Kudüs, bugün tarihten gelen ve önemini kaybetmeyen en önemli mekânlardan birisi. Yahudi dinini benimseyen İsrail ve Müslüman olan Filistin bu şehrin kendi merkezleri olduğunu kabul ederek birbirlerinin varlığını karşılıklı olarak kabul etmiyor.
Peki, Kudüs neden bu kadar önemli?
ÜÇ DİNİN İZLERİ VAR
İslâmiyet’te Kudüs, milattan sonra 610 yılında ilk Kıble olmuştur ve Kur’ân-ı Kerim’e göre Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm), 10 yıl sonra Mi’raç’a bu şehirden çıkmıştır.
Kudüs, wikipedia’ya göre, Yahudiler için en kutsal şehirdir, çünkü kutsal kitapları Zebur’a göre; İsrail Kralı Davud, milâttan önce Kudüs’ü Birleşik İsrail Krallığı’nın başşehri olarak inşa etti ve oğlu Kral Süleyman, ilk tapınağı şehrin içinde kurdu.
Hıristiyanlar için Kudüs’ün kutsallığı, İncil’e göre Hz. İsa’nın bu şehirde çarmıha gerilmesinden ve 300 yıl sonra Azize Helena’nın Hz. İsa’nın hayatındaki hac noktalarını belirlemesinden gelmektedir.

SELAHADDİN EYYUBİ VE HITTİN SAVAŞI
4 Temmuz 1187 tarihinde, Birinci Haçlı Seferi’nde Kudüs’te kurulmuş olan Haçlı devleti Kudüs Krallığı’nın Kralı Lüzinyanlı Guy’un askerleri ile Selahaddin Eyyubi komutasındaki Eyyubiler ordusunun Taberiye Gölü’nün batı yakasında Taberiye kalesi yakınında bulunan Hıttin Köyü ve volkanik “boynuz” şekilli Hıttin Tepesi civarında yapılan bir muharebedir.
Bu savaşın iç yüzünde ilginç bir sebep vardı. Chatillonlu Raynald’ın nefret uyandıran eşkıyalık hareketleri Selahaddin Eyyubi’yi çok kızdırmıştı. Kudüs Krallığı’na karşı harekete geçti ve savaş hazırlıkları başladı. Mısır, Suriye, Ceziriye’ye haber gönderilip Haçlılar devletlerine özellikle Kudüs Krallığı’na karşı bir yapmak için komutası altında birleşmelerini istediğini bildirdi. Bu ülkelerden çok sayıda süvari ve piyade gönüllü Şam’a gelmeye başladı. Kudüs Kraliçe Sibylla, Patrik Heraklıus ve İbelinli Balian tarafından 2 Ekim’e kadar savunuldu ama sonunda İbelinli Balian ile Selahaddin Eyyubi arasında yapılan müzakerelerden sonra Haçlılar Kudüs’ü terk ettiler ve şehir Müslümanlara bırakıldı.
BUGÜN
Kudüs, bugün hâlâ hiç kimsenin değil ve her dinden insanlar için “Herşey” anlamına geliyor. Uzun tarihi boyunca, Kudüs, iki defa yok edildi, 23 defa işgal edildi, 52 defa saldırıya uğradı ve 44 defa ele geçirilip tekrar kurtarıldı. Günümüzde Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının en önemli sorunlarından biri olarak kendisini göstermektedir. 1948 Arap-İsrail Savaşı’nda, Batı Kudüs, İsrail tarafından ele geçirilen yerler arasındadır ve Eski Kudüs de içinde olmak üzere Doğu Kudüs, Ürdün tarafındadır. İsrail, 1967 yılındaki Altı-Gün Savaşı esnasında Doğu Kudüs’ü ele geçirip, sonrasında işgal etti.
Günümüzde, İsrail’in temel kanunları, Kudüs’ü İsrail’in “bölünmez başşehri” olarak kabul eder. Uluslar arası toplum, son işgali kabul etmeyip, Doğu Kudüs’ü, İsrail işgali altında olan Filistin sınırı olarak tanımlar.
Merve İRİYARI