Mal, “can”ın yongası olduğuna göre savaşlar için harcanan paraya, pula ve maddî imkânlara da acımak icap eder. Haberlere bakılırsa İran’a saldırıların ilk 6 gününde ABD’nin maliyeti 11,3 milyar doları aşmış.
New York Times (NYT) gazetesinin konuya aşina üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri Kongre üyelerine yaptıkları bilgilendirme toplantısında İran’a yönelik saldırıların maliyetine ilişkin değerlendirmelerini paylaşmış. Pentagon yetkililerinin toplantıda, İran’ı hedef alan saldırıların başladığı 28 Şubat’tan sonraki ilk altı günün maliyetinin 11,3 milyar doların üzerinde olduğunu Kongre üyelerine aktardığı iddia edilmiş. Habere göre bu değerlendirmeye, saldırılar öncesinde bölgeye yapılan askerî yığınak ile personel ve ekipman sevkinin maliyetleri dahil edilmediği, bu sebeple toplam maliyetin gelecek dönemde önemli ölçüde artabileceği hatırlatılmış. (aa.com.tr, 12.03.2026)
10 ya da 20 milyar doların Amerika gibi bir ülke için önemli olmadığı söylenebilir. Bununla birlikte bu paralar savaş için değil de “dünya ve insanlık barışı için” harcanması çok daha iyi, çok daha isabetli olmaz mı? ABD ya da İsrail’e sorulsa “savaşarak” Ortadoğu’ya ya da dünya barış getireceklerini söyleyebilirler. Peki “dünya gerçekleri” böyle bir iddiayı, böyle bir savunmayı haklı çıkarıyor mu?
Tabiî ki burada sadece Amerika’nın savaş için harcadığı paralardan bahis var. Benzer şekilde İran’ın kendisini savunmak için harcadığı paranın da hesaba katılması icap eder. Hatta ve hatta Amerika ve İsrail’in başlattığı bu keyfî, hukuksuz ve haksız savaşın komşu ülkelere ve en sonunda da dünya ülkelerine çıkardığı bir fatura yok mu? Meselâ, ülkemiz şu an için şükür ki savaşa bulaşmamış durumda. Buna rağmen yükselen petrol fiyatları sebebiyle Türkiye de ağır bir “savaş etkisi faturası” ödemiyor mu? Dolayısı ile iki hukuk tanımayan ülkeni başlattığı bu savaş sadece savaşan ülkelere değil, en başta komşu ülkelere ve en nihayet dünya ülkelerine ağır faturalar ödetmiş oluyor. Bu yönüyle bakıldığında bu savaşın faturası ve maliyeti belki de 500 milyar doları bulur, belki de geçer. Çünkü savaş bugün sona ermiş olsa bile bu kanun tanımaz saldırının uzun dönemli etkileri olacak ve bu etkiler devam edecek. Dolayısı ile Amerika ve İsrail’in suçları arasında sadece savaşı başlatmak değil, dünya ekonomisine uzun süreli zarar vermek de sayılmalıdır.
50, 100 ya da 500 milyar doların gerçek anlamda bir “dünya barışı için” harcandığını hayal edebilir miyiz? Böyle bir durumda dünyanın daha yaşanılır bir yer haline gelmesi sağlanamaz mı? Elbette mesele sadece para ve ekonomik kayıp meselesi değildir. Bu savaşın bir de para ile ölçülemeyen manevî yıkımı var ki o da ayrı bir konu olarak ele alınmalı. Binlerce ölü, belki on binlerce yaralı, yetim çocuk ve sakat kalan insanları düşününce bu savaşın ne kadar büyük bir zulüm olduğu her halde anlaşılır.
Para, pul ve her türlü imkân savaşlar için değil “barış’ için harcansın vesselâm.