07 Şubat 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Suna DURMAZ

Dubai’nin şöhreti kirleniyor


A+ | A-

1971 yılında İngilizlerin Basra Körfezinden çekilmesi üzerine kurulan Birleşik Arap Emirlikleri; Abu Dabi, Dubai, Ajman, Fuceyrah, Ra’s el- Hayme, Şarcah ve Um el-Kayveyn’den oluşuyor. Bu emirliklerin içinde en meşhur olanı “Serbest Pazar” ekonomisini benimseyen Dubai’dir.

Dubai 1979 yılında kurmuş olduğu “Cebel el-Ali” serbest pazar bölgesi ile yabancı şirketlerin ilgisini çekmeye başladı. Kuveyt’in 1990 yılında Körfez Savaşına sahne olması ve Bahreyn’deki Sünnî-Şiî gerilimi Dubai’nin Körfezin malî başşehri olmasına ortam hazırladı. Son yirmi yılda ticaret ve turizm alanında büyük bir gelişime imza atan Dubai, dünyanın en büyük alış veriş merkezi olan “Dubai Mall,” dünyanın en pahalı oteli sayılan “Burc-el-Arab,” deniz üzerine kurduğu hurma ağacı şeklindeki sun’î ada “Palm İsland” ve son olarak 800 metre boyundaki dünyanın en yüksek gökdeleni “Burc el-Halife” ile milyonlarca turist çekmeyi başardı.

Finans açısından dünya sıralamasında 37. olan Dubai, turizm açısından da dünyanın 8. en çok ziyaret edilen şehri ünvanını elde etmiş bulunuyor. Bu bağlamda, yabancı yolcu taşıma bakımından dünyanın 6. en işlek hava limanına sahip ve 2015 yılında 15 milyon turist çekmeyi planlıyor.

Finans ve turizm açısından en meşhur Arap şehri olan Dubai, bu vasfıyla Batılılıların ziyaretgâhı oluyor. Ne var ki, Batılı ülke pasaportlarını taşıyanlara vize kolaylığı sağlayan Dubai, bilmeden kirli işler peşinde olanlara da uygun zemin hazırlamış oluyor. Böylece dünyaca meşhur olan ismi lekeleniyor. Son yıllarda Dubai’de yapılan cinayetler bunun bâriz örneğidir.

Çeçen lider Sulim Yamadayev suikastı ve Lübnanlı meşhur şarkıcı Suzan Temimi’nin korkunç şekilde öldürülmesi gibi cinayetlerin meydana geldiği Dubai, son olarak Hamas’a bağlı İzzeddin Kassam Tugaylarının kurucusu olan 50 yaşındaki 4 çocuk babası Mahmud el-Mabhuh suikastine sahne oldu.

Bu cinayetlerden en önemlisi, “el-Bustan Rotana Hotel”de Mahmud el- Mabhuh’a düzenlenen suikasttır. El-Mabhuh, Avi Sasportas ve İlan Sadon adlı iki İsrail askerinin 1989 yılında kaçırılıp öldürülmesinden sorumlu tutulduğundan Mossad’ın suikast listesinde bulunuyordu. Ayrıca, Mısır ve Ürdün istihbaratı da Mahmud el-Mabhuh’dan rahatsızdı. Bu yüzden, el-Mabhuh cinayetinin uluslar arası boyutu bulunmaktadır.

Mahmud el-Mabhuh’u Mossad mı öldürdü?

İngiliz Sunday Times gazetesinin ortaya atttığı iddiaya göre, el-Mabhuh Hamas’a İran’dan silâh almak için sahte pasaportla Şam’dan Dubai’ye gelmiş. El- Mabhuh’un odasına giren katiller kendisine zehirli iğne vurup öldürdükten sonra çantasındaki evrakların fotoğraflarını çekmişler; sonra da kapıya “ Rahatsız etmeyin!” levhası asıp kaçmışlar.

Dubai Polis Müdürü Dahi Kalfan’ın yaptığı açıklamaya göre ise suikast olayı şöyle gelişmiş:

Hamas, Mahmud el-Mabhuh’un gelişinden Dubaili yetkilileri haberdar etmemiş. Bilinmeyen bir sebeple yanında koruması olmadan 18 Ocak’ta Şam’dan uçağa binen el-Mabhuh, uçağa bindiği andan itibaren şüpheli kişiler tarafından takip edilmiş. Dubai’ye varınca, el-Bustan Rotana Hotel’de balkonsuz bir oda kiralamış; iki saat kaldıktan sonra otelden ayrılmış. Akşam odasına geri dönen el-Mabhuh, katillere kapıyı kendi açmış ve suikaste uğramış.

Kaldığı odanın kapısı üzerinde “Rahatsız etmeyin!” levhası asılı olduğundan, el-Mabhuh’un cesedi iki gün sonra bulunmuş. Cesedi muayene eden doktor kalp krizi teşhisi koymuş. Ancak, Fransa’ya gönderilen kan tahlillerinden Mahmud el-Mabhuh’un zehirlendiği anlaşılmış.

Yine Dahi Kalfan’ın açıklamalarına göre, el-Mabhuh suikastı konusunda, Dubai polisi Avrupa pasaportu taşıyan yedi kişiden şüpheleniyor. Bu şahıslardan dördünün uyruğu belirlenmiş; geri kalan üç kişi üzerinde araştırma yapılıyor. Bu kişilerin Mossad ajanı olma ihtimali kuvvetli olmakla beraber, daha başka teşkilâtlarla bağlantılarının olabileceği üzerinde de duruluyormuş.

Mossad tarihi Batılı ülke pasaportlarını kullanarak yapmış olduğu suikastlerle doludur. Bu noktadan bakıldığında, Mahmud el-Mabhuh’un Avrupa pasaportu taşıyan Mossad ajanları tarafından öldürülme ihtimali oldukça yüksek.

Meselâ El Fetih’e bağlı “Kara Eylül” militanlarının 1972 Münih Olimpiyatlarını basarak 11 İsrailli sporcuyu kaçırıp bunlardan 9’unu öldürmeleri üzerine, zamanın İsrail Başbakanı Golda Meir olaya adı karışan militanların öldürülmesi emrini vermişti. Bunun üzerine, Mossad bir suikast listesi hazırlayarak militanların ikamet ettikleri ülkeleri tesbit etmiş; sonra da bu ülkelere sızarak militanları teker teker öldürmüştü. Fransa, Norveç, Malta, Tunus, Lübnan ve Kıbrıs bu ülkelerden birkaçıdır.

Fetihli Ali Hassan Selâme de Münih Olimpiyatları baskınına adı karışan miltanlardandı.

Mossad Hassan Selâme’nin Beyrut’ta olduğunu tesbit etmiş, suikast işi için İngiliz Erika Chambers’ı görevlendirmişti.

Lübnanlı yetkililere, Filistinli mültecilere yardım maksadıyla Beyrut’a geldiğini söyleyen Erika Chambers, mültecilere yardım konusunda Hassan Selâme ile görüşerek güvenini sağlamış. Sonra bir yolunu bularak Selâme’nin arabasına uzaktan kumandalı bomba yerleştirmiş. Selâme’nin arabasına bindiğini görünce bombayı patlatmış. 22.1.1979’da gerçekleştirilen bu suikast olayında, Hassan Selâme ve 4 korumasının yanı sıra, yoldan geçen dört kişi daha ölmüştü.

Bu suikast olayından ders çıkarılması lâzım. Gördüğümüz sarı saçlı mavi gözlü her Batılı masum turist olmayıp, karanlık işler peşinde olan bir ajan olabiliyor.

07.02.2010

E-Posta: durmazsuna@yahoo.com-durmaz36@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (31.01.2010) - Çölde kışın adı, bahar

  (24.01.2010) - Kışı özlüyorum

  (17.01.2010) - Vladimir Jabotinsky’nin Demir Duvar’ı

  (13.12.2009) - Petrol, Kuveyt’i şişmanlatıyor!

  (22.11.2009) - Bir milet, iki devlet

  (14.11.2009) - Kudüs’teki Osmanlı eserlerine sahip çıkın!

  (27.09.2009) - Ramazan’da Kur’ân-ı Kerim hakkında görülen bir rüya

  (20.09.2009) - Kuveyt’te bir Kadir Gecesi ve Emir’in bayram hediyesi

  (13.09.2009) - Uhuvvet ayı Ramazan

  (30.08.2009) - Araplar: “Bediüzzaman’ın müsbet iman hareketi örnek alınmalı”

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl