Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 21 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Bayram günleri



Bugün Kurban Bayramının ikinci günündeyiz. Bir kısmımız kurbanlarımızı kesti, bir kısmımız da kesecek.

Bayram günleri gerçekten mutluluk günleri.

Neden mutlu olmayalım ki?

Allah için en sevimli bir iş işledik ve işlemeyenler de işleyecek bugünlerde. Çünkü Allah Resûlü (asm), “Âdemoğlu Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır” buyurmuş, kesilen kurbanın kanı daha yere düşmeden Allah’ın onu kabul ettiğini1 ve o ilk kanla birlikte geçmiş günahları bağışladığını bildiriyor.2

Daha önemlisi kestiğimiz bu kurbanlarla Allah’a olan sevgi, bağlılık, itaat ve teslimiyetimizi gösteriyor, Allah’ın rızasını kazanma yolunda adım atmış oluyoruz.

Böylesine mânevî bir kazanç mutlu etmez mi bizi hiç?

Allah kurban kesmeyi emretmeseydi bile et bir yana yiyecek ekmek, içecek çorba bulamayan fakirlerin hâl-i pürmelâli bizi üzmez miydi? Gücümüz ölçüsünde onların yardımına koşmaz, sıkıntılarını gidermek için gayret göstermez miydik?

İyi ki Rabbimiz kurbanı emretmiş. Günlerdir, belki aylardır et yüzü görmemiş fakirlerin, yoksulların yüzleri gülüyor. Doğru dürüst ayakkabı, elbise giyememiş, harçlık bulamamış kimsesizlerin gönlü neşeyle doluyor.

İyiliğin içindeki peşin ücreti tadıyoruz bugünlerde. Onlar sevindikçe, yüzleri güldükçe biz de seviniyoruz.

Bunlar bizi mutlu etmeye yetmez mi?

Büyükler, akraba, dost ve arkadaş ziyaretlerini de bunlara katın. Belki nice büyüklerimiz var, aylardır görmemişizdir. Nice dost ve arkadaşlarımızla günlerdir, aylardır bir araya gelememişizdir. Bayram ziyaretlerinde dostlukları pekiştirir; acı günde, tatlı günde birlikte olduğumuzu göstermiş oluruz.

Öyle sevdiklerimiz, dostlarımız vardır ki onlar için canımızı veririz. Onlarla buluşmak, görüşmek için can atarız.

Sevdiklerimizle kucaklaşmamız, birlikte ve hemhâl olmamız, dertleşmemiz, kaynaşmamız, kenetleşmemiz yetmez mi bize?

Ya bu bayramlar olmasaydı kimbilir ne zaman ve nasıl buluşur, görüşür, sohbetler ederdik. Bunun için Allah’a ne kadar şükretsek az.

Kısacası ne güzel şu bayram günleri.

Dipnotlar:

1- Tirmizî, Edâhî: 1.

2- Müstedrek, 4:222.

21.12.2007

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (20.12.2007) - Bayramı kutlarken

  (19.12.2007) - Af günü

  (18.12.2007) - Şeytanı susturan cümleler

  (17.12.2007) - Şeytanın hileleri

  (16.12.2007) - İmtihanın çetini

  (15.12.2007) - İslâma endekslenen bir hayat

  (14.12.2007) - Allah’ın kulunu sevmesi

  (13.12.2007) - Cennetlikler, Cehennemlikler

  (12.12.2007) - Karanlığa ışık yakmak

  (11.12.2007) - Gençlik ne zaman felâket olur?

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri