Çoğu konuda kınadığımız ve eleştirdiğimiz bazı Avrupa ülkelerinin “hak, hukuk ve adalet çağrıları” konusunda Türkiye’ye örnek olması dikkat çekici değil mi?
İnanç birliğimiz de olan Gazze ve Filistin’de yaşananlar konusunda dahi Avrupa kamuoyunun Türkiye’den daha hareketli olması, orada yaşanan zulümleri unutmaması alkışı hak etmez mi?
Ülkemizdeki hal ve gidişe bakılırsa Gazze meselesi unutulmuş hissi veriyor. Meselâ, son bir haftada kaç şehrimizde İsrail’in zulmünün kınandığı yürüyüş ya da toplantılar yapıldı? Kaç siyasetçi, kaç STK temsilcisi bu meseleyi gündemde tuttu?
Gerçi yanı başımızdaki yeni savaş bu meselenin kısmen geri plana atılmasına yol açtı, ancak Gazze ya da benzeri konular unutulabilecek meseleler değil. Meselâ Fransa’da yaşayanlar başta Gazze olmak üzere İran konusunu da unutmamış.
Konu ile ilgili haber şöyle özetlenebilir: “Fransa’nın başkenti Paris ile birlikte 102 kentte düzenlenen gösterilerde ırkçılık, faşizm ve polis şiddetine karşı eylemler yapıldı. Göstericiler, adalet ve eşitlik talep etti, polis şiddeti sebebiyle hayatını kaybedenler için adalet istediler. Çeşitli derneklerin çağrısıyla ırkçılık, faşizm ve polis şiddeti karşıtları, Paris, Lille, Marsilya ve Lyon dahil 102 şehirde eylem yaptı. Paris’te Millet Meydanı’nda bir araya gelen göstericiler, tarihî Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. ‘Irkçılık bir görüş değil suçtur’ ve ‘Fransız birlikleri, Orta Doğu’dan dışarı’ yazılı afişler taşıyan göstericiler, ‘Adalet olmadan barış olmayacak’ sloganları attı. Filistin destekçilerinin de katıldığı yürüyüşte, Macron, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Orta Doğu politikalarına tepki gösterildi, İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma son verilmesi talep edildi. Yürüyüşe İran ve Lübnan bayraklarıyla katılan kalabalık bir grup eylemci de ABD-İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik saldırılarının son bulması çağrısı yaptı.” (AA, 14 Mart 2026.)
Bir ülke düşünün ki orada 102 şehirde İsrail ve Amerika gibi zulüm yapan ülkelerin kınandığı yürüyüşler yapılsın. Benzer tepkilerin hem ülkemizde, hem de diğer İslâm ülkelerinde ortaya konulması icap etmez mi? Fransa’da yaşayanların unutmadığı ve bizim unuttuğumuz nedir? Esas Türkiye ve diğer İslâm ülkelerinde bu ve benzeri protestolar yapılıp “hak, hukuk ve adalet çağrıları”nın dile getirilmesi icap etmez miydi?
İslâm dünyasının suskunluğunun altında muhtemelen “cehalet hastalığı” vardır. Milyonlar cehalet hastalığına tutulmamış olsa benzer tepkiler İslâm ülkelerinde de ortaya konulmaz mıydı? Hayır, hayır, hayır! Zalimler ve işlenen zulümler unutulmaz ve unutulmamalı. Kimden ve kime karşı olursa olsun her türlü zulme, haksızlığa ve adaletsizliğe itiraz insaniyetin gereğidir vesselam.