06 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Ahmet ÖZDEMİR

Kalem yazmak zorunda


A+ | A-

Dünya kalem ve kılıcın üstünde!

Kalem ve yazı…

Birbirinden ayrılmayan ikili, ya da biri birisiz düşünülemeyen iki unsur. İkisini bir yerde buluşturan ise mürekkeptir. Kalem yazmaya sebep, yazı kaleme sonuç.

Kalem, sahibine göre değerlenir; yazı kalem sahibine göre anlam kazanır.

Yemin her şey üzerine yapılmaz. Bir şey üzerine yemin ediliyorsa o, diğerlerinden çok değerli demektir. Kur’ân’da asra, zeytine, incire, kaleme yemin edilir.

Kur’ân-ı Kerim’de “Kalem” adında müstakil bir sûre vardır. İlk âyetinde kalem üzerine yemin edilir ve şöyle buyurulur:

“Nûn. Kalem ve ehl-i kalemin satırlara dizdikleri ve dizecekleri şeyler hakkı için” 1

Nûn harfi, Kur’ân-ı Kerim’de “huruf-u mukattaa” dediğimiz harflerden biridir. Sûrelerin başlarında yer alan mukattaa harfleri İlâhî birer şifredir, beşer fikri ona yetişemiyor. Anahtarı ancak Hz. Muhammed’dedir (asm).2

Nûn harfini bazı âlimler şekil itibariyle hokkaya benzeterek kalemle irtibat kurmaya çalışmışlardır. Bilindiği gibi ilk nazil olan sûrenin 4. âyetinde kaleme şöyle dikkat çekilmektedir:

“(Allah), kalemle yazmayı öğretendir.”3

Burada geçen her kelime çok mânâları ifade etmektedir: Kalem, yazmak ve öğretmek. Yazmak için kalem lâzımdır. Kalemle yazmak için bilmek gerektir. Bilen yazdığında güzel mânâları okursunuz. İnsan doğuştan her şeye cahil olduğundan bir bilene ihtiyacı vardır. O ise, ancak sınırsız ilim ve hikmet sahibi olan Cenâb-ı Allah’tır.

Yukarıdaki âyetin devamında yer alan “İnsana bilmediklerini öğretendir”4 âyetiyle bu konuya dikkat çekilmektedir.

Kalem yazmakla, çizmekle görevli! Vazifesi kâtibine göre büyüktür, ehemmiyetlidir.

Kur’ân-ı Kerim kalemle yazıldı. Kader çizgileri kalemle çizildi. Büyük vazifenin küçük hammalı!

Deryalar mürekkep olsa, kalem olmadıktan sonra neye yarar?

Esrarın muhtaç olduğu kale burcu gibi!

Kalem!..

“Âlimlerin kalemlerinden damlayan mürekkep…” bilginin, ilmin sırrını ifşa ediyor.

Ne güzel bir hizmet!

Kalem!..

Âlemler onunla şekillendi. Kitaplar onunla yazıldı. Kâtipler onunla yazdı. Hattatlar onunla hat çekti. Gazeteler, dergiler onunla hendeselendi.

Yıldızlar onunla ölçüldü. Hayat onunla sallandı ve hayat buldu.

İdam kararları kalemle yazıldı. Sonra kalem kırıldı, bir daha idam kararı yazmasın temennisiyle.

Harpler onunla kazanıldı. Başarıya kalemin kuvveti götürdü. Kalem güçlü ellerde kuvvet buldu.

Kalemi iyi tutan güzel yazdı. Güzel yazan güzeli düşündü. Güzeli düşünen güzel gördü. Güzel gören hayatından lezzet aldı.

Hava, su, toprak ve güneş gibi ihtiyaç duyuldu kaleme! Hayatın ayrılmaz bir parçası oldu adeta.

Kalem yazmakla görevli, kâtip onu yazdırmakla memur. Ondan dökülen mürekkep tercüman oldu düşündüklerimize.

Okunan her şey onunla yazıldı.

Cihad isteyen kaleme sarılsın. Çünkü maddî kılıçlar kınına sokuldu. Artık mânevî kılıçlar kullanılmaya başladı. Asırlar önce de öyle olmuştu. Kur’ân belâgatıyla meydan okumuştu. O zaman karşısına kimse çıkamamıştı. Kolay bir yol olan kalemle karşı koyamamışlardı. Canlarını ve mallarını tehlikeye atarak, kılıç yolunu seçmişlerdi. Kılıçları da ancak kendi dillerini ve ayaklarını kesmişti. Kur’ân karşısında gülünç duruma düştüler ve mağlûp oldular.

Kur’ân meydan okumaya devam ediyor, o gün bugündür. Kıyamete kadar da devam edecek. Çünkü o Allah’ın kıyamete kadar devam edecek en büyük mu'cizesidir.

Osmanlı Devletinde Kalemiye, ilmiye ve seyfiye gibi bir sınıf oldu. Oradan kalem erbâbı nice insanlar yetişti. Yazıları nakış nakış dokudular asırlarca. Ehl-i kalemin yazdıkları kıtalara yayıldı. Bazen ferman, bazen berat oldu. Arşivler onlarla doldu.

Kalem!..

Günümüzde “Kalem-i mahsus” veya “Özel kalem”, sırların saklandığı bir yer oldu.

Kalem yazmak zorunda!..

Açık ve gizli ne varsa…

Batılı tasvir etmeden…

Çünkü batılı tasvir sâfî zihinleri idlâl eder, bozar.

Dipnotlar:

1- Kalem Sûresi, 1.

2- Bediüzzaman Said Nursî, İşaratü’l-İ’caz, s. 61.

3- Alak Sûresi, 4.

4- Alak Sûresi, 5.

06.07.2009

E-Posta: ahmed@ahmedozdemir.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (29.06.2009) - Âdetleri ibadetlere çevirmek

  (22.06.2009) - Hayatımızda nelere daha çok önem veriyoruz?

  (18.06.2009) - Hava sayfasına vurulan tevhid damgası

  (01.06.2009) - Dünya hayatının trafik işaretleri

  (25.05.2009) - Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) bir şefkat peygamberidir

  (21.05.2009) - Zarûretler haramı helâl kılar mı?

  (16.05.2009) - Nurun kahramanlarından Ali İhsan Tola Ağabeyi yolcu ederken

  (13.05.2009) - Dünyaya nasıl bakılır?

  (04.05.2009) - Küresel ekonomik krize çareler

  (03.05.2009) - Müsbet İman hizmeti

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.