Ekopolitik’in Yargı Raporu, adalet sistemine güvenin zayıfladığını ortaya koydu; katılımcıların yalnızca yüzde 11’i sistemi “iyi” buldu.
Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, Ekopolitik’in Yargı Raporu’nu değerlendiren bir yazı yazdı. Taşgetiren yazısında, “Önümde bir rapor var. Yargı Raporu. Ekopolitik tarafından, bizzat hakim, savcı, avukat, stajyer avukat ve yardımcı personel ile yapılan görüşmelerle hazırlanmış. Orada katılımcılara “Türk adalet sisteminde ișler genel olarak nasıl gidiyor?” sorusu yöneltilmiş. “İyi”ye yüzde 11’lik cevap çıkmış, “Çok iyi”ye sadece yüzde 0.6,… ”Ne iyi ne kötü” ye yüzde 31.5… “Kötü” diyenler yüzde 33.3 “Çok Kötü” diyenler yüzde 23.5”’i buluyor” dedi.
Yargıya müdahale arttı
Raporda sarsıcı bir fotoğrafın ortaya çıktığını belirten Taşgetiren, “Siyasî Talepler ve ‘Mutemet Yargıç’ Algısı” başlıklı bölümün, “Yargı bağımsızlığının en somut ihlâli, yargılama sürecine dışarıdan yapılan müdahalelerdir” cümlesiyle başladığını aktardı. Anayasa’nın 138. maddesi mahkemelere emir ve talimat verilmesini yasaklamasına rağmen, anket verilerinin bu kuralın uygulamada esnetildiğini gösterdiğini kaydeden Taşgetiren, hâkimlere yöneltilen “Yürüttüğünüz dosyayla ilgili siyasî/bürokratik kanallardan talep geldi mi?” sorusuna verilen cevapların, yargının dış etkilere kapalılık ilkesinin pratikte aşındığını doğruladığını ifade etti.
Bu iklimden adalet çıkar mı?
Taşgetiren’e göre bu tablo, yargı teşkilatı içinde belirli dosyaların belirli hâkimlere yönlendirildiği ya da karar süreçlerinde “ricacı” olunduğu yönündeki “mutemet yargıç” eleştirilerinin sahadaki karşılığına işaret ediyor. Taleplerin varlığının, yargıyı vatandaşın hak arama mercii olmaktan çıkarıp nüfuzlu kesimlerin taleplerinin karşılandığı bürokratik bir mekanizmaya dönüştürme riski taşıdığını vurgulayan Taşgetiren, “İşte size karman çorman bir iklim… Emekli yangınına çözüm çıkar mı bu iklimden, iç cephe tahkimi çıkar mı, adalet çıkar mı, el hasıl “ört ki ölem” psikolojisine deva bulunur mu?” dedi.
Haber Merkezi