"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomide saptırmaların akıbeti

Cevher İLHAN
10 Ekim 2020, Cumartesi

TESBİT

Türkiye birçok krizi birden yaşıyor. Dış politikadaki çıkmazlar, salgında sağlık, eğitim krizlerinin yanısıra ekonomideki kriz buhrana dönüşmüş.

Ekonomistlerin tesbitiyle, yıkım devam ediyor. Hâlâ “ekonomi paketleri” açıklanıyor ve dolar 8 liraya dayanıyor.

Cumhurbaşkanı’nın “Olur böyle şeyler, dolar iner de çıkar da” derken dolar hep çıkıyor. Dolar ve euro kurundaki bir kuruşluk artış, Türkiye’nin toplam dış borcuna 4.3 milyar, 10 kuruşluk artışın 43 milyar eklemesine yol açıyor. 

Bir hafta önce “borçlanmayacak” açıklamasına rağmen Hazine yüzde 6 ile 12.6 milyar borçlanıyor. Bu yüzden Türkiye’nin kamu ve özel sektör toplam brüt dış borç stokunun 2020’nin Ocak-Mart dönemi itibarıyla 431 milyar 34 milyon dolara ulaştığı, dış borcun 118 milyar 690 milyon dolarlık kısmının bir yıldan daha kısa vadeli borçlardan oluştuğu ve Hazine’nin borç stokunun bir yılda 365 milyar lira artmış, her gün bir milyar borçlandığı bildiriliyor. 

Cumhurbaşkanı, miting meydanlarında, eski Maliye Bakanı’nın “faizci!” diye şikâyet ederken, faize giden para 49 milyar iken şimdi 117 milyarı buluyor. Merkez Bankası döviz rezervinin eksi 34 milyar dolara düştüğü kaydediliyor.  

Özetle, Hazine Bakanı’nın “Dünyadaki örneklere göre güzel bir sınav veriyoruz” ifadesinin tam tersine Afrika ülkeleri seviyesindeki riskle Türkiye ekonomide de üst üste sınıfta kalıyor. 

Ve hâlâ manipülasyonlarla, algı operasyonlarıyla saptırmalar sürüyor ama akıbet ortada.

VAZİYET

“Toplu açılışlar” tartışması

Her defasında yüzlerce açılışın yapıldığı “toplu açılışlar”da olduğu gibi geçen ay Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla Gaziantep’te “300 firmanın-fabrikanın açılışı” sonrası “liste”de, on yıllardır faaliyet gösteren -ve daha önce iki tarafından da açıldığı ortaya çıkan- bir firmanın da yer alması yeni bir tartışmayı alevlendirdi.

Bu durum, her “toplu açılış”ta açılan yüzlerce fabrikanın açılıyorsa ve bir ilde 45 bin vatandaş iş bulmuşsa, işsizler ordusuna neden milyonlar ekleniyor?” sorusunu bir defa daha sordurdu. 

Ve eski Başbakan Davutoğlu’nun, “Gider 300 fabrika açar, hem sanal hem yalan!” tepkisiyle “Her açıdan derin ve kapsamlı krizler sarmalının içinden geçiyoruz. Bu krizlerin müsebbibi olan ve bunları çözme sorumluluğunu taşıyan iktidar ise ülkeyi yönetmekten, ekonomiyi idare etmekten açıkça vazgeçmiş durumda” değerlendirmesini haklı kılıyor. (gazeteler, 4.10.20)

İLGİNÇ

Yüzde 99 yanılmalı ihaleler…

Enflasyon, büyüme ve işsizlik hedeflerinden sapmalarında olduğu gibi, dolar üzerinden araç geçişi, hasta ve yolcu garantili ihalelerde de hedefler tutturulamıyor. Bunlardan biri de yolcu garantili Zafer Havaalanı. 

1 milyon 299 bin kişi yolcu garantisi verilen havaalanında -27 Eylül itibariyle- 850 bin yolcu geçmesi gerekirken ancak 7 bin 233 yolcu kullanmış.

İşletme süresi 29 yıl 11 ay olan havalimanında uçmayan yolcular sebebiyle Mart 2044’e kadar devlet kesesinden para çıkacak. Buna göre, işleten şirkete yolcu başına iç hatlarda iki, dış hatlarda on euro ödenmesi garantisiyle bu yılın ilk 8 ayı için 4 milyon 514 bin euro ödenecek. Bu para bugünkü kur ile yaklaşık 40 milyon lirayı buluyor.

Kısacası, hoyratça harcayan yanlış hesaplı dolar garantili bu ihaleden de “hedeften yüzde 99 sapılmış, yani yüzde 99 yanılmış. Bunun ceremesini da bütün millet çekiyor.

GARABET

Denetim, “devleti yıpratıyor”muş!

Sayıştay raporları, âdeta devletin röntgeni çekiyor, ekonominin durumu ölçüyor. 

Meselâ, SGK’nin icra başlattığı dosya sayısında 2019’da icra dosyası yükünün bir önceki yıla oranla 6 kart arttığını, 2015-2019 arasında toplam 68 milyar 985 milyon lira alacak için icra sürecinin başlatıldığını, icraya verilen alacakların ancak yüzde 31,48’inin tahsil edildiğini bu raporlardan öğreniyoruz. 

Meselâ, kamuoyu, RTÜK Başkanı ile üyelerinin yurt dışı görevlendirmelerinde aldığı yolluklara ilişkin bilgileri yine Sayıştay raporlarından ediniyor. 

Ne var ki siyasî iktidarı eleştiren televizyonlara ceza üstüne ceza yağdıran RTÜK, millet irâdesinin temsilcisi TBMM adına kamu idarelerinin bütün harcama, hesâp ve işlemlerinin gerekliliği, ekonomikliği, yerindeliği ve verimliliğini denetleyen yüksek yargı kurumu Sayıştay’ın bu denetimlerine de tepki gösteriyor. Sayıştay raporlarının haber yapılmasını “devlet kurumlarını yıpratmaya ve itibarsızlaştırma” olarak eleştiriyor.

Tam bir garabet…

Okunma Sayısı: 1437
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı