"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Enflasyona çözüm hukukta

Faruk ÇAKIR
07 Temmuz 2021, Çarşamba
Ekonomik sıkıntıları aşmak, sosyal hayattaki sıkıntıları aşmaktan daha kolay olsa gerek.

Her ne kadar insanlar ‘cep’lerine dokunan olumsuzluklar karşısında daha tepkili olsa da aynı tepki ve duyarlılığın hak, hukuk ve adalet noktasındaki olumsuzluklar karşısında da ortaya konulması gerekir. Bir şekilde “Önce hürriyet” diyemedikten sonra ‘cep’lerimizde bulunanların erimesine de mani olamayız.

Türkiye’yi idare edenlerin en iddialı oldukları konuların başında ‘ekonomi’ vardı. Onlara göre önce ekonomi düzelecek ve siyasî ve sosyal sıkıntılar da sona erecekti. Aradan geçen yıllar bu hedefe ulaşılamadığı görüldü. Ekonomi düzelmediği gibi hak, hukuk ve adalet dairesi de iyice sınırlandı.

Açıklanan enflasyon rakamları beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve millet olarak daha da fakirleştik. Elbette bu gibi kriz dönemlerini ‘fırsat’a çevirip daha da zengin olanlar var, ama ekseriyetin maddî imkânlarının daha da azaldığı belli. 

Mevcut tabloyu değerlendiren ekonomist Murat Kubilay, “100 TL’nin satın alma gücü 2003’ten bugüne 16,9 TL’ye düştü. Yıllık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) yüzde 17,53 ve ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) yüzde 42,89” tesbitini hatırlatmış.

Yıllara dağılan bir fakirleşme var ve çoğu kişi bunun farkında değil. Cebimizdeki 100 TL’nin bir anda 30 TL’si çalınmış olsa ya da kaybolsa hemen farkına varır ve tepki gösteririz. Ama aynı 100 TL’nin 83 lirası 18 yılda kaybolunca ya da uçunca farkına varmakta zorlanıyoruz. 18 yıl önce markete gittiğimizde 100 TL ile neler aldığımızı hatırlamaya çalışalım. Peki bugün? 100 TL ile orta halli bir market alış verişi yapmak mümkün mü? 

Bir sosyal medya mesajında, 2009 ile 2021 yılları arasında ‘ucuz market zinciri’nin birinin raflarındaki fiyat değişimine dikkat çekilmiş ve şu örnekler verilmiş: 2009’da 8,95 TL olan  1 kg tam yağlı kaşar peyniri şimdi 36.50 TL. Yine 2009’da 12.45 TL olan 5 kg ay çiçek yağı bugün 62.50 TL. 2009’da 6.40 TL olan 1 kg tam yağlı beyaz peynir şimdi 22.50’ye satılıyor. Tabiî ki bu fiyatlar da şu an için değişmiş olabilir. Artık aylık değil, haftalık ve neredeyse günlük zamlar geliyor. Ve önümüzdeki aylarda daha fazla zam beklentisi var ki bu gidişin hayra alâmet olmadığını görmek lâzım.

Bazıları fiyat etiketlerinden yükseldiği için marketleri suçluyor. Esasında zamların asıl sorumlusu siyasî irade ve idarecilerdir. Türkiye iyi idare edilmiş olsa, israftan kaçınılsa, devletin imkânları iyi yerlerde ve tasarruf kurallarına göre harcansa enflasyon bu kadar yükselir ve zamlar ardı sıra yapılır mıydı?

Ekonomi uzmanları önümüzdeki ayların daha çetin geçeceğini ve elektrik ve doğal gaza yapılan son zamların piyasayı daha da alevlendireceğini söylüyorlar. İnşallah öyle olmaz, ama hal ve gidiş onu gösteriyor. Bu kısır döngüyü kırmak ve fiyatları nisbeten sabit tutmak idarecilerin birinci işi olmalı. 

Bazıları görmek istemese de ekonominin düzelmesi ve enflasyonun düşmesi görünüşte ‘ekonomi ile ilgili’ konulara bağlı. Bir twitter mesajında şöyle denilmiş: “(...) Tekrar söyleyeyim: Enflasyona gerçek ve kalıcı çözüm arıyorsak faiz arttırımıyla değil, hukukun üstünlüğünü sağlayarak başlamak gerek.” (@mahfiegilmez, 5 Temmuz 2021)

“Bize ne hukuktan” diyenler bir defa değil, bin defa daha düşünsün lütfen...

Okunma Sayısı: 842
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aysuna

    7.7.2021 13:53:31

    Yusuf(as)zulüm ve haksızlıklar karşısında "Allah'ım,beni kıtlıkla destekle."demişti...Hiçbir musibet insanlara adâleti hatırlatmadı.Sahi bu gidiş nereye kadar???

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı