"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bindiği dalı kesen medya

Faruk ÇAKIR
14 Ekim 2019, Pazartesi
Medya meselesi başlı başına tartışılması gereken bir konu.

Kötüye kullanıldığı hallerde en zararlı vasıta  olabilen bu mecra, hayırlı işlerde de kullanıldığında ise hak ve hürriyetlerinin önünü açabilecek güce sahiptir. Bütün dünyada medyadan şikâyetler vardır, ama Türkiye’de olduğu kadar kötü maksatla kullanıldığı yerler fazla değildir. Medya dünyası, bilhassa 27 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997’deki yayınlarıyla imtihanı kesin olarak kaybetmiştir.

Medya dünyasında durum, günümüzde de sıkıntılıdır. Muhalif sesler her geçen gün kısılmış ve gazeteler birbirinin kopyası haline gelmiştir. Gazetelerin bazı ‘önemli gün’lerde aynı haber ve manşetlerle yayınlanması buna en büyük delildir. Gazetelerin el değiştirmesi de medya dünyasının başka bir sıkıntısıdır ve bu sıkıntıların devam edeceği de tahmin edilmektedir.

Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen ‘Demokrasi İçin Medya/Medya İçin Demokrasi Programı’nın bir ayağı da Giresun’da gerçekleştirilmiş. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, toplantıda yaptığı açıklamada “Medya olmazsa gerçek anlamda demokrasi olmaz, demokrasi olmazsa da medya olmaz. Bu bakımdan çok önemli” şeklinde konuşmuş.

Bilgin, “Gazetecilik mesleği son çeyrek yüzyıldır tamamen bir kişilik ve güven kaybına sebep oldu” diyen Bilgin, şöyle devam etmiş: “Gazeteciler binlerin gözü olur, on binlerin gözü olur, bazen yüz binlerin gözü olur. Yüz binlerin kulağı, sesi olur, onun için ödüllendirilmiş bir meslektir. Böylesine bir mesleği, başta etik kuralları olmak üzere kurallarına uyarak yapmazsak, bu ödülü inkâr etmiş oluruz. Şu anda yapılan gazetecilik ne yazık ki evrensel kurallar içerisinde Türkiye’de yapılmıyor. Gazeteci bir ayna görevini yapar, siyaset siyasetçilerin işidir. Eğer fikrinizi açıklamak isterseniz bunu köşe yazısında yaparsınız, ama habere yorum girmez, habere iltifat girmez ve körü körüne eleştiri de girmez.” (AA, 10 Ekim 2019)

Tabiî ki olması gereken gazetecilik tarif edilmiş, ama bu tarife ne ölçüde uyulduğu tartışılır. “Şu anda yapılan gazetecilik ne yazık ki evrensel kurallar içerisinde yapılmıyor” doğru, ama bu sadece bu günün meselesi de değildir. Hatta, “Ne zaman bu kurallara göre yapıldı ki?” sorusu belki daha anlamlıdır.

Tek parti devri başlı başına bir inceleme konusudur, ancak gazeteler meselâ 27 Mayıs’da ‘evrensel kurallar’a göre mi yayın yaptı? Aynı şekilde 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde ve sonrasında ‘evrensel kurallar’a uyuldu mu? 12 Eylül darbesine imza atanlar ‘büyük medya’ tarafından dört elle alkışlanmadı mı?  

Yine aynı medya, siyasetçilere her türlü iftirayı atarken darbecileri korumadı mı? Aynı yanlış tavır 28 Şubat 1997 sürecinde de sergilenmedi mi? Hak, hukuk ve adaletten yana olması gereken medya, başörtüsü yasağına destek veren yayınlar yapmadı mı?

Kâinatta tesadüfe tesadüf edilmediğine göre, muhtemelen o günlerde yapılan yanlışların bedeli başka bir şekilde bugün ödeniyor denilebilir. Elbette bu durum medya için ‘bindiği dalı kesmek’ anlamına gelir.  Bindiği dalı kesen medyanın güven kaybetmemesi mümkün mü?

Gazete, dergi, televizyon ve bir bütün olarak medya vasıtaları güven ve itibar kazanmak istiyorsa; hak, hukuk ve adalet yolundan ilerlemelidir. “Gelen ağam, giden paşam” tavrı medyaya sadece kaybettirir. Tercih medyanın: Ya bindiği dalı kesmeye devam edip kuyuya düşecek, ya da yaptığı yanlışın farkına varıp milletle barışacak. Başka çare var mı?

Okunma Sayısı: 1643
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı