Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Bediüzzaman’ın fikirlerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek, iktidarın bu çerçevede bir muhasebe yapması gerektiğini ifade etti.
DOĞUDAN-BATIDAN AYDINLAR BEDİÜZZAMAN’I ANLATTILAR
Risale-i Nur, küresel akademinin gündeminde
Çağımızın Kur'an Tefsiri Risale-i Nur Külliyatını daha yakından tanıyalım?
ANKARA - MEHMET KARA
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Bediüzzaman Said Nursî’nin vefatının 66. yılı dolayısıyla Meclis’te bir konuşma yaptı. Ekmen, Bediüzzaman’ın daha çok din adamı kimliğiyle bilindiğini, ancak ömrünün önemli bir kısmını siyasî ve beşerî meselelerde mücadeleyle geçirdiğini belirterek, bu yönünün hem onun derinliğini ortaya koyduğunu, hem de Türkiye’nin yaklaşık yüz otuz yıllık yerinde sayışına işaret ettiğini ifade etti. Münazarat ve Uhuvvet risalelerinin bugün Türk siyaseti için önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.
Risale-i Nur’un mesajları bugün de geçerli
Ekmen, Münazarat’ta yer alan meşrutiyet, hürriyet, Kanun-ı Esasi, istibdat, Meclisin rolü ve hâkimiyeti ile gayrimüslimlerle ilişkiler; ayrıca cehalet, zaruret ve ihtilaf gibi meselelerin bugün de çözülemediğini dile getirdi. Uhuvvet risalesinde geçen kardeşlik, sevgi, ittihat ile tefrika, kin, düşmanlık, inat ve haset gibi kavramların ise günümüzde de siyaseti ve toplumsal düzeni olumsuz etkilediğini söyledi.

Bediüzzaman’ın daha çok anlaşılması lâzım
Bediüzzaman’ın, hem saltanat hem meşrutiyet hem de cumhuriyeti gördüğünü ve bu üçüne de aynı temel ilkeler zaviyesinden baktığını söyleyen Ekmen, “Bu temel ilkelerden birkaçı adalet, temsiliyet, hürriyet, ittihat, hakkaniyet ve eşitlik idi. 1908 yılında bir Fransız gazeteci kendisiyle bir röportaj yaptığında tam da bu kavramlar üzerinden kendisi için ‘Enteresan bir kişilik, efsanevî bir zat, daha çok tanınması gerekir’ diyor. Özellikle, meşveretle ilgili vurguları, mutlak adalet anlayışı ve çok bilinen bir misaliyle ‘Bir gemi dolusu şakinin içerisinde bir masum insan dahi var ise o masum insanın hatırına o gemi dolusu şakiye zarar verilemez’ kriteri bugün bile ceza soruşturmalarında sıklıkla karşımıza çıkan masumların hakkının korunması noktasında çok önemli bir ifade” diye konuştu.

İstibdada karşı çıktı
Hürriyetin onun için çok temel bir kavram olduğuna dikkat çeken Ekmen “Hem bu dönemde hem de tek parti döneminde âdeta mahkeme salonlarına hayatını hasrederek kendi hürriyeti için mücadele etti. İstibdadı bir mesele olarak ele aldığında, ister şahısların isterse de sistemin içindeki istibdadı bir zulüm olarak tanımladı ve devleti yönetenlerin vazifesinin millete hizmetkârlık etmek olduğunu, onlara hükümranlık kurmak, hegemonya kurmak olmadığını ifade etti.
“Bugün için bile demokrasi, hukuk temelli, hürriyetçi ve eşitlikçi bir devlet modelinde kendisinin beyanlarını, kendisinin eserlerini görebiliriz” ifadelerini kullandı.

Muhasebeye ihtiyaç var
Ekmen, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kendisini bütün yönleriyle daha çok anlamaya ve iktidar açısından ise yüz otuz yıl önce saltanata, meşrutiyete ve tek parti iktidarına yaptığı itirazların bugün için, bu iktidar için de geçerli olduğu gerçeği noktasında ciddi bir muhasebeye ihtiyaç olduğunu ifade etmek isteriz.”