"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyetsiz yaşanır mı?

Ali HAKKOYMAZ
04 Aralık 2021, Cumartesi
Sordular: Hürriyet mi ekmek mi?

Bazıları hürriyet dedi bazıları ekmek... 

Hürriyet diyenlerin karnı doydu; yüzü güldü. 

Ekmek diyenler; aç, susuz, perişan...

***

Okullardan şair, yazar, bestekâr çıkar mı; çıkmaz. Çıkmaması değil; çıkması “anormal” olurdu. Sanatın hammaddesi hürriyettir. Okullarda olmayan işte bu hammaddedir.

***

Hürriyet güzel bi’ şey kardeşler!

İnsanlık başlar buradan.

Kimse kimseye karışmaz.

Gökyüzüne korkusuz bakılır buradan.

Çocuklar masal gibi...

Aşklar hep diri burada...

Bir efsane bestesi hürriyet...

Gökten herkese elmalar düşer.

Herkes kendi kerevetine çıkar.

Zincirler çözülüp gider.

Ağıtlar diner.

Zulüm siner.

Hürriyet iyi bi’ şey kardeşler!

***

İman...

İnsanın hür hali...

***

İyi birisine benziyorsun... Hattâ iyisin de... lâkin iyi şeyler yapmıyorsun! Hürriyet varmış yokmuş aldırdığını yok. 

Bu durumda... Bu, durum da... yo, yoo... bu durumda kalamazsın!

***

Hürriyet...

Bütün yollar oradan geçer.

Hürriyet...

İnsan sevinçten kendinden geçer.

Ressamın fırçası onunla rahat...

Şairlerin aşkı onunla artar.

Besteler bütün seslerini söyler.

Hürriyet insanlığın sonsuz türküsü...

Sabahın buğusu mu desem!

Çiçeklerin çocuk tebessümü mü!

Annelerin çocuklarına sarılışı mı!

Bir görsem bir tenhada hürriyetin yüzünü!

Sırılsıklam âşıklardan beter sarılsam.

Hayallerimi süslüyor bir bilseniz!

Onsuz yapamam; sizi bilmem!

Nerdedir, ne yapar; unuttu mu bizi!

Kelebeklerin dansı, karların yağışı mı!

Bir gün bir sevgili gibi karşılaşır mıyız!

Çok eski bir dost gibi bir köşe başında...

Dedim ya sırılsıklam âşığım; bıkmam, usanmam.

Bir gün sevinç gözyaşlarım seller gibi akar mı!

Dağlar gökyüzüne uzanır; hürriyet bu...

Çocuklar şen şakrak; hürriyet bu...

Ben bana benzerim; sen sana... hürriyet bu...

Denizlere, rüzgârlara kelepçe vurulamaz; hürriyet bu...

***

İstibdata âşık olanlar bilsinler ki insanlık müstebitlere değil; hürriyete âşık...

***

Adaletin, hürriyetin gözetilmediği her yerden uzaklaş! 

***

Hür değilsen; bir şey değilsin. Adın yok; çağıramam seni!

***

Bak! 

Hürriyetin başına bir iş gelirse; ikimizin de hayatı tehlikeye girer. İnsanlık nefes alamaz. Hürriyetsizlik; insanlıksızlığın ta kendisi... 

Hürriyet o kadar tatlı, berrak, şeffaf, lâtif, nâzik, nazif bir şeydir ki... bana, baharın bütün renkleri, sesleri, zamanları gibi gelir. 

***

İnsanın hürriyeti sevmesi; kendisini sevmesidir.

***

Yeter ki hürriyet olsun; bahar gelir oraya.

Yeter ki hürriyet olsun; açlar doyar orda.

Yeter ki hürriyet olsun; tebessüm çiçek açar her yerde.

***

Bir nicedir;

Tercihimiz ekmek...

Netice:

Ne ekmek...

Ne hürriyet...

***

Hürriyetsiz yaşanmaz mı; yaşanır, yaşanır da... “insan” olarak değil!

***

Diyeyim de içimde kalmasın: Hürriyeti hapse atarsanız; riyakâr adamlar sarar ülkeyi.

***

İnsanın kıymeti yoksa; orada hürriyet yoktur.

***

Saadet, sükûnet, hürriyet, adalet yani devlet; dilenciye de gerek padişaha da...

***

GÖZÜM AÇIK GİDER

Muhabbeti görmeden gidersem...

Görmezsem fukaraların güldüğünü...

Geberdiğini kapkara cehaletin...

Gözüm açık gider.

Aşksız kalırsam bir nefes...

Kuşlar yuvasız...

Issız kalırsa yüreğim...

Gözüm açık gider.

Çocuklar ağlarsa böyle!

Sofralara garipler oturmazsa...

Ben, sen, o... hep susarsak...

Gözüm açık gider.

Sabahın “göründe” görmezsem sabahı...

İğdeleri mevsiminde koklamazsam...

Kuşların bestesine takılmazsam...

Gözüm açık gider.

Kâinatın anafikri düşmezse önüme.

Çiçeklerdeki esmayı okuyamazsam...

Hürriyeti bir ıtır gibi koklamazsam...

Gözüm açık gider.

***

SEVGİLİ MEMLEKETİME AÇIK MEKTUP

Sevgili Memleketim,

Beni yorma! Artık çok yoruldum. Ta çocukluğumdan... Yarı aç, yarı tok... geldim buralara.

Hâlâ aynı terane... Cepler, gönüller virane... Darbeler, ihtilâller, ihmaller...

Yoruldum, diyorum; yeter! Gönlünce yaşasın herkes. Hak, hukuk, hakikat konuşsun. Adalet, hürriyet, meşveret konuşsun. Adımıza Meclis konuşun.

Unutuyordum: İsraf sussun; iktisat konuşsun. Kitaba uzaklar da uzağımızda olsun. Yıllarca kitap toplamışım. Okudukça cahil kalmışım. Adama bak hele! Ne kitap, ne kalem... Adam bir âlem...

Memleketim, Dünya Cennetim! 

Bu cinnet yeter. Bu yorgunluğum beter... Artık sükûnet diyorum. Muhabbetle ellerinden öpüyorum.

...

Bir delikten bir daha, bir daha ısırılmamanı dileyen hürriyet âşığı evladın...

Okunma Sayısı: 1019
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    4.12.2021 08:45:18

    Herkes sadece Allah'ın kulu. Kula kul olmanın adı olan istibdatı bir kul isteyemez. Allah'a hakkıyla kul olan hiç bir kul karşısında eğilmez. Allah razı olsun hasret kaldığımız hürriyeti bize çok edebî bir tarzda ifade ettiniz. Çok faydalandım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı