"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Herkes derdin farkında

Faruk ÇAKIR
03 Aralık 2019, Salı
Üç büyük düşmandan biri cehalet olduğuna göre ‘en iyi dost’lardan biri de cehaletin panzehiri olan eğitim ve bilgidir denilebilir.

Cehalet, fakirlik ve ihtilâflara karşı sanat, bilgi ve ittihad ile karşılık vermek gerektiğine göre krizlerden çıkış için başka yol aramaya gerek var mı?

Asıl meselenin eğitim(sizlik) olduğuna idareciler de şahit. Yapılması gereken buna göre adım atmak. Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kadıköy’deki bir okulda açılan ‘Deneyap Atölyesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada dolaylı olarak bu meseleye dikkat çekmiş. 

Ziya Selçuk, şunları kaydetmiş: “Bu atölyelerle çocuklarımızın sadece A, B, C, D’yi işaretleyen çocuklar değil, hayata tutunan, hayatı bir imbikten süzercesine içselleştirme şansına erişen bir ortama kavuşmaları sağlanıyor. Böylece insanın sadece zihnî husûsiyetlerinin değil, aynı zamanda duygusal hususiyetlerinin, hareketsel husûsiyetlerinin de bütünsel olarak gelişmesine hizmet ediyoruz. Bir çocuğu tabiatına aykırı bir şekilde sadece sınavlarla alâkadar etmenin, onun hayatına nasıl bir tecavüz olduğunu anlatmaya gerek yok. Türk eğitim sistemi sınava adam hazırlamaktan insan yetiştirmeye doğru bir yolculuğun içerisinde. 

Bizim meseleyi sınava adam hazırlamanın çok ötesinde ele alıp dünyayla rekabet eden ve bu topraklarda bütün mazlumlara müjde verebilen, insanlığa dair bir mesajı olan gençlere ihtiyacımız var.” (AA, 29 Kasım 2019)

Milyonlarca öğrenciyi sadece test ve imtihanlara göre yönlendiren bir eğitim sisteminin olduğu yerde, aynı zamanda bu tavrın onlara en büyük haksızlık olduğu ifade edilince ne düşünülür? Talebelerin ‘test ve tost’ arasına sıkıştırılmış olması elbette büyük bir kayıptır, ama bu tablonun da bir sorumlusu olması gerekir.

Keşke, ifade edildiği gibi “Türk eğitim sistemi sınava adam hazırlamaktan insan yetiştirmeye doğru bir yolculuğun içerisinde” olabilse. Bugün değilse yarın, eğitim sistemimiz mutlaka “insan yetiştirmeye” odaklanmak durumundadır. Elbette bunu yapmak, sözünü vermekten bin kat daha zordur, ama buna mecburuz. İmtihanlara adam hazırlayan bir sistemle ne zengin, ne mutlu ve de huzurlu olamayız. Zaten bu mümkün olsaydı Türkiye şu anda dünyanın en zengin, en mutlu ve en huzurlu ülkesi olması gerekirdi.  Bu noktada yapılan yanlışları saymakla bitiremeyiz. Madem ‘hata’nın farkına varıldığı ilân ve ifade ediliyor, o halde dört elle ‘insan yetiştirme’yi hedef almak mecburiyetindeyiz.

Ülkemizdeki eğitim sisteminin “bütün mazlumlara müjde verebilen, insanlığa dair bir mesajı olan gençler” yetiştirebilmesine elbette çok muhtacız. Esasında bunun yolu da bellidir: En başta ‘insan’ yetiştirebilecek ehil öğretmenlere ihtiyacımız vardır. Böyle öğretmenler zaten vardır, ama bunların sayısını arttırmak ve aynı zamanda bu ehil öğretmenleri ‘el üstünde’ tutmak gerekir. Ayın sonunu nasıl getireceğini düşünen bir ‘öğretmenler ordusu’ iyi insanlar yetiştirmekte başarılı olabilir mi? Tabiî ki bu ehil öğretmenlere yardımcı olacak ‘çok iyi hazırlanmış kitaplar’ da şarttır. Hatalarla, abartılarla, Türkiye ve dünya gerçeklerinden kopuk bilgilerle dolu kitapların okutulduğu bir eğitim sisteminde ‘iyi insan’lar yetiştirmek kolay olmasa gerek.

Çok iyi işleyen bir eğitim sistemi için ‘yarın’ı beklemeye bile tahammülümüz yok vesselâm.

Okunma Sayısı: 1367
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı