"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennetin keyfiyetli hayvanları

Abdullah ŞAHİN
31 Temmuz 2021, Cumartesi
De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’ âm 6/162)

Üstad Bediüzzaman varlık âleminin ezelden ebede gidişatını, birincisi Cennete, ikincisi ise Cehenneme, iki büyük nehir halinde akan, “iki seyl-i azam” olduğunu ifade edip, bu seyl-i şuunatı, “Hem ebede karşı cereyan eden ve dalgalanan mevcudat-ı seyyâlenin iki havuzudur. Havuzun yeri ise, seylin durduğu ve tecemmu ettiği yerdedir. Yani, habîsâtı ve müzahrefâtı esfelde, tayyibâtı ve sâfiyâtı âlâdadır.” (Birinci Mektup) sözleriyle özetler.

Her insan, bu iki azim nehre ömrünün saniyeleri ve yılları boyunca su taşıyarak (kişinin hayır ve şer bütün amaline işarettir) neticede iki büyük havuzu doldurmaya gayret eder. Burada kaybolan ne bir saniye, ne bir görüntü ve ne de bir emek vardır. Nehre taşınan suyun mahiyeti ise zaman ve mekâna göre keyfiyeten farklılık arz edip, bazen iksir-i Cennet, bazen de zakkum-u Cehennem haline tebdil edip; mahiyetine göre sahibini elmas ve kömüre kalbeder.

Risale-i Nurlar’da bayram hakikati ve onda yaşanan yüksek hissiyat ve kesilen kurbanın buraklık manası şöylece izah edilir: Hâlık-ı Rahîm ve Rezzak-ı Kerîm ve Sâni’-i Hakîm; şu dünyayı, âlem-i ervah ve ruhaniyat için bir bayram, bir şehrâyin suretinde yapıp bütün esmasının garaib-i nukuşuyla süslendirip küçük büyük, ulvî süflî her bir ruha, ona münasip ve o bayramdaki ayrı ayrı hesapsız mehasin ve in’amattan istifade etmeye muvafık ve havas ile mücehhez bir ceset giydirir, bir vücud-u cismanî verir, bir defa o temaşagâha gönderir.” (On Yedinci Söz) 

Bu hakikatlere bakıldığında bayram olmayan an ve günümüz yok, yeter ki onun idrakinde olalım. Aslında bu iki nehir ve havuza akıtılan mevadd-ı hayriye ve şerriyeye göre kişinin akibetinin şekilleneceği ve sahibine ya Cennet bahçeleri, ya da Cehennem zakkumları halinde sunulup takdim edileceği ayrı bir gerçek.

Bu manada, her Kurban Bayramında Cennetlik hayvanları, bir kere daha, tahattur eyleriz. 

Keyfiyeten Cennetin dünyadan giden mübarek hayvanlarının:

Salih aleyhisselâmın devesi, İbrahim aleyhisselâmın danası, İsmail aleyhisselâmın koçu, Musa aleyhisselâmın sığırı, Yunus aleyhisselâmın Yunus ismi verilen balığı, Üzeyr aleyhisselâmın merkebi, Süleyman aleyhisselâmın karıncası, Belkıs’a gönderilen hüdhüd, Ashab-ı Kehf’in Kıtmir isimli köpeği ve Hz. Muhammed’in (asm) devesi olduğu nakledilir.

Cennetin bütün şahşahasıyla ve Cehennemin de bütün dehşetiyle, keyfiyeten, kişinin yaşadığı dünya manzaralarıyla şekilleneceği göz önüne alındığında, diğer hayvanatın da yok olmayıp bu ebedî manzaralar içinde yer alacağını söylemekte bir beis yoktur.

Sahibine, sıratı salimen geçirmek, belki de beş yüz senelik bir Cennette buraklık vazifesi yapmak için ihsan edilen dünyada kurban ettiğimiz hayvanlar Cennet manzaralarının bir parçası olurken; kendisine verilen helâl rızıklarla yetinmeyip, masum ceylanın yavrusunu parçalayan vahşi aslan ve canavarlar da Cehennem manzaraları içinde yerlerini alacaklardır.

Rabbimiz fazlından, daha önce Kâinatın Efendisi (asm) için tahsis ettiği en hızlı binek olan burakı, hız cihetinden cesetlerin ruha tabi olduğu, Cennet ülkesinde rızasını tahsil eden kullarına da ikram ve tahsis etmek istiyor. Elbette akıllara sığışmayan büyüklük ve güzellikteki böyle bir ebed ülkesinde, seyr-ü seyahat için böyle mahiyetli bineklere ihtiyaç olacaktır.

Temsilde hata olmasın, Anadolu’da binek olarak kullanılan at, yeminin ve suyunun verilmesi nispetinde sahibine hizmet etmesi gibi, Allah için kestiğimiz kurbanların da, kurbanlarımızı rıza-yı İlâhiye uygun kesip sarfetmemiz oranında buraklık keyfiyetinde bulunacakları aşikârdır.

Okunma Sayısı: 738
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Şahin

    1.8.2021 06:10:54

    Orhan Ali Kardeş, bu yangın musibetinin ruh ve kalpleri dağladığı böyle bir anda, tevafuken mevzuyu tamamlayan tam yerinde bir izah olmuş.Allah razı olsun, inşallah çaresizce itlaf olan bu mübarek hayvanlar sahiplerinin fani mallarının bakiye tebdiline vesile olurken; kendileride çektikleri bu ızdarap ve itlaf bedeline ,her şeyiyle canlı ve hayattar olan, Cennet manzaralarının güzel bir parçası olarak mükafatlandırılacaklardır inşallah Duâ ve niyazımız budur.

  • Orhan Ali YILMAZ

    31.7.2021 09:56:02

    Elinize sağlık gayretli kardeşim, gayet hoş, Ders-i Risale-i Müzâkere tadında hoş bir yazı olmuş... Ben de, şu malûm, devam eden, müessif, pek çok yangınlar münasebetiyle, bize de, belki bir nebze teselli olabilmesi noktasında, itmâm-ı mânâ için şunu -izninizle- talîk edeyim de mevzunuz noksan kalmasın.. "Öyle de sâir zîruh ve hayvanâtın dahi kendilerine mahsus vazife-i fıtriye-i Rabbâniyelerinde ve evâmir-i Sübhâniyenin itaâtlerinde telef olan ve şiddetli meşakkat çeken zîruhların, onlara göre bir çeşit mükâfât-ı rûhaniye ve onların istidatlarına göre bir nevi ücret-i mâneviye, o tükenmez hazine-i rahmetinde baîd değil ki bulunmasın.. Dünyadan gitmelerinden pek çok incinmesinler; belki memnun olsunlar... لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Sözler, 17. Söz

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı