Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, yaptığı toplantıda, psikoloji ve psikiyatri alanında uzman akademisyenleri dinledi.
Küçük yaşlarda başlayan akran zorbalığı, ilerleyen yaşlarda da kendini gösteriyor. Uzman isim Prof. Dr. Oğuz Polat, akran zorbalığıyla karşı karşıya kalan çocukların kaygı, depresyon, öz güven kaybı, eğitim ortamından uzaklaşma, eğitim hayatında başarısızlık riskinin arttığını söyledi. Bu risklerin artışıyla birlikte çocuklarda şiddeti normalleştirme, kurallara karşı gelme ve ilerleyen dönemlerde de suça sürüklenme olasılığının yükseldiği görülüyor. Çocukların suça sürüklenmesinde ve toplumsal dışlanmaya maruz kalması sonucunda “okul dışı kalma” önemli bir nokta olurken, bunun engellenmesi için de “zorunlu ve kesintisiz” eğitim takibinin yapılması işaret ediliyor.
Okula karşı ilgi azalıyor
Sunumda, akran zorbalığı üzerine yapılan araştırmaya da yer verildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bir büyükşehirde akran zorbalığına yönelik 14-18 yaş aralığındaki 478 öğrenci ile yapılan araştırmada, katılan öğrencilerin yaklaşık 3’te 1’inin akran zorbalığına maruz kaldığı ve kendini “mağdur” olarak tanımladığı görüldü. Her 6 öğrenciden 1’inin zaman zaman zorba davranışlar gösterdiği, yüzde 11’lik bir kesimin ise hem zorbalığa maruz kaldığı hem de zorbalık yaptığı ifade edildi. Toplumsal cinsiyet algıları ve kültürel değerler akran zorbalığını biçimlendiren ve meşrulaştırılmasında belirleyici ve önemli unsurlar olarak değerlendirildi. Yapılan araştırmada zorbalık deneyimi arttıkça, öğrencilerin okula yönelik tutumlarının olumsuz olarak değiştiği ve okula karşı ilgi ve sevginin azaldığına dikkat çekildi.
AA