"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

M. Kemal’in teklifini neden kabul etmedin?

Atilla YILMAZ
11 Haziran 2019, Salı
Bediüzzaman’a şöyle bir soru yöneltilir: ‘’Mustafa Kemal sana üç yüz lira maaş verip Kürdistana ve vilayat-ı şarkiyeye Şeyh Sünusi yerine vaiz-i umumi yapmak teklifini neden kabul etmedin? Eğer kabul etseydin, ihtilal yüzünden kesilen yüz bin adamın hayatlarını kurtarmaya sebep olurdun.’’1

Bediüzzaman kendisini yargılayan ve itham eden biraz da sitem dolu bir soruyla muhatap olmuştur. Soru kadar cevabında ilginç olduğu bir konu.

Önce Şeyh Sünusi yerine derken, bu olaya bir bakalım:

M. Kemal, Bediüzzaman’a bu teklifi yapmadan önce, teklifi Şeyh Sünusi’ye yapmıştır. Şeyh teklifi kabul eder. Ama Şark vilayetlerini gezerken vazifeyi terk ederek 1922 senesinde Şam’a gider.2

Şeyh Sünusi’nin memleketi terk etmesinden sonra bu teklif,  M. Kemal tarafından Bediüzzaman’a yapılacaktır. Ama Bediüzzaman bu teklifi daha ilk baştan reddecektir. Red gerekçesine daha sonra değinelim; bu arada Şark’ta kesilen yüz bin adamlara bakalım:

Dersim İsyanı denen hadisede kentin nüfusu 110 000 civarında. Resmi rakamlara göre 10.000 civarında ölü var. Bazı kaynaklarda 13 bin ölü, 11 bin sürgün var. Necip Fazıl’a göre Dersim’de 50.000 kişi öldürülmüş.3

İsmet İnönü Dersim Islah Programı ile ilgili olarak:

‘’Ağalık, derebeylik, şeyhlik kaldırılacak. Dersim tamamen boşaltılacak ve burada bakanlar kurulunun izni olmadan kimse oturamayacak.’’4 diyor.

‘Koçgiri isyanı. Rivayete göre Nurettin Paşa: ’Zo diyenleri temizledik, lo diyenlerin köklerini de ben temizleyeceğim demişti. 500 asiyi kendi deyimiyle temizledi, tepeledi. 2000 kişiyi de Anadolu’nun çeşitli yerlerine sürdü.’’5

‘Şeyh Said Hadisesi: Milletler Cemiyetinin bir raporuna göre bu harekatta 15-20 bin isyancı öldürülmüş, 206 köy, 8.758 ev yıkılmıştı. İstiklal Mahkemesi 420 idam vermişti.

1924 Nasturi tenkili: Nuhus Deresi dolayında Semdar Sırtları hattına kadar Nasturilerden eser kalmamıştı.

1925-1937 Sason ve Mutki Harekatları: Çok sayıda eşkıya öldürüldü, çok sayıda kişi imha edildi gibi ifadeler var. Bu yüzden tam sayıyı bulmak mümkün değil.’’6

Ayrıca İstiklal Mahkemelerindeki idamlarında haddi hesabı olmadığı biliniyor. Bu konuda Kel Ali’nin (Ali Çetinkaya) şu sözü darb-ı mesel olmuştur:

‘Sanığın asılmasına, tanığın bilahare dinlenmesine karar verilmiştir.’

Evet, gerçekten de soruda geçtiği gibi, yüz bin adamların başı kesilmiş, hayatına son verilmiş.

Bu soruda da esasında ileriye dönük başka işaretlerde veriliyor. Nedir bu işaret?

Demek ki rejim, kimilerine kimi tekliflerde bulunabilir. Bizimle çalış veya çalışacaksın, diyebilir. Bu teklif karşılığında bir takım tavizler isteyebilir. 

Taze sayılacak bir örnekle konuyu açalım:

‘’1981’de devletin göndermiş olduğu resmi bir kişi (MİT İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı) dedi ki: Gelin biz sizinle beraber çalışmak istiyoruz. Nedir o beraber çalışmak dediğiniz şey? Atatürk aleyhtarlığından vazgeçeceksiniz. Dersleri kaldıracaksınız. Yurt dışında da Milli Görüş ve Süleymancılara karşı beraber olalım, devlet imkânlarını da sizin emrinize tahsis edeceğiz. Bunun üzerine dedim ki: Bir defa Atatürk meselesini bırakın, bu ayrı mesele. İkincisi biz derslerimizi kaldırmayız. Bu yaptığımız da kanunsuz değildir. Bunlar Kur’ân hakikatleridir. Onları öğreniyoruz. Eğer rahatsız oluyorsanız alır hapse koyarsınız, orada devam ederiz. Çıkınca da kaldığımız yerden devam ederiz. Üçüncüsü siz Milli Görüş ve Süleymancı dediğiniz insanlara dindarlıktan dolayı karşısınız. Halbuki biz onların Müslüman olduklarını biliyor, kendilerince dine hizmet verdiklerine inanıyoruz. Farklı düşüncelerimiz var tenkit de ederiz ama siz bizi bunlara karşı kullanamazsınız. Sen iki dindarı birbirine çatıştıracak seyredeceksin. Hayır sizinle hiçbir şekilde anlaşmayız dedim.’’7

Demek ki sorudaki durum her zaman olabiliyormuş. Başka başkaları bu konuda rejimle ve rejimin sahipleriyle iş tutabilir. Ama; Bediüzzaman ve talebeleri asla iş tutmamışlardır ve tutmazlar.

Bediüzzaman aslında bu soruyu eserine almakla; talebelerini bu konuda da ihtiyatlı ve dahi dikkatli olmaları konusunda uyarmış olmaktadır.

Kabul etseydi o hayatları kurtarır mıydı? -Evet kurtarırdı. Verilen cevaptan anlaşılan o.

Peki niye kabul etmedi?

Abbasi, Harzemşah ve Selçuklu devletlerini yer ile bir eden Cengiz’in yanında İmam Cafer vardı. Bediüzzaman Cafer olmayı tercih etmedi. Din noktasında kendini kullandırmak istemedi. Bediüzzaman’ı Şarkta herkes dinlerdi. M. Kemal’ de Bediüzzaman’ın nüfuzundan istifade ile inkılaplarını yerleştirmek istemiştir. Ama anlaşılan Bediüzzaman, kendisini fetva makamı yaptırmamıştır.

Bu kadar maaşı ve görevi kabul etmeme gerekçesinde şöyle diyor:

“Yirmişer, otuzar senelik hayat-ı dünyeviyeyi o adamlar için kurtarmadığıma bedel, yüz binler vatandaşa, her birisine milyonlar sene uhrevi hayatı kazandırmaya vesile olan Risale-i Nur, o zayiatın yerine binler derce iş görmüş. Eğer o teklifi ben kabul etseydim Risale-i Nur meydana gelmezdi.”8

Bediüzzaman başka bir eserinde M. Kemal’in teklif ettiği vazifeleri kabul etmeme gerekçesine açıklık getirir:

‘Ben Beşinci Şua aslının verdiği haberin bir kısmını orada bir adamda gördüm. Mecburiyetle o çok ehemmiyetli vazifeleri bıraktım ve ’bu adamla başa çıkılmaz, mukabele edilmez’ diye, dünyayı ve siyaseti ve hayat-ı içtimaiyeyi terk edip yalnız imanı kurtarmak yolunda vaktimi sarf ettim.’’9

Dipnot:

1-Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, YAN, s.12

2-Mehmet Selim Mardin, msmardin@hotmail.com

3-Ayşe Hür, Cumhuriyetin Kanlı Kürt Bilançosu, Radikal, 20.12.2015

4- Tuğba Doğan, Arşiv Belgelerine gör 1937-38 Dersim İsyanı,  Dicle Üniversitesi, Diyarbakır.

5- Ayşe Hür, Radikal, 10.3.2013

6- Cumhuriyetin Kanlı Kürt Bilançosu, Ayşe Hür, Radikal, 20.12.2015

7-24-30 Mart Cuma Dergisi,2000

8- Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, YAN, s.12

9- Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, YAN, s.314

Okunma Sayısı: 2358
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • R.Kalyoncu

    11.6.2019 09:39:38

    Yazıda geçen bazı tarihlerde herhalde iltibas olmuş. İmam Cafer ile Cengiz Han çağdaş olmasa gerek..

  • Said Yüksekdağ

    11.6.2019 09:11:44

    Allah razı olsun Atilla Ağabeyim..

  • Necati

    11.6.2019 06:13:05

    Tebrikler ağabey' güzel bir yazı olmuş. Çok istifade ettim. Allah razı olsun.

  • Mahmut

    11.6.2019 02:38:59

    Bediüzzaman hazretlerine hakkımız helal olsun.Selahaddin-i Eyyubi,yaklaşık yüzyıl kadar G.müslimlerin elinde bulunan Kudüs'ü büyük bir savaşın sonunda iman gücüyle fethedip,tekrar Müslümanların hakimiyetine sokmuştur.Bediüzzaman hazretleri de,hem kendisi bizzat Bitlis'e kadar doğu Anadolu'yu işgal eden Ruslara karşı milis güç olan arkadaşlarıyla direnmesine rağmen,esir düşmüştür. Savaştan sonra ülkesinin değiştirilmek istenen İslami sistemini değiştirenlere karşı mücadele vermesi dolayısıyla takipten ve bunun sonucunda hüküm giymekten kurtulamadığı gibi isnat edilen suçlamaların bir kanıtı bulunmamasına rağmen mahkeme mahkeme dolaştırılarak canından bezdirilmiştir.Aşiret reisi olan Hemşerisi Şeyh Sait de İslam uğruna maiyetiyle birlikte canından olmuşlardır.Tek talihsizlikleri ataları Selahaddin-i Eyyubi gibi İslamiyeti savunmalarına rağmen onun gibi başarılı olamayışlarıdır.Ancak,bu uğurda canlarını vermişlerdir.Hakkımız onlara helal olsun ve mekanları cennet olur İnşallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı