Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 20 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Cevher İLHAN

Bir “tahterevalli oyunu” mu?



Anayasal değişikliler Cumhurbaşkanı’nın onayını beklerken, Başbakan’ın “Anayasa Mahkemesi’nin kararı beklenecek” çıkışı, Yeni Asya’nın baştan beri belirttiği noktaya gelindiğinin örtülü ifâdesi.

Belli ki siyasî iktidar da onca uyarıdan sonra yasal olmayan yasağa karşı çözümün anayasal ve yasal düzenlemeyle olmayacağını, iş işten geçtikten sonra anlamış. Bundandır ki, MHP’li sözcülerin, “17. madde şartıyla vize verdik; AKP Anayasa Mahkemesi’ni bekliyorsa mutâbakata uymuyor” ta’rizine rağmen, Yüksek Öğretim Kanunu ek -17’yi erteliyor.

Peki, bunca “anlamlı” bekletmeden sonra sözkonusu “anayasal düzenlemeler”i Anayasa Mahkemesi iptal etse ne olacak? Hükûmet tamamen bu işten vaz mı geçecek? Yoksa yeniden başa mı dönülecek?

Bütün bu belirsizlikler, Erdoğan’ın “ani çıkışı”yla girilen muhataralı yolun, meseleyi ne denli karmaşıklığa ve çözümsüzlüğe itip içinden çıkılmaz hale getirdiğini gösteriyor.

Dahası, yasadışı yasağa “yasal dayanak” sağlamakla, kamuda daha da keskinleştirilmesine bahane edilebilecek kırılgan bir çıkmaza sürüklüyor…

* * *

En vâhimi, Mahkemenin öncelikle “dinî bir vecîbe” olan “başörtüsü serbestiyeti” için iki cümle ile de olsa yapılan anayasal değişiklikleri iptali sonucu, yasakçıların “başörtüsü anayasal olarak yasaklandı” yaygarasıyla yasağı “anayasal teminat” altına almaları. Yasağa “yasallık” atfetmeleri…

Bu durumda, Başbakan’ın “değiştirilecek” dediği yeni ek-17’yi iptaliyle “başörtüsü özgürlüğü” uzun süre gündeme getirilmeyecek. Tamamen yasakçıların indî baskılarıyla dayatılan yasağın, bu kez “yasal yasak” terâneleriyle sürdürülmesine sebebiyet verdirecek…

Danıştay bunu bahane ederek, yeniden başörtüsünü yasaklayan “kararlar” alacak. AİHM’nin çarpıtılan mütalâası bir defa daha “başörtüsünün yasaklandığı” şeklinde yorumlanıp, serişte edilecek. Rektörler bunu mesnet yapıp “yasakçı tâlimatlar” çıkaracaklar…

Aslında, işin bu vartaya varacağı daha baştan belli idi. Yalnız Yeni Asya değil, öteden beri siyasî iktidarı destekleyen çevreler de bu konuda ciddî ikazlarda bulundular.

Yapılan anayasal değişikliklerin sonuçta bir işe yaramayacağını belirttiler. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatında “başörtüsünü yasaklayan” ve kadınların kılık ve kıyafetlerini düzenleyen hiçbir kanun olmadığı halde, “yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydıyla üniversitelerde kılık ve kıyafet serbesttir” ibâreli ek-17’yi Anayasa Mahkemesi’nin “gerekçesi”ne dayandırarak mevcut haliyle yasakta istimal edenlerin, “çene altı” benzerî eklemelerle kırılgan hale getirilen yeni ek-17’yi daha da pervâsızca “yasak”ta istismar edeceklerini ifâde ettiler.

Hatta bazıları, sapılan bu “çözümsüz çıkmaz”dan kurtulmak için cumhurbaşkanının anayasal değişiklikleri imzalamayıp derhal geri göndermesini önerdiler. Yasağı yasa ile çözme yanlışlığının varacağı tehlikeli vartayı ikaz ettiler.

“Bundan daha ‘vahim bir çözüm’ olamazdı” diyen Ali Bulaç’ın, “AK Parti ve MHP’nin teklifi çözüm değildir, sorunu daha karmaşık hale getirmek, ağırlaştırmaktır. Bu düzenleme ile fiili yasağa, yasal ve anayasal dayanak kazandırılıyor. Bazıları, ‘bize ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar’ şeklinde düşünüyor olabilir. Bence ‘yasağın kapsamının genişletilmesi ve üstelik yasağa anayasal bir nitelik kazandırılması’ ölümün kendisidir. Bu düzenleme gerçekleşirse bir daha sittin sene bu madde değişmeyecektir” uyarısı bunlardan biri… (Zaman. 27.1.2008)

* * *

Sormak lâzım; başörtüsü yasağını kaldırmak için “anayasal değişikliğe” ve “yeni yasa”ya gerek var mıydı? Hükûmet, ikazları dinlemeyerek neden bile bile bu çıkmaza saptı?

Diyelim ki, Başbakan İspanya’da “ısrarlı” sorular üzerine, “velev ki siyasal simge de olsa” diye başlayıp, ardından “bir cümlelik yasa değişikliği”nden dem vurdu. İktidar partisi karar kurulları, neden bunun neyi getirip neyi götüreceğini hesaplamadılar? Bu hususta yapılan uyarılara kulak asmadılar?

Gidişata bakıldığında Ahmet Hakan’ın, “tahterevalli”ye benzettiği bu tartışmada, “Meselâ, siz zannediyor musunuz ki memleketin ikiye bölünmüşlüğü nedeniyle Tayyip Erdoğan kaygılıdır... Hayır! Hayır! O, türban üzerinden haksız puan toplamaya devam ettiğinin farkında olduğu için acayip mutludur, bundan emin olabilirsiniz... Zavallı Baykal’a gelince... O da türban karşıtlığı üzerinden yüzde 20 bandına oturmaya razı olmanın rahatlığına bırakmış kendini...” tespiti, işin vahâmetini ele veriyor. (Hürriyet, 10.2.2008)

Ne var ki, gelinen noktada Baykal daha keyifli. Zira “laiklik hassasiyeti”ne dayanan ajite politikalarla CHP’yi “yüzde 20 bandına oturtma”yı sağlamakla birlikte, Erdoğan’ın son “dönüşü”nü, “Demek ki Başbakan da tereddütte” diye alaya alıp hükûmetin caymasını dahi kullanıyor.

Peki, tıpkı “27 Nisan e-muhtırası”, 376 çarpıtmasıyla cumhurbaşkanı seçimindeki kamplaşma ve kutuplaşma siyasî rantı misâli, üzerinden “haksız puan toplamaya devam ettiği” başörtüsüne yasağın daha da genişletilip azdırılması, Erdoğan’ı nasıl mutlu eder?

Siyasî rant hevesi, binlerce insanı mağdur eden temel bir inanç ve eğitim hakkı üzerinde “politik tahterevalli” oynamak olur mu?..

Yazık, çok yazık…

20.02.2008

E-Posta: cevher@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.02.2008) - “Kışın pek şiddetli hiddeti…”

  (18.02.2008) - Yine mi ric’at?

  (16.02.2008) - İsrail’le işbirliğinin “amacı”

  (14.02.2008) - İsrail’e “teşekkür”!

  (13.02.2008) - “Müteharrik-i bi’l gayr” politikalar…

  (12.02.2008) - Belirsizlik...

  (11.02.2008) - Tedbir gerek

  (09.02.2008) - Başörtüsü târifi “Diyanet’in kararı”nda…

  (08.02.2008) - Kundaklama

  (07.02.2008) - Neler oluyor?

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri