"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meclis kürsüsünden anlamlı mesajlar - Bediüzzaman’ı anlamaya ihtiyaç var

29 Mart 2026, Pazar 00:40
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Bediüzzaman’ın fikirlerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek, iktidarın bu çerçevede bir muhasebe yapması gerektiğini ifade etti.

DOĞUDAN-BATIDAN AYDINLAR BEDİÜZZAMAN’I ANLATTILAR
Risale-i Nur, küresel akademinin gündeminde
Çağımızın Kur'an Tefsiri Risale-i Nur Külliyatını daha yakından tanıyalım?

ANKARA - MEHMET KARA

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Bediüzzaman Said Nursî’nin vefatının 66. yılı dolayısıyla Meclis’te bir konuşma yaptı. Ekmen, Bediüzzaman’ın daha çok din adamı kimliğiyle bilindiğini, ancak ömrünün önemli bir kısmını siyasî ve beşerî meselelerde mücadeleyle geçirdiğini belirterek, bu yönünün hem onun derinliğini ortaya koyduğunu, hem de Türkiye’nin yaklaşık yüz otuz yıllık yerinde sayışına işaret ettiğini ifade etti. Münazarat ve Uhuvvet risalelerinin bugün Türk siyaseti için önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.

Risale-i Nur’un mesajları bugün de geçerli

Ekmen, Münazarat’ta yer alan meşrutiyet, hürriyet, Kanun-ı Esasi, istibdat, Meclisin rolü ve hâkimiyeti ile gayrimüslimlerle ilişkiler; ayrıca cehalet, zaruret ve ihtilaf gibi meselelerin bugün de çözülemediğini dile getirdi. Uhuvvet risalesinde geçen kardeşlik, sevgi, ittihat ile tefrika, kin, düşmanlık, inat ve haset gibi kavramların ise günümüzde de siyaseti ve toplumsal düzeni olumsuz etkilediğini söyledi.

Bediüzzaman’ın daha çok anlaşılması lâzım

Bediüzzaman’ın, hem saltanat hem meşrutiyet hem de cumhuriyeti gördüğünü ve bu üçüne de aynı temel ilkeler zaviyesinden baktığını söyleyen Ekmen, “Bu temel ilkelerden birkaçı adalet, temsiliyet, hürriyet, ittihat, hakkaniyet ve eşitlik idi. 1908 yılında bir Fransız gazeteci kendisiyle bir röportaj yaptığında tam da bu kavramlar üzerinden kendisi için ‘Enteresan bir kişilik, efsanevî bir zat, daha çok tanınması gerekir’ diyor. Özellikle, meşveretle ilgili vurguları, mutlak adalet anlayışı ve çok bilinen bir misaliyle ‘Bir gemi dolusu şakinin içerisinde bir masum insan dahi var ise o masum insanın hatırına o gemi dolusu şakiye zarar verilemez’ kriteri bugün bile ceza soruşturmalarında sıklıkla karşımıza çıkan masumların hakkının korunması noktasında çok önemli bir ifade” diye konuştu.

İstibdada karşı çıktı

Hürriyetin onun için çok temel bir kavram olduğuna dikkat çeken Ekmen “Hem bu dönemde hem de tek parti döneminde âdeta mahkeme salonlarına hayatını hasrederek kendi hürriyeti için mücadele etti. İstibdadı bir mesele olarak ele aldığında, ister şahısların isterse de sistemin içindeki istibdadı bir zulüm olarak tanımladı ve devleti yönetenlerin vazifesinin millete hizmetkârlık etmek olduğunu, onlara hükümranlık kurmak, hegemonya kurmak olmadığını ifade etti. 

“Bugün için bile demokrasi, hukuk temelli, hürriyetçi ve eşitlikçi bir devlet modelinde kendisinin beyanlarını, kendisinin eserlerini görebiliriz” ifadelerini kullandı.

Muhasebeye ihtiyaç var

Ekmen, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kendisini bütün yönleriyle daha çok anlamaya ve iktidar açısından ise yüz otuz yıl önce saltanata, meşrutiyete ve tek parti iktidarına yaptığı itirazların bugün için, bu iktidar için de geçerli olduğu gerçeği noktasında ciddi bir muhasebeye ihtiyaç olduğunu ifade etmek isteriz.”

 

Okunma Sayısı: 4280
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    30.03.2026 08:21:04

    İŞTE EY MÜ'MİNLER!Ehliiman aşiretine karşı tecavüz vaziye-tini almış ne kadar aşiret hük-münde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden faz-la vardır.Her birisine karşı te-sanüd ederek, el-ele verip mü-dafaa vaziyeti almaya mecbur iken;onların hücumunu teshil (kolay) etmek, onların harîm-i İslâma girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan garaz-kârane tarafgirlik ve adavetkâr ane inad; hiçbir cihetle ehl-i imana yakışır mı? O düşman daireler ehl-i dalalet ve ilhad-dan tut,tâ ehl-i küfrünâlemine, tâ dünyanın ehval ve mesaibi-ne kadar birbiriiçinde size kar-şı zararlı bir vaziyet alan, birbi-ri arkasında size hiddet vehırs ile bakan,belki yetmişnevi düş manlar var.Bütün bunlara kar-şı kuvvetli silâhın ve siperin ve kal'an:Uhuvvet-i İslâmiyedir (İslâmKardeşlığidir). Bu kal'a-i İslâmiyeyi, küçük adavetlerle (düşmanlıklarla)ve bahaneler-le sarsmak;ne kadar hilaf-ı vic dan ve ne kadar hilaf-ı masla-hat-ı İslâmiye olduğunu bil, ayıl!" Bediüzzaman

  • S.topuz

    30.03.2026 08:11:53

    "Ehadîs-i şerifede gelmiş ki: Âhirzamanın Süfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları, İslâm'ın ve beşerin hırs ve şikakından (ayrıliklarından) istifade ederek az bir kuvvetle nev'-i beşeri herc ü merc eder ve koca Âlem-i İslâmı esaret altına alır. EY EHL-İ İMAN! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız! İhtilafınızdan istifade eden zalimlere karşı اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ (Mü'minler ancak KARDEŞTİRLER!...) kal'a-i kudsiyesi içine giriniz; tahassun ediniz. Yoksa ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 270 😭🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸 😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇩🇪🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Hüseyin İlhan

    29.03.2026 08:34:17

    İktidar ALLAH CC'ün emirlerine açıkça ve alenen karşı fiiliyatta bulunuyor. Efendimiz SAV'min hayatından hiiiç ibret almıyor ve ders çıkarmıyor. İslam büyükleri ve bilhassa yüce rabbimiz tarafından fani dünyada iken cenneti ile müjdelediği başta hülafi raşidin ve diğer mübarekelerden de ibret almıyor,ders çıkarmıyor. Aziz üstadımızın iman ve kur'an hizmeti için yaşadığı hayattan,kur'anı azimüşşanın ayetelrini tefsirinden ders alır mı hiç.O ancak herdaim yaptığı hak gaspları gibni RİSALE NUR ları inhisarı altına alarak istismar ve sulandırma fiiliyatı için istimal eder. Aziz üstadımızın 'HAK'KIN HATIRI ALİDİR HİÇBİR HATIRA FEDA EDİLMEZ,veciz ifadesini hiç mi duymadı.Neden şahsi ve zümre çıkarları için milyonların hakkını gasp ediyor. Bir masumu katletmek bütün insanlığı katletmek gibi bir cürüm olarak rabbimiz tarafından ayeti ile belirttiği hüküm,emri ilahi açık ve sarihken milyonların katlinde suç ortağı olan biri için ne dense beyhude olduğunu gördük,görmeye devam ediyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı