05 Mayıs 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Terör soruları


A+ | A-

Başbakanın ara ara belli kesimlerle yaptığı toplantılar sayılmazsa, demokratik açılımın artık neredeyse konuşulmaz hale geldiği bir ortamda terör olaylarının ve şehit haberlerinin tırmanışa geçmesi kaygı verici.

Ama bu tırmanışın, “Nisan-Mayıs aylarında terörde bir artış bekliyorduk” diyen Genelkurmay Başkanı için sürpriz olmadığı anlaşılıyor.

Haftalar öncesinden itibaren “Baharla birlikte operasyonlar hızlanacak ve gündem teröre kayacak” demeye başlayan BDP’liler için de öyle.

Bunun anlamı, onyıllardır Türkiye’nin iliğini kurutan terör fâsit dairesine yine dönüleceği mi?

İnşaallah öyle olmaz. Ama olmaması, olayın şimdiye kadar hep geçiştirilen, ancak Ergenekon süreciyle birlikte kısmen de olsa kapağı aralanmaya başlanır gibi olan derin ve karanlık yapılanmaların deşifre edilip çökertilmesine bağlı.

Taksim’deki 1 Mayıs tablosunu “çetelerle mücadeledeki başarının eseri” olarak yorumlayan Başbakanın beyanı Tunceli, Lice, Hakkâri, Giresun, Reşadiye gibi terörün vurduğu yerlerde de geçerli olmalı ki, kısır döngü kırılabilsin.

Ve bunun için, terör olayının şimdiye kadar pek sorgulanmayan cihetleri de tartışılmalı.

Başbuğ, Tunceli baskını için yapılan Dağlıca- Aktütün benzetmelerini ve gündeme getirilen soruları “hainlik” olarak niteleyip, “elde hiçbir bilgi yokken” TSK’nın suçlanmasına isyan ediyor.

Ama Genelkurmay’ın “bilgilendirme” noktasındaki boşluk ve noksanlarına hiç değinmiyor.

Siz, bilhassa kamuoyunda haklı bir infial uyandıran “şehadet” olayları için halkı doğru dürüst bilgilendirmez; dahası Dağlıca ve Aktütün baskınları için yaptığınız gibi, “Hata ve eksiğimiz varsa elbette kendi içimizde değerlendiririz, ama sonuçları kamuoyu ile paylaşmak zorunda değiliz” tavrını sürdürür ve daha da ötesinde, “Aktütün’ü araştırdık, hiçbir kusur tesbit edemedik” açıklamaları yaparsanız, inandırıcılıktan her geçen gün daha fazla uzaklaşırsınız.

Bu gibi tavırlar, gerçeği arama amaçlı sorgulamaları daha da arttırır ve “Lânetliyorum, ihanettir” ithamlarıyla bunun önüne geçemezsiniz.

Genelkurmay Başkanı diyor ki: “Binden fazla karakol ve birliğimiz var. Bunlar her halükârda kendi kendine yeterli olmak durumundadır...”

Dağlıca ve Aktütün baskınlarıyla gündeme gelen “çok önceden kaçakçılara geçit vermeme mantığıyla inşa edilmiş, ama hem konumlandıkları yerler, hem de bina özellikleri itibarıyla terörle mücadeleye uygun olmayan karakolların yenilenmesi gereği” Başbuğ’un bu sözüyle ne ölçüde örtüşüyor? O şartlarda nasıl yeterli olabilirler?

Yine Başbuğ’un “Tunceli’deki çatışmada teröristlere de zayiat verdirildi. Aksini düşünmek söz konusu değil. Ancak yapılan aramada herhangi bir terörist bulunamadı” sözleri, benzer durumlarda hep yaşanagelen bir tuhaflığın orada da bir kez daha tekrarlandığını ifade ediyor.

Ve komutandan tartışılacak bir söz daha:

“Hangi orduda tugayının başında 20 gün, 30 gün harekâta katılan bir general var? Gösterin.”

Buna karşı söylenecek sözlerden biri, herhalde şu olur: “Peki, hangi orduda, baskına uğrayıp çok sayıda şehit veren bir karakolda, bunlar hiç yaşanmamış gibi yılbaşı kutlamaları tertiplenir?”

Bu iddia da, “Baskın sırasında komutanı köy düğünündeydi” denilen Dağlıca için ortaya atıldı ve izleyebildiğimiz kadarıyla yalanlanmadı...

Bunların yanı sıra, düzeltilmesi gereken daha birçok şey var. Ve düzeltmenin yolu, tekrar ediyoruz, lânetlemeli ihanet suçlamalarından değil, samimî bir özeleştiriden ve her türlü tenkidi istifade edilecek uyarılar olarak görüp gereğine uygun davranan sağduyulu bir tavırdan geçiyor.

* Anayasa paketinin AKP açısından en kilit maddesi olan “parti kapatmayı zorlaştıran düzenleme”nin ikinci turda 330 oyu bulamaması, sürprizlere açık sürecin ilk sürprizi oldu. Bir cihette tezkere şokuna benzeyen bu sonucun neler getireceğini hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

05.05.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (04.05.2010) - 1 Mayıs ve şehitler

  (02.05.2010) - Beş vakit

  (25.04.2010) - Asıl müjde

  (24.04.2010) - Paketle uğraşırken

  (23.04.2010) - 90 yıl sonra

  (22.04.2010) - Hayra alâmet değil

  (21.04.2010) - Baykal Said Nursî’yi okumalı

  (20.04.2010) - İki konuşma

  (18.04.2010) - Müjdelerin tahakkuku

  (17.04.2010) - Paket soruları

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Yeni Asya Gazetesi - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat-Promosyon - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım