"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennet asa baharlara

Dr. Dolunay Coşkun
21 Ocak 2019, Pazartesi
İstanbul’dayım, hava kapalı, sisli ve puslu, ama rahmetin damlaları şefkatle ıslatıyor her tarafı.

Ve aynı gün göklerde süzülerek ilerleyen kuş misali bir uçakla, Ankara yolundayım. Bulutların üzerinde giderken tarif edilmez duygular yaşıyorum.

Tam bu an kalbime bir hadis-i şerif düşüyor. Yağmurlar yağarken göğsünü açıp ıslatmaya çalışan, Rasulullah’a (asm) sahabe soruyor. ”Neden böyle yapıyorsunuz? ya Rasulallah? O da (asm) şöyle cevap veriyor: Onlar Rab’lerinin yanından henüz geldiler, o nur’la muhatap olmak istiyorum.” 

Ne lâtif ve ne tefekkürî ifadeler. Rab’lerinin ilim dairesinden, “Kün” emri ile, “kaf-nun” tezgâhından, yenice dokunarak, varlık âlemine inmişler. Henüz ayrılmış o rahmet damlaları ve vücud dairesine düşmüş. Ne kıymettar, ne muhteşem ve nasıl da pırıl pırıl o katreler. 

İşte her yağmur yağışında bu sahne aklıma düşüyor. Islanmak için ben de telâş içerisinde koşuyorum. Senin yanından gelen o damlalarla, Senden haber almak ve adeta Senin yakınlığını hissetmek için, bana değsin istiyorum. Ve gözyaşlarım boşanıyor pınarlarından, sanki gözyaşlarımda senin katından, şimdi inerek var oluyorlar, yağmur damlaları gibi hissediyorum. Her yanımı ıslatsınlar istiyorum. Subhanallah tertemizler onlar parıldayan nurlar gibi.

Ankara’da, puslu ve karanlıklı hava, yerini, nurdan kar tanelerine bırakmış ve lapa lapa yağıyor, yağan kara bakıyorum. Onlar da rahmetin nur pınarlarından indirilen bembeyaz çiçekler. “En kara”yı en beyaza çeviriyorlar. İçimde bu duygular başka yansımalara yol açıyor bu sefer. “Ben acele ettim kışta geldim, sizler Cennet asa baharlarda geleceksiniz“ diyen Üstadımızın sesi geliyor kulaklarıma ve müjdesine kavuşmak coşkusu oluşuyor içimde. Hâlâ kışta mıyız Üstadım? Hâlâ baharlar gelmeyecek mi? 

Şu her yeri saran bembeyazlık Âlem-i İslâmı da sarsa ne olur? Hizmet-i Kur’ân’iyenin talebelerini de kaplasa, kalbe düşen siyahlıkları da kapatsa artık. Senden inen nurdan taneler bize de inse, biz de bembeyaz olsak, nurdan lambalar olsak aydınlatsak heryeri...

Duâ ettiriyorsun ya, yüreğimize düşürüyorsun ya, bu duâyı dilime, demek, vermek istiyorsun belli. Zira vermek istemeseydin, bize de istemeyi nasib etmezdin.

Ey herşeyin ve bütün beyazlıkların Sahibi, sar her yerimizi. Birbirimize şefkat nazarıyla baktır. Uhuvvet ve muhabbetimizi ziyadeleştir. İçine düştüğümüz dertlerden bizi kurtar. Nurlu yolumuzun esaslarından olan şefkat sırrını yüreğimize yerleştir ve “muhabbet fedaisi“ eyle bizi. Birleşerek tek vücut olmuş bedenlerimizi, imanın, Kur’ân’ın, Peygamberin (asm) fedaisi olarak, Cennet asa baharlara yürüt bizi. Amin. Selâm ve duâlarımla. 

Okunma Sayısı: 1553
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı