"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman Kur’ân ve sünnete dayanmıştır

23 Kasım 2019, Cumartesi
BURSA’DA DÜZENLENEN SEMİNERDE BEDİÜZZAMAN’I ANLATAN EĞİTİMCİ-YAZAR MUSTAFA ÖZTÜRKÇÜ, “BEDİÜZZAMAN’IN YAŞADIĞI KUR’ÂN VE SÜNNET ODAKLI, İZZET VE ŞEAMET DOLU HAYATI TARİH DENİLEN MAZİ DERELERİNİ ŞEREFLE SÜSLEMİŞTİR” DEDİ.

Bursa Yeni Asya Derneği tarafından organize edilen “Bediüzzaman’ın Manevî Şahsiyeti” konulu seminer, Eğitici yazar Mustafa Öztürkçü tarafından verildi.

Bediüzzaman’ın ömrünün her sayfasının birer şeref levhası olduğunu söyleyen Öztürkçü, “Tarih ne dost ne de düşmandır, o milletlerin ianesidir, derler. Tarihin seyri içinde cereyan eden hadiseler bağlamında, Bediüzzaman’ın yaşadığı Kur’ân ve sünnet odaklı, izzet ve şeamet dolu hayatı, tarih denilen mazi derelerini şerefle süslemiştir” şeklinde konuştu.

Kur’an ahlakına dayanmıştır

Bediüzzaman’a verilen vazife ile birlikte manevî bir şahsiyetinin olduğunu söyleyen Öztürkçü, konuşmasına şöyle devam etti: “Bediüzzaman’ın tarihsel gelişimlerle birlikte yaşanan hadiseler; onun, hayatının ve  hayatını tümüyle vakfettiği Risale-i Nur eserleriyle çağımızda her yönüyle bir rehber şahsiyet olduğunu açıkça göstermektedir. Bediüzzaman’ı anlama adına üç önemli noktadan hareket etmek, bizi sağlıklı yaklaşım ve değerlendirmelere götürür: Bediüzzaman’ın hayatı, eserleri, talebeleri. Bediüzzaman’ın mühim özelliklerinden; Kur’ân ahlâkına dayalı sünnet eksenli bir hayat yaşamış olması, bütün meselelere Kur’ân rasathanesinden âyet dürbünü ile bakmış olması. onun hayatı ve eserleriyle ülkemiz, insanına ve bütün insanlığa ne kadar güzel, faydalı  hususiyetler ve değerler kazandırdığını görmek gerekir.

İ’caz-ı Kur’ân’ın Beyanı Risale-i Nur’la olmuştur

Bediüzzaman’ın manevî şahsiyetini anlamak için hayatına bakmak gerekir. Onun hayatının şüphesiz en büyük hadisesi Risale-i Nur’dur. Kur’ân-ı Kerîm’e gelen saldırıları muhafaza etmek için Risale-i Nur’a çalışmıştır. Bu kudsî vazifenin  Bediüzzaman’ın hayatında makes bulduğunu görüyoruz. “Bediüzzaman, kendisi bir vakıa-i sadıkada görüyor ki, meşhur Ağrı Dağı müthiş derecede infilâk ediyor. Dağlar gibi parçaları dünyanın her tarafına dağıtıyor. O dehşet içindeyken merhum validesine, ‘Ana korkma! Cenab-ı Hakk’ın emridir. O hem Rahîm’dir, hem Hakîm’dir’ diyor. Birden mühim bir zat beliriyor ve âmirâne şöyle diyor: ’İ’caz-ı Kur’ân’ı beyan et!’ Bediüzzaman kendisi bu vakıayı şöyle tevil ediyor: ‘Uyandım; anladım ki, bir büyük infilâk olacak. O infilâk ve inkılâptan sonra Kur’ân etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur’ân kendi kendini müdafaa edecek. Ve Kur’ân’a hücum edilecek; i’câzı onun çelik bir zırhı olacak. Ve şu i’câzın bir nevini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzed olacak ve namzed olduğumu anladım.”

***

Benzer içerikleri okumak için tıklayınız:

Said Nursî iman kurtarma mücadelesi verdi

İslamilik Endeksi ve Bediüzzaman

Cenab-ı Hakk'ın rahmetine uğurladığımız Hafız Taha Hoca'nın ifadeleriyle Bediüzzaman

Urfa Âlimlerinden Sabri Yazar’ın Bediüzzaman mütalâası

Okunma Sayısı: 1479
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı