26 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Yasemin GÜLEÇYÜZ

Kozmik detoks mu dediniz?


A+ | A-

BİRKAÇ ay önce daha bahar mevsimi henüz teşrif etmemişken dostlar meclisinde arkadaşlarla canlı bir sohbet ortamındayız. Konu detoks! Hani şu lügatımıza yeni giren kelime. Toksinlerden yani vücut içindeki zararlı maddelerden arınma işlemi. Atalarımızın tabiriyle perhiz, riyazet.

Kimisi bir yazarın yeni çıkan kitabından bahsediyor, kimisi başladığı detoks kürü maceralarını anlatıyor. Biri yeni gittiği bir uzmanın uyguladığı kozmik detokstan bahsediyor… O da ne ola derken sohbet uzayıp gidiyor.

Çeşit çeşit uygulamalar! Detoksun son günü fenalaşıp ölümün eşiğinden dönen bile var! İşi ticarete vurup, halkın sağlığı ile oynamaya kadar getirecekler diye konuşurken arkadaşlardan nüktedan olanı hepimizi güldüren, hem de hak verip düşündüren şu sözleri sarf ediyor:

“Yemişim detoksunu! Ne olduğu belirsiz insanlara kucak dolusu para vereceğime giderim haccıma, umreme. Hem içim temizlenir, hem dışım!”

Düz yolu yok mu?

HANİ meşhur fıkra. Deveye sormuşlar: İnişi mi, yokuşu mu seversin? Cevap vermiş ya “Bunun düz yolu yok mu?” diye o hesap.

Bu tarz meselelere bakış açımız ne olmalı?

Tamamen teslim mi olmalıyız?

Yoksa hepsini kendi dünyamızda çöp sepetine mi göndermeliyiz?

Bir orta yol yok mu?

Orta yolu varsa bu yöntemleri nasıl bir akıl süzgecinden eleyip hayatımıza aktarmalıyız?

Bizim Aile dergisinin Ağustos sayısını hazırlarken bu soruların cevaplarını bulmaya gayret ettik. Takdir edersiniz ki konu çok geniş. Yapabildiğimiz ise ummandan katre sunmaya çalışmak…

Bakalım Ağustos sayımızı okuyunca nasıl bulacaksınız?

Sefih medeniyetin sihirli teknikleri!

YAŞAMAK ve ölmek tarih boyunca çoğu insanın paniklemesine yol açan en büyük korkularından olmuş. Dünyada sonsuza dek kalabilmek, ama genç ve güzel… Ölümsüzlük iksiri, ab-ı hayat… gibi dermanlar efsanelerde, destanlarda çözüm olarak sunulmuş.

Asrımız da insanoğlunun bu temel korkusundan kurtulmuş değil.

“Antiaging” adı altında yaşlanmayı engelleyici ve önleyici o kadar çok formüller, yöntemler sunuluyor ki medyada şaşırıp kalıyorsunuz. Kremler, iğneler, estetik ameliyat yöntemleri, botokslar, detokslar, yogadan, reiki’ye uzanan her gün bir yeni tekniğin revaç gördüğü Uzak Doğu menşeli değişik sporlar, step, plates gibi Amerika çıkışlı egzersizler, değişik hareketleri yapmanızı sağlayan spor aletleri, çaylar, macunlar…

(Kimi hücre yenileyici cilt bakım ürünlerinde hayvan ve insan ceninleri kullanıldığı bile medyada yer aldı hatırlayacaksınız.)

Liste uzayıp gidiyor…

Bütün bu ürünler arkasına medyanın güçlü reklâm sektörünü de alınca türlü resim ve sloganlarla beyin yıkama operasyonu gerçekleştirilmeye çalışılıyor.

İyi de kim kaldı ki geride, biz kalacağız? Cilt tazelenip, hücreler yenilense bile ölüme çare var mı?

Üç aylar: Arınma mevsimi!

ASLINDA dosyayı hazırlarken bir kez daha gördük ki Kur'ân ve Sünnet ölçüleri çerçevesinde sağlıklı bir hayat hem dünya, hem ölüm ötesi hayatta mutluluk sağlamakta! Kaynağını Kur'ân ve Sünnetten alan on dört asırlık bir birikim kitaplarda okunmayı ve hayata geçirilmeyi bekliyor.

Evet yılların cildimizde, kemiklerimizde, saçlarımızda, duygularımızdaki etkilerini “Tıbbî Nebevi” ölçüleriyle, fiilî kavli duâ hükmüne geçen tavrımızla, en aza indirip, varsa eğer ömrümüz sağlıklı bir yaşlılık ve hüsn-ü hatime mümkün.

Zaten içinde bulunduğumuz mukaddes üç aylar maddî ve manevî temizlik için çok önemli fırsatlar sunmakta bizlere. Üç ayların içinde parıldayan mübarek geceler kaçırılmaz fırsatlar olarak ikram edilmekte her sene! Karşılayacağımız Ramazan ayındaki oruç ibadeti ise maddî manevî bütün hastalıklarımız için başlı başına bir reçete hükmünde!

Üç aylar maddî ve manevî arınma, saflaşma, temizlenme mevsimi! Zaman su misali akıp gidiyor üç ayların yarısını geçirdik bile!

Kalan zamanınsa kıymetini bilelim.

Bir dahakine erişebileceğimiz ne malûm!

26.07.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.07.2009) - Soğuk, yüzeysel ve duygusuz…

  (12.07.2009) - Rabbim dilimdeki düğümü çöz!

  (05.07.2009) - Reklâmları takip ederken…

  (28.06.2009) - Kadınlar tesettürü yeniden keşfederken!

  (21.06.2009) - Tatil manzaraları

  (14.06.2009) - Filistin ve Naomi

  (07.06.2009) - ABD’nin tesettür açılımı!

  (31.05.2009) - Modada yeni bir dönem: Başörtüsünün dönüşü

  (24.05.2009) - Batılı kadınların dönüşümü!

  (17.05.2009) - Terhisât var!

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.