"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ankara’da 55. yıl coşkusu

23 Şubat 2024, Cuma 04:49
Yeni Asya gazetesi 55. yıl kutlamaları ile alakalı Ankara Yeni Asya temsilciğince düzenlenen program, katılımcıların yoğun ilgisine mazhar oldu. Programın en dikkat çekici başlıklarından biri gençlere ulaşılması gerekliliğinin vurgulanması oldu.

MEHMET KARA- YASİR ÖZER - ANKARA

Yeni Asya Gazetesi 55. yaşına girerken gazetemizin birçok temsilciliğinde de 55. yıl kutlamaları başladı. Geçtiğimiz salı günü Ankara Yeni Asya temsilciğince düzenlenen program, katılımcıların yoğun ilgisine mazhar oldu. Sunuculuğu Ali Serdar Beykoz’un yaptığı toplantı, uzun süre dikkatle takip edildi.

Beykoz’un Yeni Asya’nın ilk sayısını göstererek başladığı programda açış konuşmasını Yeni Asya Medya Grup Başkanı İzzet Atik yaptı.

Bediüzzaman Hazretlerinin Meşrutiyet devrinde 11 gazetede yazdığını ve aslında o günden beri Yeni Asya’nın neşriyatta olduğunu ifade eden Atik, 1970 senesinin ise Yeni Asya’nın fiilen sahaya çıkış tarihi olarak anlaşılması gerektiğini ifade etti.

İnsanlığın Peygamberler eliyle ilk yaratıldığı andan itibaren uyarıldığı ve o günden itibaren ilânat hakikatinin devam ettiğini nazara veren İzzet Atik, “Dolayısıyla Yeni Asya’yı sadece bir gazete olarak görmek doğru değildir. Yeni Asya, Hz. Adem’den (as) beri peygamberler ve mücedditler vasıtasıyla yapılagelen ilânat hakikatinin devamı olarak görülürse gerçekten bir anlamını bulur. Bu anlamda Bediüzzaman Hazretlerinin bu silsile içindeki vazifesini idrak edemediği için Üstad’la mesafesini muhafaza edenler aynı mesafeli duruşu Yeni Asya gazetesine karşı da göstermektedirler. Her ne olursa olsun, malumdur ki Nurcu, Risale-i Nur’u kendi malı gibi sahiplenene denir. Bu sebeple tek kişi de kalsak bu ilanat vazifesini sürdürmeye devam edeceğiz. Ne mutlu bize ki bir sınava girmeden böyle bir hizmette istihdam ediliyoruz. Bu ilanat hakikatinin muhataplarına ulaşabilmesi için günün teknik gelişmeleri ile de uyumlu bir şekilde gelişerek ilerlememesi gerekiyor. Bu vesile ile sanal âlemde çok yeni gelişmeleri duyurma aşamasına geldiğimizi de yönetim kurulu olarak duyurmaktan memnuniyet duyuyorum” diye konuştu.

ÖZEL: İMKÂN MESELESİ DEĞİL, İMAN MESELESİ          

İzzet Atik’ten sonra söz alan eski AP Milletvekili Recep Özel, Süleyman Demirel’in Yeni Asya gazetesine dair fikirlerine de yer verdiği konuşmasında, “Yarım asırlık bir çınar olan Yeni Asya gazetesi; on yıllarca çalkantılı günler, darbeler, yasaklamalar hatta el koymalarla geçen yayın hayatına rağmen dimdik ayakta kalabildiyse, bize çok önemli bir mesajı da vermiş oluyor: Günlük yayın organı olan bir gazete olmak ve böyle bir gazetede gazetecilik yapmak, bunu 55 yıl sürdürebilmek, bayrağı taşıyanlar değişse de bu bayrağı taşıyanların geçmişte, bugünde ve gelecekte de aynı mefkûre altında birleşmeleri ve bu mücadeleyi vermeleri, Yeni Asya gibi bir mücadele abidesi fikir ve yayın organını bu günlere getirebilmek, bir imkân meselesi değil, bir iman meselesidir” dedi.

DEMİREL TEMSİL ETTİĞİ FİKRİYATA ÖNEM VERİRDİ

Haftalık çıkan ve günün zor şartlarında büyük hizmetler gören İttihad gazetesinden Yeni Asya gazetesinin yayın hayatına giriş serencamına da temas eden Recep Özel, Süleyman Demirel’in de gazete ve temsil ettiği fikriyata büyük önem verdiğini söyledi. 28 Ekim 1990’da yapılan Kocatepe Mevlidi dolayısıyla Yeni Asya yönetim kurulu üyelerine yönelik başlatılan göz altılarda Demirel’in basın açıklamaları ve telgraflarla Bediüzzaman ve Yeni Asya tarafında durduğundan bahseden Recep Özel, Demirel’in “MGK’da Risale-i Nur aleyhine bir cümle sarf edilirse cevabını veririm” dediğini aktardı.

GÜLEÇYÜZ: YENİ ASYA BÜYÜK HİZMET YAPIYOR

Yeni Asya gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kâzım Güleçyüz ise, Yeni Asya’nın geçmişte büyük hizmetler yaptığını ve bu doğrultuda da büyük bedeller ödediğini dikkat çekerek, “Geçmişte dindarların, özellikle de bizim aleyhimize şiddetli bir şekilde kullanılan TCK’nin 312. maddesi vardı. Daha önceki 163. madde yerine ikame edilmişti. ‘Deprem İlahî ikazdır’ ifadeleri de bu kapsamda değerlendirilerek cezaya muhatap olmuştu. O günlerde bu hukuksuzluğu aşmak için çok çetin bir mücadele verdik, gazetemiz defaatle toplatıldı. 312. madde, tesettür, adalet, hukuk alanlarında verdiğimiz bu çetin mücadeleler çok farklı yerlerde makes buldu. AB ilerleme raporlarına kadar girdi. Bunun bir sonucu olarak da Mehmet Kutlular ağabey, kendisine verilen cezanın tamamını yatmadan, gazetemizin 33. yıldönümüne denk gelen günlerde tahliye edildi. Biz de Kurban Bayramı, tahliye ve 33. yılın aynı zamana denk gelmesini üç bayram başlığı ile başlığa taşımıştık” diye konuştu.

BÜTÜN MÜCADELELERİMİZİ HUKUK İÇERİSİNDE YAPTIK

Güleçyüz konuşmasında şunları söyledi: “Şimdi aradan 22 sene geçti. Bugün de temelsiz, hukuksuz bir davaya muhatap olduk,  defalarca  heyet değişti.  İki sefer ceza verildi ikisi de istinaftan, birisi usûlden birisi esastan olmak üzere, döndü. Ve heyet oy birliği ile beraatimize karar verdi. Yine aynı hafta sonu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden Yeni Asya ile alakalı haber  aldık. AİHM, Yeni Asya’ya uygulanan keyfî yaptırımları gündemine taşımış ve bu keyfi uygulamaları fikir ve bilgi edinme hakkına aykırı görmüş ve ilk başvuru sahibine de 1000 Euro tazminatla hükmetmiş. Biz zaten bu zamana kadar bütün mücadelelerimizi hukuk içerisinde yaptık, er geç hukukun kazanacağını söyleyerek geldik. Ancak bize karşı hukuksuz davrananlar ise çok feci akıbetlerle karşılaştılar, iflah olmadılar.

İNAYET HİZMETİMİZİN HER SAHASINDA GÖRÜNÜYOR

“Yeni Asya’nın bunca fitnelere ve baskılara rağmen kimliğinden taviz vermeden yoluna devam edebilmesini inayet dışından başka bir şeyle izah etmek mümkün değil. İnayet hizmetimizin her sahasında görünüyor. Bunlardan birisi de Risale-i Nur ve bandrol meselesi.  Bugüne kadar alabildiğimiz bandrolü bir gün birdenbire alamamaya başladık. Doğrudan Risale-i Nur için çıkarıldığı belli olan bir kanunla Risale-i Nur’un basımı devlet tekeline sokulmaya çalışılıyordu. Bu kanunun çıkmaması için elimizden geleni yaptık. Süreç 666 gün devam etti. Anayasa Mahkemesinin iptali ardından da Üstad’ın varisleri ile görüşülmesi ile birlikte iş çözüme doğru gitti.

Ülkenin 15 Temmuz sonrası süreçte yaşadığı vahim tablo sonrası bazılarının Yeni Asya üzerinden kendilerini temize çekme gayretleri içerisinde olduğunu dile getiren Güleçyüz, “Bugüne kadar, son süreç dâhil, hukuk ve adalet noktasındaki duruşumuzdan dolayı çok muhataralı süreçlerden geçtik. Hâlbuki cemaat olarak duruşumuz baştan beri belli. Fethullah Gülen ile alakalı kanaatimiz belli. Düşüncelerimiz, HSK dâhil birçok devlet raporlarına ve resmî evraka geçmiş vaziyette. Burada ilginç olan cemaatin güçlü olduğu dönemlerde ona kol kanat geren, etrafından ayrılmayanların hatta cemaate yönelik eleştirilerimiz sebebiyle bizi tenkit edenlerin bugün devranın değişmesiyle bizi hedef tahtasına koymalarıdır. Biz adalet-i mahza neyi emrediyorsa onu yapıyoruz. Üstad, adalet-i mahzayı ‘bir masumun hakkı bütün halk için iptal edilmez’ olarak tanımlıyor. Bugün milyonlarca kişinin hakkı payimal ediliyor. Buna nasıl duyarsız kalabilirsiniz. Bu sebeple bu zamanın en büyük problemini ‘adalet anlayışının özellikle dindarlarda aşınmış olması’ olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

GENÇLERE ULAŞMAMIZ LAZIM

Hizmetlerin neşriyat sahasındaki gelişmelerini de anlatan Güleçyüz, “1980 yılında yayıncılık alanında muazzam bir gelişme kaydetmiştik. Kitap çeşitliliği, muhteva ve zenginlik olarak İslami cenahın en büyük yayınevlerinden biri haline gelmiştik. Zaten darbe bunun üzerine gerçekleşti. O günlerde çıkan ilim-teknik, ilahiyat vs. serileri on binlerce kişinin imanının kurtulmasına vesile oldu. Bugün bu tarz çalışmaların güncellenerek yeni iletişim vasıtalarıyla yeni nesillerin gündemine taşınması gerekiyor. Bu anlamda ‘Fidanlık’ ekibiyle ifadesini bulan genç arkadaşlarımıza büyük vazifeler düşüyor. Ayrıca artık günlük gazete de yetmiyor. Artık gazete de birçok şeyin gerisinde kalıyor. Mesela bu dönemde X’i (Twitter) çok etkin kullandık ve birçok trol saldırısını X’ten (Twitter) verdiğimiz cevaplarla püskürttük. Dolayısıyla neşriyat hizmetlerimizde sosyal medyayı çok daha etkin kullanacağımız bir süreci başlatmamız gerekiyor. Bu vesile ile sosyal mecrada yaptığı çalışmalarla tebrike şayan işler yapan DKT ekibinin içeriklerini daha da zenginleştirerek nesillere ulaşması gerekiyor. Artık kitap okumayan hatta okuduğunu anlamayan insanların bulunduğu bir zaman dilimindeyiz. Elindeki telefon ekranından ona ulaşmanın bir yolunu bulmalıyız” diye konuştu.

Okunma Sayısı: 2253
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı