10 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Şaban DÖĞEN

Nasıl mutlu olmuştu?


A+ | A-

Sekizinci yüzyılın ilk yarısıydı. Horasan’ın Belh şehrinde İbrahim adında bir hükümdar yaşardı. Kendisini alabildiğine dünya zevkine kaptıran bu hükümdar gönlünce bir hayat sürer, dilediği her şeyi yapardı. Fakat yaptığı hareketlerin Allah’ın emirlerine aykırı olduğunu düşündükçe üzülür, kendini için için yerdi. Aslında o hayatın kendisini mutlu ettiği de söylenemezdi. Dünyanın bin bir türlü zevkini de tatsa, neticede hepsi boştu. Birgün Allah huzuruna çıkacak, “Ey İbrahim, sana saltanat ve bunca imkânlar verdiğim halde, benim için ne yaptın?” derse ne cevap verecekti? O bir yana, daha dünyadayken bile tattığı lezzetlerin acısını çekmeye başlamıştı. Çünkü lezzetlerin bitmesi, yahut onların gideceğini düşünmesi lezzetleri acılaştırmaya yetiyordu. Devamı olmayan lezzetin ne kıymeti olabilirdi?

Sonra iç dünyasını kemiren sıkıntı da ona bir türlü o lezzetlerin zevkini hissettirmiyordu. Saray, âdetâ bir zindan olmuştu. Aslında yaşadığı hayattan zevk alamayışının, doyamayışının tek sebebi Allah’ı hakkıyla tanımayışı, emirlerini tutmayışıydı. Onu tanımayınca saraylar bile zindan oluyordu. Birgün pencereden bakıyordu. Kapının önünde bir dilenci gözüne ilişti. Hareketleri dikkatini çekti. Ne yapıyordu dilenci? Torbasından bir kuru ekmek çıkarıyor, sonra da ıslatıp tuza banarak yiyordu. Peşinden kana kana su içiyor, Rabbine şükrediyor ve bir köşeye çekilip uykuya dalıyordu. Hükümdar hemen adamlarından birini çağırdı. Dilenciyi göstererek, “Şu adamı gözetle bakalım, uyandıktan sonra ne yapacak? Sonra da al benim yanıma getir” dedi. Yoksul adam bir müddet sonra uyandı, “Allah’ım! Sana sonsuz şükürler olsun” diye şükredip yola çıktı. Hükümdarın adamı hemen o yoksulu tutup hükümdara götürdü.

“Uyanır uyanmaz Allah’a şükredip yola çıktı Sultanım. Aldım, yanınıza getirdim.”

Hükümdar fakire döndü:

“Ey fakir!” dedi. “Gördüm ki kuru ekmeğini iştahla yedin. Karnın doydu değil mi?”

“Evet!” dedi fakir.

“Sonra da suyunu içtin...”

“Evet...”

“Üzüntüsüz bir uykuya dalıp dinlendin.”

“Evet...”

Bu cevaplar hükümdarı düşündürmeye yetmişti. “Adama bak!” diyordu. “Bir kuru ekmekle sultanlar gibi yaşıyor. Ne gamı var, ne kederi!” Ama ben alabildiğine refah içinde yaşıyorum, fakat tatmin olamıyorum, bir türlü rahatı bulamıyorum. Böylesine huzursuz bir dünyada daha ne zamana kadar yaşayabilirim? Halbuki şu fakir kuru bir ekmeği suyla ıslatıp tuzla yemekten mutlu oluyor. Sonra da Rabbine şükrediyor. Demek ki, o bu lezzeti Allah’ı tanımaktan, O’na şükretmekten alıyor. Anlaşılan üzüntüsüz bir hayat ancak böyle mümkün. Allah’ı tanımayınca saraylar zindana dönerken, O’nu tanıyınca zindanlar saray oluyor. Kuru ekmek bile börek lezzeti veriyor!”

Bu hâdise ve düşünceler, hükümdar İbrahim’in hayatını değiştirdi. Kendini Allah yoluna verdi. Allah’ı tanımanın, O’na şükretmenin zevkine ermeye başladı. Bu yolda o kadar ilerledi ki, meşhûr evliyâlar arasına girdi, İbrahim Edhem adıyla şöhret buldu.

10.07.2009

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (09.07.2009) - Ruh ve hayat kazandıran hakikat

  (08.07.2009) - Azmin elinden kurtuluş yok

  (07.07.2009) - Hamle çalışmalarında yeni bir adım

  (05.07.2009) - Helâl - haram duygusu hükmedince

  (04.07.2009) - Hiçbir hizmeti küçük görme

  (03.07.2009) - Dersin en güzeli ve en güçlüsü fiillerimizle anlattıklarımızdır

  (02.07.2009) - Cevherin kıymetini sarraf olan anlar

  (01.07.2009) - Üstad, talebelerinden ne isterdi?

  (30.06.2009) - Kâinat kitabını okurken

  (29.06.2009) - Herşeyin bir vakt-i merhunu var

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.