Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 17 Ocak 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

Kur'ân ispat eder ve ispatı emreder!



Kur’ân’a basit bir dikkatle baksak; yüzlerce aklî-mantıkî, ilmî delillerle, görünenlerden gayba, sebepten müsebbibe, eserlerden müessire, nizamdan nazıma, san'attan sanatkâra pencereler açıp, başta tevhid olmak üzere diğer iman esaslarını da ispat ettiğini rahatlıkla göreceğiz. “Allah’ın varlığı-birliği; peygamberlik; haşir, yâni öldükten sonraki diriliş; ibâdet ve adâleti ispat” gibi dört ana gayesi olan1 Kur’ân, insanı kendisine çekmez, bilâkis “Ey akıl sahipleri ibret alınız;”2 “Allah’ın rahmetinin eserlerine bir bak!”3 diye kâinat kitabındaki delillere yönlendirir.

İslâmın gerçekleri belgeyle kuşanmıştır. Daima akıllara danışır. Ve ezelden ebede geçerli olan hikmete uygundur.

Acaba görülmüyor mu ki; âyâtın ekser açılışı ve bitiminde insanlığı vicdana havale ve aklın istişaresine hamlettiriyor4 ve diyor: “Bakmazlar mı?”5 “Bakınız”6 “Onlar hiç düşünmezler mi?”7 “Hâlâ düşünmez misiniz?”8 “Düşününüz.”9 “Farkında değiller.”10 “Akıllarını kullanırlar.”11 “Akıl etmezler.”12 “Biliyorlar.”13 “Bundan ibret alınız ey basiret sahipleri!”14

İman esaslarını ispat ile tahkikî imana çıkarmamız gerektiğini emreden âyetlerden birisi şu olsa gerek: “Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba imân ediniz.”15 Şâyet, delile dayalı ispat ile tahkikî imân istenmeseydi, “Ey inananlar, imân ediniz!” hitabı malûmu i’lâm olmaz mıydı?

Diğer yandan bizzat Kur’ân, “O mücrimler hoş görmese de Allah kelimeleriyle hakkı ispat eder”16 fermanıyla ispat yolunu nazara verir. Kur’ân en mükemmel irşad ve dâvet kitabı olduğundan; tebliğin temel çerçevesini “Mü’min kullarıma şunu söyle ki, kâfirlere karşı en güzel sözü söylesinler; hiddet göstermeksizin delilleri en güzel bir şekilde ortaya koysunlar”17 şeklinde çizer.

Öte yandan Kur’ân, ne akıl, ne fen, ne sosyal ilimlerle çatışır. Aksine, onların kesinleşmiş üslûp ve metodlarını da mu’cize eseri olarak barındırır ve binlerce, on binlerce, belki eşya ve varlık adedince delilleri akıl sofrasına serer. Ancak Kur’ân kâinattaki fenlerden direkt değil, dolayısıyla bahseder. Asıl gaye, Sultan-ı Ezelî olan Allah’ın saltanatını ilân ve hakikî fenlerin diliyle ilân ve isbattır.

Kur’ân’ın, akıl, gözlem ve tecrübelere dayalı olarak sunduğu belgelerden bazıları şöyle: “Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar için birçok âyetler vardır. Sizin yaratılışınızda ve (Allah’ın) yeryüzünde yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir toplum için ibret verici işaretler vardır. Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah’ın gökten indirmiş olduğu rızıkta ve ölümünden sonra yeri onunla diriltmesinde, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, aklını kullanan toplum için dersler vardır. İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bu âyetler Allah’ın âyetleridir. Artık Allah’tan ve Onun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar? O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından bir lütfu olmak üzere size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.”18

“Allah size âyetlerini gösteriyor. Allah’ın âyetlerinden hangisini inkâr edersiniz.”19 Zaten “âyet”, delil demektir. Kur’ân’ın ibâreleri âyet olduğu gibi, yaratılan her şey kevnî bir “âyet”tir.

Dipnotlar: 1- İşârâtü’l-İ’câz, s. 21.; 2- Rûm: 50.; 3- Haşir: 2.; 4- Muhakemât, s. 43.; 5- Gaşiye: 17; 6- Âl-i İmrân: 137, Nahl, 37, Ankebût, 20.; 7- Nisâ, 82, Muhammed, 24.; 8- En’âm 80, Secde, 4.; 9- Sebe’, 46.; 10- Bakara, 9.; 11- Ra’d, 4.; 12- Mâide, 58.; 13- Bakara, 75.; 14- Haşir, 2.; 15- Nisâ, 136.; 16- Yûnus, 82.; 17- İsrâ, 53.; 18- Gaşiye, 3-6, 13.; 19- Mü’min, 81.

17.01.2007

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (16.01.2007) - İlâhiyatçılar ispata nasıl karşı gelebilir?

  (14.01.2007) - İman şartlarını ispat gerekli mi, edilebilir mi?

  (13.01.2007) - İspat, enerji üretir ve ruhumuzu teskin eder

  (11.01.2007) - Zamanımız ispatı zarûrî kılıyor

  (10.01.2007) - Tebliğ ve irşadın metotları

  (09.01.2007) - Tebliğ ve irşatta ispat metodu

  (06.01.2007) - Kalp, inanmaya mecbur eder

  (05.01.2007) - Gerçek zevk, lezzet ve mutluluk yolu: İman

  (04.01.2007) - Hayvan hakları

  (03.01.2007) - Hayvanlar kesilirken acı duymaz!

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004