Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 27 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Hadsiz adetle tesbihât



Cenâb-ı Hak sayısız nimetler ihsan etmiştir bize. Saymaya kalksak saymakla bitiremeyiz.

Bunların herbiri ise hamd ve şükür ister. Bazı melekler gibi kırk bin dilimiz olsa yine şükrünü ödeyemeyiz.

İşte burada, Sözler’de (24. Söz; 4. Dal) denildiği gibi küllî bir niyet ve hadsiz bir itikad devreye girer. Namazda “Et-Tahıyyatü lillâh” derken bu küllî niyet ve hadsiz itikadla demek istiyoruz ki, “Ya Rabbi, yaratıkların hayatları boyunca Sana takdim ettikleri kulluk hediyelerini, ben kendi hesabıma hepsini birden Sana takdim ediyorum. Eğer elimden gelseydi, onlar kadarını Sana takdim edecektim. Hem Sen onlara, daha fazlasına lâyıksın.”

İşte bu niyet ve itikad pek geniş ve küllî bir şükürdür.

Aynı yerde zikredilen hadsiz adetle yapılan tesbihatlardan birisi de: “Sübhâneke ve bihamdike adede halkıke…” diye başlayan, “Mahlukatın, Zâtının hoşnutluğu, Arşının ağırlığı, kelimelerinin mürekkebi adedince Sana hamd ederek Seni tehzih ederiz. Bütün peygamberlerinin, evliyalarının ve meleklerinin tesbihatıyla Seni tesbih ederiz”1 meâlindeki duâ.

Duânın birinci kısmı, yani, “Mahlukatın, Zâtının hoşnutluğu, Arşının ağırlığı, kelimelerinin mürekkebi adedince Sana hamd ederek Seni tehzih ederiz” meâlindeki kısmı Buharî’de “o” zamiriyle yer alıyor. Mü’minlerin annesi Hz. Cüveyriye’nin rivayet ettiğine göre birgün Kâinatın Efendisi (a.s.m.) sabah namazını kıldıktan sonra erkenden çıkmış. Hz. Cüveyriye ise o esnada tesbihle meşgul. Peygamberimiz (a.s.m.) kuşluk vaktinden sonra dönüyor ve Hz. Cüveyriye’nin hâlâ orada durduğunu görüyor ve “Senden ayrıldığımdan beri hep aynı halde misin?” diye soruyor. O da, “Evet, ya Resûlallah!” diye cevap verince, “Senden ayrıldıktan sonra dört kelimeyi üç defa tekrarladım. Bugün yaptığın zikirle tartıya girse, mutlaka ona ağır gelirdi” diyor ve yukardaki tesbihatı söyleyerek ağır basan bu kelimelere dikkat çekiyor.

Bediüzzaman Hazretleri Sözler’de bu duâya yer verdikten sonra, duânın “hadsiz adetle tesbih” olduğunu belirtiyor.2

Yine aynı yerde “Bütün mahlûkatının bütün tesbihatı ve bütün masnûatının dilleriyle Seni tenzih ederiz” diyen bir kişinin bütün varlıkları kendi hesabına söylettirdiğine, “Allah’ım, kâinatın zerreleri ve terkip hâlindeki varlıkları adedince Hz. Muhammed’e salât eyle” derken de herşey namına bir salâvat getirdiğine dikkat çekiyor.

Hadsiz nimetlere ancak hadsiz adetlerle yapılan tesbihatlar yakışır.

Dipnotlar:

1- Buhârî, Daavat: 10.

2- Sözler, s. 325.

27.12.2007

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (26.12.2007) - Gerçekler hayata geçirilmezse

  (25.12.2007) - Yeryüzünün pırlantaları

  (24.12.2007) - Allah'ın hayrını dilediği insan

  (23.12.2007) - Nimetler şükür ister

  (22.12.2007) - Hayat bir imtihan

  (21.12.2007) - Bayram günleri

  (20.12.2007) - Bayramı kutlarken

  (19.12.2007) - Af günü

  (18.12.2007) - Şeytanı susturan cümleler

  (17.12.2007) - Şeytanın hileleri

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri