"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müsilaja karşı ‘Eko-bataklık’

16 Haziran 2021, Çarşamba
Türk uzmanların müsilaj oluşumuna karşı üretilen döngüsel ekonomik eko-bataklık çözümü atık suların içindeki azot ve fosforu döngüsel ekonomiye geri kazandırıyor ve baca gazlarının atmosfere salımını azaltıyor.

HABER: ASLAN ÖZDEMİR

Başta Marmara Denizi olmak üzere, Ege Denizi ve Karadeniz’deki tabiî hayatı tehdit eden müsilaj sorunu, yalnızca ülkemizin değil dünyanın da gündeminde. Son olarak 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Tarım ve Orman Uzmanı Adem Bilgin’in buluşu hakkındaki Ankara Üniversitesi Toprak Bilimi bölümünden Prof. Dr. Günay Erpul ile ortak yazarlık yaptığı “Su Arıtmayı Yeniden Tanımlama: Atıksu Arıtma Tesislerinin Bir Dünya Sistemi Sorunu Olarak Belirlenmesi ve Bu Soruna Meydan Okumak için Döngüsel Ekonomik Eko-bataklık Sistemi” başlıklı bilimsel makale, Avrupa Çevre ve Dünya Bilimleri Dergisi’nde (European Journal of Environment and Earth Sciences) yayınlandı. Türk uzmanlar, müsilaj oluşumuna ve iklim değişikliğine yönelik buluşu konu eden makalede çözümün, eko-bataklık adı verilen bir yöntemden geçtiğine işaret ediyor.  

“Kanalizasyondaki ağır mikroplar yanıp beton oluyor”

Dünyada her gün milyarlarca metreküp kanalizasyon suyunun arıtıldığını, bunun sonucunda ortaya çamur ve baca gazı çıktığını ifade eden Adem Bilgin, bunun majör bir ekolojik, hatta dünya çapında bir sistem sounu olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Döngüsel ekonomik eko-bataklık ismini verdiğim sentetik ekolojik teknoloji, atıksu arıtma tesisinin deşarja gidecek son suyunda deşarj öncesi dikey tarım ile pleksi borularda yosun üretmeyi ve böylece fosfat ve azotu son sudan iyice çekmeyi kapsıyor. 

Elde edilen yosunlar da dipten baca gazı verilen yapay havuzlarda, bataklıklaşma, müsilaj oluşturma ve çökelme ile kuma ve en küçük doğal toprak parçası dediğimiz agregata çevriliyor. Bunlar da arıtma sonrasında ortaya çıkan çamurunun yakılmasıyla elde edilen küllerle karıştırılarak beton haline getiriliyor. 

Yani doğada zaten büyük karbon rezervleri olan doğal bataklıkları kontrollü olarak kopyalıyor ve karasal kökenli azot, fosfat, karbon beton ve biyokütleye çeviriyor. Kanalizasyondaki ağır metal ve mikroplar yanıp beton oluyor. 

Sistem, baca gazlarının sülfürünü alıp gübre yaptığı ve kalan gazları biyokütle ve betona çevirdiğinden, hidrojen sülfit dediğimiz doğal bataklıklara kokusunu veren ve hem insanlar için toksik hem de kimyasal aşındırıcı madde de oluşmuyor” dedi. 

Güvenilir bir yöntem

Eko-bataklıkları ekolojik durak yerleri olarak tanımlayan Prof. Dr. Günay Erpul ise atık suların tabiî su yolu, nehir ve denizlere verilmeden önce, eko-bataklık sistemi ile temizlenerek döngüsel ekonomiye geri kazandırılabileceğini söyledi.

Erpul, “Azot ve fosfor içeren ticari gübreler, gün geçtikçe daha çok kullanılıyor. Büyük ölçekli kimyasal olarak etkin azot ve fosfor akılarına yol açan bu gübreler, insan sağlığı ve çevre üzerinde ciddî olumsuz etkiler oluşturuyor. Öte yandan, yenilenemeyen bir kaynak olan ve Türkiye için de çok büyük bir ithalat kalemi durumundaki fosfor, karalarda bitme-tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Dolayısıyla besin maddesi döngüsü açısından azot ve fosfor kazanımları ve yeniden kullanımları arzu edilen bir uygulama. Bu noktada eko-bataklıklar besinlerin biyolojik asimilasyonu açısından oldukça önemli fırsatlar sunuyor. Eko-bataklıklarda besin maddesi döngüsünü ve besin maddesi geri dönüşümlerini sağlamak için çok çeşitli atık sular kullanılıyor. Evsel, mandıra, tekstil üretimi, tabakhaneler vb. atık suları bunlara en yaygın örnekler. Müsilaj sorunu ile karşılaştığımız bu günlerde, özellikle eko-bataklıklarda biyolojik asimilasyon yoluyla bitki ve alg yetiştirilmesiyle fosforu tekrar besin döngüsüne sokmak uzun vadede oldukça güvenilir bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

Okunma Sayısı: 897
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı