"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasette safını seçip netleştirmek

Ahmet BATTAL
05 Haziran 2021, Cumartesi
Dünkü yazımızı Bediüzzaman’ın “dindar” ve hatta “İslâm kahramanı” dediği Merhum Menderes ve ekibi hakkındaki şu cümlelerle bitirdik:

“Menderes istibdada demokrasi adına ve devrimlere ve bid’alara da din adına karşı durmuş bir demokrasi ve İslâm kahramanıdır. Ferdî ibadetin kalesi olan toplumsal dinî motiflere (şeaire) ise açıkça taraftar olmuş ve böylece ibadetle adaleti birlikte talep etmiştir. İşte bu sebeple hakikî hukuka değer veren bizler de devlet yöneticisinin ve siyasetçinin ‘şahsî dindarlığı’ndan önce kamusal adalet idealine ne ölçüde yakın olduğuna bakmalıyız.” 

Bugün bu “safını belli etme” konusuna başka bir yönden daha bakalım: Samimî ve hizmetkârca siyaset kaypaklık değil netlik ister. 

Bilhassa demokrat siyasetçi, tercih gerektiren temel meselelerde safını belli edecek ve tercihini net ifade edecek ki önceki sözleri sonradan ayağına dolaşmasın. 

Ya da kendi kafası net olacak ki milletin kafasını karıştırmasın. 

Bazı örnek tercihler: 

1. Hem saltanatçı hem cumhuriyetçi olunmaz. 

Mazi hayranı ve saltanat meraklısı bir siyasî, “ben cumhuriyetçiyim” dese de önemi olmaz. Ya kendisini kandırıyordur ya da başkalarını kandırmaya çalışıyordur. Kanmayız.

2. Hür dünya ile ve küresel demokrat cephe ile entegrasyona ve bu kapsamda AB’ye üyelik idealine taraftar olunmadan demokrat olunamaz. 

3. M. Kemal taraftarlığı ve karşıtlığı netleştirilmeden siyaset yapılamaz. 

4. Demokrat devrimci olamaz. Kemalist ya da inkılâpçı da olamaz. 

Demokratlar inkılâpçılarla ve Kemalistlerle siyaseten dost olamaz. Zira bu iki akım birbirine neredeyse tamamen zıttır ve demokratlar “millet için ve milletle beraber” derken inkılâpçılar “halk için, halka rağmen” derler. 

5. Demokratlar, “millete tâbiiyyet”in bir neticesi olarak milletin ahlâkî ve dinî değerleri ile barışıktır. İnkılâpçılar ise ilericiliklerinin gereği olarak “dinden uzaklaşma” ve en azından “dinde reform” taraftarıdır. 

Bu sebeple demokratlar her konuda olduğu gibi dinî yaşayış ve sivil din hizmetleri konusunda da hürriyetçidir ve toplumsal dinî motifleri (şeairi) muhafazayı millet için şerefli bir din hizmeti bilir. İnkılâpçılar ve Kemalistler ise İslâm cemiyetini kendi kafalarındaki “çağdaş toplum”a dönüştürebilmek için dini de kullanır ve dönüştürür.  

6. Demokratlar dine hürmet eder ve dini siyasete alet etmez. Antidemokratlar ise dine hizmet iddiasında da olsalar bunu aslında iktidarlarını pekiştirmek için yapmaya niyetlidir. 

Üstelik antidemokratlar dindar da görünseler antidemokrattırlar. Dini devletin tekeline almaya kalkışan her siyasetçi bir nevi inkılâpçıdır. Bunlar kendisine benzeyen başka inkılâpçılarla kavgalı görünseler de bu aslında ikizler kavgası ve hatta bir danışıklı dövüştür. 

Bugün siyaset karmakarışık. Demokratlar ve antidemokratlar her partiye dağılmış durumdalar. Kavga başka düzlemde ve üstelik sabunlu zeminlerde cereyan ediyor. 

Bugün sivil alanı reddeden dindar kılıklı antidemokratik AKMHP ile mazisindeki boyunduruğa rağmen demokrasiye ısınmaya çalıştığı izlenimini veren ve bu uğurda ciddî iç çatışmalar yaşayan CHP arasında yaşanan kavga da aslında böyle bir kavgadır. 

Demokrat olanlar kazansın.

Okunma Sayısı: 1635
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    5.6.2021 17:37:46

    Antidemokratlar ise dine hizmet iddiasında da olsalar bunu aslında iktidarlarını pekiştirmek için yapmaya NİYETLİDİR!

  • Ali

    5.6.2021 14:43:49

    Demokrasi, özgürlük, hak, hukuk, ehliyet, liyakat gibi değerler ve ideallerin siyasal ve toplumsal düzlemde gerçek karşılıklar bulmasına yönelik mutlu fikirler, birilerine veya birtakım süreçlere havale/ihale yoluyla asla gerçek karşılıklar bulmaz. Birileri gelsin, bizi iyi yönde değiştirsin ve tüm eksikliklerimizi gidersin diye düşünmekle de hemen hiçbir şey olması istenen şekilde olmaz. Mutlu fikrimizin konusu olan şeyler, sürekli çaba sarf ederek, uğruna bedel ödeyerek gerçekleşecek değerler ve ideallerdir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı