Türkiye bir dönem “İslâm ve demokrasiyi mezcetmekle” İslâm dünyasına örnek gösteriliyor ya da gösterilmesi tartışılıyordu. Hatta Avrupa Birliği üyeliği yolunca atılan ciddi adımlar da bu örnekliğe destek oluyordu.
Aradan yıllar geçti ve bir yönüyle “dünyaya örnek gösterilmesi” tartışılan ülkemiz, bu defa başka konularda “kötü örnek” olmaya başladı. Her halde ekonomi noktasında kötü örnek olmamızı tartışan yok. Hak, hukuk ve adaletin işlememesi noktasında da “lider”ler arasında sayılabiliriz.
Bu liderliklere belki de “çete sayısı liderliği” de eklenmiş olabilir. Türkiye’yi idare edenlerin açıklamaları dikkate alınacak olursa, neredeyse her gün “yeni bir çete”leşme tesbit ediliyor ve bu çeteler yakalanıyor. Mutlaka bu gelişmelerin ciddi bir istatistiği tutulmuş, ama son 5 yılda yakalanan ve dağıtıldığı duyurulan çetelerin sayısı her halde yüzlercedir. Bu çetelere mensup olanların sayısı da belki 10 bini aşkındır. Her türlü çeteye karşı operasyon yapılıp yakalanması elbette alkışı hak eder, ancak aynı zamanda “Ne oldu da bu kadar yaygın bir çeteleşme oldu?” sorusu da sorulmalı değil mi? İdareciler aynı zamanda çetelere karşı amansız mücadele verdiklerini ve çetelerin kökünü kurutmaya kararlı olduklarını ilân ediyorlar. Bu da iyi ve doğru bir hedef. Ancak yine sormak icap etmez mi: Neredeyse çeyrek asırdır aynı siyasî iktidar Türkiye’yi idare ettiğine göre bu kadar kişi nasıl oldu da çeteleşti? Ne oldu da cemiyet “çete”leri üretti ya da besledi? Hani koalisyonlar sona erip de tek başına iktidar olduğunda Türkiye güllük gülistanlık olacaktı?
Türkiye’yi idare edenler her gün övünmeyi bir yana bırakıp mevcut duruma nasıl gelindiğini incelemek durumunda değil mi? “Artık çetelere nefes aldırmayacağız” demek yeterli mi? Şimdiye kadar adı sanı duyulmayan çeteler, son yılların ihmalinin neticesi değil mi?
Ne yazık ki AB üyeliği yolunda ilerleyen ve “İslâm ve demokrasiyi mezcetmeye örnek” gösteril ihtimalinden çok geriye düşüldü. Artık hiç kimse ülkemizi İslâm dünyasına örnek göstermeyi düşünmez. Neredeyse her gün yeni bir çetenin çökertildiği bir ülkeyi her halde kimse örnek almak istemez.
Tabiî ki bu durumun geçici bir “arıza” olduğunu düşünüyoruz. Türkiye uzun dönem için yine “örnek gösterilen ülke” konumuna gelecek ve gelmek durumunda. “İslâm ülkeleri arasında birlik” hedefe ulaşmak için de Türkiye’nin “örnek ülke” olması icap eder.
İnşallah bizi “kağnı arabası” ile geçenleri biz de çok çalışıp “şimendifer ve balon”larla yetişip geçeceğiz... Bu hedefe ulaşmak zor, ama imkânsız değil.