların da foyası ve boyası çıkmaya başladı. Bir itibar gördüklerini zannetmiyorum.

Bütün bunlar olurken, Papa’nın İslâmiyetle alâkalı rencide edici konuşması, ulusal cephe için yeni bir fırsatlar dünyası sunmuş gibi oldu. Tahrik ve tepkilerin boyutu, demokratik ve fikir planına kaymayı başardı ki, bu da herkese yeni sorumluluklar ve doğru beyan mecburiyeti getirmektedir. Papanın iki defa tasrih ve üzüntü beyanı, ders aldığını işaretleri. İnşallah daha duyarlı olur.

Elif Şafak’ın “Türklüğe Hakaret” dâvâsının beraatla neticelenmesi, demokratik toplumun direncini hissettirip, tattırdığı gibi, zorba ve mütehakkim unsurların AB önündeki kalkanlarını da elinden aldı.

Hülâsa; acı ve zor da olsa, sabırla ve metanetle demokrasinin aklı selimle ortak güzergâhında yol alan bir Türkiye belirginleşiyor. Artan şiddet ve gürültüler, tükenişteki carî anlayışların feryadıdır, halkın değil.

“İrtica ve bölücülük” üzerine kurulu son bir ayın senaryoları hep duvara tosladı. İnşallah bundan sonra da böyle olacaktır.

25.09.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (24.09.2006) - Ramazan’ın bereketi

  (22.09.2006) - “Elif” okuduk, “Türklük”ten mi olduk?

  (21.09.2006) - Rektörü kim zorluyor?

  (20.09.2006) - Hüküm peşin, cüzdan meşin, Batı tükenişte

  (19.09.2006) - Medeniyetler ittifakı

  (18.09.2006) - Papa ve Türkiye İslâm Akademisi

  (17.09.2006) - Buzullar erirken

  (14.09.2006) - Millî Eğitimin yeni uygulaması

  (13.09.2006) - İsmail Ağa'da ki cinayet ve sorular

  (12.09.2006) - Darbeler ve 12 Eylül

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habip FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004