"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mesai arkadaşları Mehmet Kutlular’ı anlattı: Mehmet Kutlular'ın 3 sırrı

04 Mayıs 2021, Salı 02:22
Yeni Asya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü İbrahim Özdabak, Kutlular ağabeyin üç sırrının Bediüzzaman Said NursÎ’ye inancı, Risale-i Nur’a olan sadÂkati ve Zübeyir Gündüzalp ağabeye olan tam itimadı olduğunu belirterek, bu üç sırrın onu büyük bir dâvâ adamı yaptığını söyledi.

HABER: İZMİR / YENİ ASYA

Geçtiğimiz Cumartesi günü Ege Bölgesi Yeni Asya Temsilciğinin organizesiyle “Mesaî Arkadaşım Mehmet Kutlular” isimli panel online olarak gerçekleştirildi. Panelde yakın zamanda vefat eden Mehmet Kutlular Ağabeyin hususiyetleri ve kendisiyle alâkalı hatıralar konuşuldu.

Program, Euronur.tv ve Yeni Asya TV youtube kanalından canlı olarak yayınlandı. Avrupa, Amerika, Avustralya ve dünyanın diğer bölgelerinden de takip edilen program, ömrünü Risale-i Nur hizmetine adamış ve Yeni Asya gazetesinin tavizsiz istikrar çizgisiyle bugünlere ulaşmasında büyük emek harcamış olan Mehmet Kutlular Ağabeyin anısına büyük bir ilgiyle izlendi.

Sunuculuğunu Muhammed Yusuf Akbaş’ın yaptığı program Abdullah Şahan’ın Kur’ân tilâveti ve ardından Yeni Asya Gazetesi Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Atik’in açış konuşmasıyla başladı.

Muhalif-muvafık herkesin kabul ettiği, Türkiye’de İslâmî değerleri ihyayı hedefleyen en önemli cemaatin Yeni Asya namıyla bilinen Nur Cemaati olduğunu ifade eden Atik, 1970’li yıllara kadar bazı farklı gazetelerde Nurculuğun işlenmesine rağmen 1970’den sonra 60 yıla yakın süredir Nur hareketinin topluma mal edilmesi için uğraşan bir cemaat olduğumuzu belirtti. Mehmet Kutlular Ağabeyin hususiyetleri ile alakalı işlenecek konuların sadece Mehmet Kutlular Ağabeye münhasır kaldığının düşünülmemesini, Mehmet Kutlular Ağabeyin özelliklerinin bir Nur Talebesinde olması gereken özellikler olduğuna dikkat çeken Atik, Nur Talebelerinin, Nurcular’ın böyle hasletlere sahip olduğunu, Mehmet Kutlular Ağabeyin hasletlerini Risale-i Nurlar’dan aldığını, bizlerin de aynı gayrette olmamız gerektiğini bir kere daha teyit ettirmek ve Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî’nin bırakmış olduğu bu emanetleri mümkün olduğunca geniş kitlelere ulaştırmak gayretinde olduklarını ifade etti.

Sadakat mesleği ve Kutlular Ağabey

Programın ilk konuşmacı Yeni Asya Gazetesi İzmir Temsilcisi Hasan Şen, Mehmet Kutlular’ın “Mesleğe Sadâkati” konusunu işledi. Kutlular Ağabeyle tanışıklıklarının çok eskiye dayandığını ifade eden Şen, Üstad’ın vefatından sonra bir gazete çıkartılması hususunda gayretler olduğunu ve Zübeyir Gündüzalp’in Mehmet Kutlular’ı İzmir’e gazete çıkartması için gönderdiğini, İzmir’de Zülfikar’ın ve Uhuvvet’in çıkmasında Mehmet Kutlular’ın büyük gayretleri olduğunu, idarecilik yaptığını ve o yıllarda sık sık görüştüklerini belirtti. Zülfikar’da da, Uhuvvet’te de ve Yeni Asya’da da son zamanına kadar Kutlular Ağabeyin o sadâkatinin görüldüğünü söyleyen Şen, 1990 yılına kadar çok sık görüştüklerini 1990’dan itibaren de çok sıkı arkadaşlıkları olduğu belirtti. Birlikte birçok seyahate ve umreye gittiklerini anlatan Hasan Şen, Umre’de Kutlular Ağabeyin umre ibadetini tamamlandıktan sonra fazla kalamadığını ve “Burada hizmet yok, burada sadece ibadet var.” diyerek 15 günlük zamanları olmasına rağmen onun erken döndüğünü ifade etti. Çok güzel hatıralarının olduğunu ifade eden ve birkaçını da anlatan Şen, hangi sürece, hangi döneme bakılırsa bakılsın Kutlular’ın mesleğe sadâkatinin görüleceğini söyledi. Ardından Kutlular Ağabey hapisten çıktığında yazdığı bir şiirini okuyan Şen konuşmasını noktaladı.

Ömrünün tamamını Risale-i Nurlar’a adamış bir dava adamı

İkinci konuşmacı olarak kırk seneden fazla bir süre birlikte çalıştıklarını ifade eden gazetemiz çizeri ve Yazı İşleri Müdürü İbrahim Özdabak, Mehmet Kutlular’ın “Gazeteciliği” konusuyla alâkalı konuşarak, Mehmet Kutlular Ağabeyin gençliğine dair kendisinden dinlemiş olduğu hatıralarını aktardı. 1960’lı yıllarda Nurculuğu yok etme planlarının en ağır şekilde uygulandığını ve Bediüzzaman’ın Talebelerinin bir var olma mücadelesi verdiklerini ifade eden Özdabak, Üstad’dan ders alan başta Zübeyir Gündüzalp Ağabeyin ve yanında Mehmet Kutlular’ın büyük bir mücadele verdiklerini, Mehmet Kutlular’ın gözüpek, cesaretli, civanmert, haksızlıklara boyun eğmeyen ve kendisine verilen hizmet vazifesini hüvesi hüvesine yerine getiren birisi olarak hizmetlerde boy gösterdiğini ifade etti. 1976 yılında İstanbul’a gelerek Cağaloğlu’nda Yeni Asya’yı tanıdığını belirten Özdabak, pek çok hatırasını duygulanarak aktarırken, konunun Kutlular Ağabeyin gazeteciliği olmasına rağmen yaptıklarının Nurculuk olduğunu ifade etti. 1990-91 yıllarında Bediüzzaman’ı anma programı için Kutlular Ağabeyle Van’a gittiklerini ve onun İstanbul’a döndükten sonra kendisinin bir gün daha orada kaldığını ve İsmail Yaprak Ağabeyle ilgili bir hatırasını anlatan Özdabak, İsmail Yaprak Ağabeyin “İslâm âlemi içerisinde cadde-i Kur’âniye’de yürüyen en ileri cemaat Nurculardır. Nurcuların içerisinde de Yeni Asya ve Mehmet Kutlular’dır. Hatta zamanın otuz yıl ilerisindedir.” sözlerinin otuz yıldır hafızasından silinmediğini aktardı. Özdabak, Kutlular Ağabeyin üç sırrının olduğunu, bir; Bediüzzaman Said Nursî’ye inancı, iki; Risale-i Nur’a olan sadâkati, üç; Zübeyir Gündüzalp Ağabeye olan tam itimadını sıralayarak bu üç sırrın onu büyük bir dâvâ adamı yaptığını ifade etti.

Zulme karşı duruşun sembolü oldu

Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kâzım Güleçyüzde, Mehmet Kutlular’ın “Adalet Anlayışı” konusunu ele aldı. Kutlular Ağabey’in Zübeyir Gündüzalp Ağabey’in rahle-i tedrisinde yetiştiğini ve onun adalet anlayışı denildiğinde bunun, Risale-i Nurlar’daki adalet anlayışı olduğunu belirten Güleçyüz, bunun, Üstad Bediüzzaman’ın ifade ettiği adalet-i mahza ve zulme karşı duruş olduğunu ifade etti. Zulme karşı duruşun, zulmün yapıldığı dönemde olmasının önemli olduğunu ifade eden Güleçyüz, Kutlular Ağabeyin 1967 yılından 28 Şubat dönemine kadar pek çok zorlu dönemlerde mücadelede bulunduğunu ve tarihe kaydettirdiği söylemlerle hatırlandığını belirterek, “Deprem İlâhî İkazdır.” sözüyle kitlelerin onu hayırla yâd ettiğini söyledi. “Sözlerimin arkasındayım.” cümlesinin yine o dönemde ona ait olduğunu söyleyen Güleçyüz, Kutlular Ağabeyin başına gelecekleri bilmesine, ağır hücumlara ve tazyiklere rağmen dirayetinin örnek olduğunu ve bir hakikat söylediği zaman bedeli ne olursa olsun onun arkasında dimdik durma örneğini gösterdiğini belirtti. 1995’de aynı dâvâlarda yargılandıklarını ve Cenab-ı Hakk’ın inayetinin bu hizmet üzerinde devam ettiğini, o zorlu yargılanmalarda gördüklerini ifade eden Güleçyüz, o çetin dâvâlardan beraat ettiklerini söyledi. Kutlular Ağabeyin, Üstad’ın da sıklıkla üzerinde durduğu “vela teziru vaziretun vizra uhra” (Birinin hatasıyla başkası mesul olmaz.) Kur’ânî prensibine hassasiyetle riayet ederek, hiçbir zaman bir şahsın hatasından dolayı bir camiayı topyekun suçlamak gibi bir tavra girmediğini ifade eden Güleçyüz, derin devletin tuzağına düşürülen bir takım kişilerin veya cemaatlerin yine derin devletin eliyle maruz bırakıldığı zulümlere karşı da onların hukukunu savunmaktan geri durmadığını belirtti. Adalet-i mahza, suç ve cezanın şahsiliği prensiplerinin her hal ve şartta bizlerin dikkat etmesi gereken ölçüler olduğunu belirten Güleçyüz, Yeni Asya’nın adalet-ı mahzayı, masumiyet karinesini, suç ve cezanın şahsiliği ilkesini, âdil yargılanma prensibini, Kutlular âğabeyin yaptığı gibi, herkes için savunmaya devam edeceğini belirtti. Güleçyüz, 12 Eylül’den sonra askeri rejimin gazeteye olan ağır baskılarına karşı hukuk ve müspet hareket prensipleri içerisinde karşı çıkıldığını da ifade eden bir hatırayla konuşmasını sonlandırdı.

Duruşunda zikzak olmadı

Yeni Asya Gazetesi Araştırmacı-Yazarı Latif Salihoğlu ise Kutlular Ağabeyin “Siyaset Anlayışı” konusunu ele aldı. Mehmet Kutlular’ın siyasî duruşunun belli olduğunu ifade eden Salihoğlu, teorikte ve pratikte birbiriyle örtüşen bir duruşu olduğunu, kesinlikle bir sapma, bir zikzak olmadığını, düşüncelerinin zaten Risale-i Nurlardaki ölçü ve düsturlar neyse o olduğunu belirtti. Kutlular Ağabeyin zaman zaman çok sıkıntı ve ıztıraplar çektiğini gördüğünü söyleyen Salihoğlu, bunlardan birisinin 1980’den sonra 82 anayasasının oylanması zamanındaki gelişmeler olduğunu ve Kutlular Ağabeyin bu dönemlere ait anahtar kelimelerinin olduğuna dikkat çekti.

1980 sürecinde, 1990 sürecinde, 2010 senesinde çok sıkıntılar çektiğini ve zamanın Mehmet Kutlular’ı ve arkadaşlarını haklı çıkarttığını belirten Salihoğlu, duruşunda ne kadar sağlam olduğuna vurgu yaptı. 1980 sürecinde şahit olduğu anahtar kelimenin “Darbeye ve darbecilere taraftar olmak, siyasî dalâlettir.” olduğunu belirten Salihoğlu, Kutlular Ağabeyin darbe anayasasına taraftar çıkmanın, onu alkışlamanın ve o siyasi çizgiyi takip etmenin siyasî dalalet olduğunun her zaman altını çizdiğini kaydetti. Bugün kimsenin tersini savunamayacağını, iyi ki darbe alkışlandı, iyi iki evet dendi şeklinde kimsenin çıkamayacağını yani zamanın kimin haklı kimin haksız olduğunu tefsir ettiğini söyleyen Salihoğlu, Kutlular Ağabeyin Süleyman Demirel ile de 1980 sürecinden çokça görüştüklerini ifade etti. 1990 yıllarındaki süreçte de Kutlular Ağabey’le birlikte kendilerinin de büyük sıkıntılar çektiğini ifade eden Latif Salihoğlu, Süleyman Demirel’i beraber ziyaret ettikleri bir hatırasıyla konuşmasını noktaladı.

Sabrının mükafatını aldın Kutlular

Yeni Asya Gazetesi yazarı Nejat Eren de, Kutlular Ağabeyin “Hizmet Anlayışı”na değindi. İnsanlık tarihinde en büyük sıkıntıları Peygamberlerin, Sıddıkların, Allah dostlarının, âlimlerin ve ulemaların çektiğini, Üstadımızın, saff-ı evvel ağabeylerin, davaya en çok sadâkatle bağlı olanların kader çizgilerinde özellikle çile ve zorluklarda bir paralellik olduğunu belirten Eren, Zübeyir Gündüzalp ve Mehmet Kutluların da kader birliği olduğunu ifade etti. Kutlular Ağabeyi 1980’nin fırtınalı zamanlarında tanıdığını ifade eden Eren, 20 yıllık çok sık hizmet mesailerinde birlikte olduklarını ve bu birliktelikte birçok unutulmaz hatırasının olduğunu, karşıdan sert ve haşin gibi görülse de aslında; müşfik, nazik, medenî bir karakter sahibi, gerçek bir beyefendi olduğunu ve çok müdakkik, muhakemeli, kararlı ve ciddî bir duruşu olduğunu söyledi. Eren, hizmet deyince akan suların durduğu bir himmet ve gayreti gösterdiğini de ifade etti. Korku damarı olmadığından, dost muhalif kim olursa inandığı konuda önce ikna ve nezaket, olmazsa en sert ve yüksek perdeden dâvâsını müdafaa ettiğinden bahseden Eren, Kutlular Ağabeyin gıybet konusuna çok dikkat ettiğini, bazı konulardaki ihtilâflara karşı ağabeyler hakkında asla menfi bir tutuma girmediğini, girenler olursa hemen müdahale ettiğini kaydetti. Eren, Sungur Ağabeyin bir Konya buluşmasında, Kutlular Ağabeye, “25 senelik sabrının mükâfatını aldın Kutlular.” demesini ve Antalya’dan Nazım Akkurt Ağabeyle alâkalı bir hatırasını anlattı. Son olarak da Kutlular Ağabeyle alâkalı bir meşveret kararını okuyarak konuşmasını tamamladı.

Makama ve mevkiye itibar etmedi

Son olarak Yeni Asya Gazetesi eski Yönetim Kurulu üyesi İsmail Özdemir, Kutlular Ağabeyin “İstiğnası” konulu konuşmasını gerçekleştirdi. Risale-i Nur’dan istiğna ile alâkalı bir metin okuyarak konuşmasına başlayan Özdemir, Üstad’ın teklif edilen makam ve mevkilere, sunulan imkânlara istiğna düsturuyla itibar etmediğini, Kutlular Ağabeyin de hizmetlerde ve gazete yönetiminde bu düsturları gözettiğini, iman Kur’ân dâvâsında hizmetçilik yapmak gerektiğini ifade ettiğini belirtti. Kutlular Ağabeyin vazife şuurunun dem ve damarlarına kadar işlediğini söyleyen Özdemir, âyetlerden iktibasla istiğna düsturunu açıklayarak, Kutlular Ağabeyin istiğnasıyla alâkalı hatıralarını aktardı ve 1980 ihtilâlinden sonra Kenan Evren’in selâmıyla gelen heyetin tekliflerini de istiğna düsturuyla reddettiğini belirtti. Özdemir, istiğna düsturunun onun dem ve damarlarına karışmış derecede olduğunu ifade ederek, Kutlular ağabeyle 51 yıllık bir süreçte birçok hatıralarının olduğunu söyledi.

Şevke medar geçen programda hatıralar aktarılırken, moderatör Muhammed Yusuf Akbaş’ın teşekkür konuşmasıylasıyla program sona erdi. Programı izleyemeyenler, Euronur.tv ve Yeni Asya youtube kanalından programın tamamına ulaşabilirler. 

Okunma Sayısı: 1277
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı