"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Artıp düşer”se olan millete olur!

Mehmet KARA
06 Aralık 2021, Pazartesi
Dövizlerdeki anormal yükselişler hayatın her alanını etkiliyor. En başta da vatandaşa zam olarak dönüyor tıpkı akaryakıt fiyatlarındaki anormal artışlar gibi…

Dövizdeki artışı, “zengini daha zengin fakiri daha fakir yapıyor” en güzel özetleyen cümle olur. Dövizdeki son dalgalanmada bir avuç insan parasına para katarken milyonlarca insan daha da fakirleşti. Devletin borcu katlandı. Bu da daha doğmamış çocukların borçlanması anlamına geliyor. 

1 Eylül’de 8.30, 1 Ekim’de 8.88, 1 Kasım’da 9.53 olan dolar, 21 Aralık’ta ortalama 13.65 lira oldu. 14’ünde üstüne çıkan dolar, paramızın daha da değersizleşmesine yol açtı. Maliye Bakanı Lütfü Elvan’ın “görevden affı”nı istemesinden sonra Nureddin Nebati’nin Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanması ve Merkez Bankası’nın 7 sene sonra döviz satarak piyasaya müdahale etmesi dahi dövizin ateşini düşürmeye yetmedi. 

Durum böyle iken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın,“Kur dediğin bugün artar, yarın düşer, enflasyon dediğin bugün artar, yarın düşer” diyerek meseleyi önemsizleştirmeye çalışması da dikkat çekiyor. Kur ve enflasyon çıkarken olan millete oluyor. Zira millete zam olarak yansıyor. Bir taraftan çalışanların maaşları erirken diğer taraftan da hayat pahalılığından vatandaş evine yiyecek götüremiyor. Faturalara gelen zamdan sonra üstüne başına bir şey almak bir yana borcunu ödeyemediği için elektriği, doğal gazı ve suyu kesiliyor.  

Yani kurun ve enflasyonun artıp düşmesi öyle hafife alınacak bir şey değil. Çünkü direkt cebe yansıyor… Millet daha da fakirleşiyor! 

«««

Asgarî ücret açlık sınırını geçer mi?

Milyonlarca işçiyi ilgilendiren Asgarî Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını yaptı. En az 3 toplantı daha yapıp ay sonuna kadar asgarî ücreti belirleyecek. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Çalışma Bakanı ve parti yöneticileri asgarî ücretteki zamda çıtayı bayağı yükselttiler! Erdoğan, “Asgarî ücrete bugüne kadar olmuşun çok çok fevkinde bir artış yapacağız” diyerek toplantıda çıkacak sonucu ortaya koymuş oldu! 

İşçiler dört gözle en az ödenmesi gereken asgarî ücreti beklerken, hayal kırıklığı da yaşamak istemiyor. 

Asgarî ücretin iki tarafı var. Birisi işçiler, diğeri işveren... Bir bakıma hükümet komisyonda arabulucu… İşçiler açısından bakıldığında, başta akaryakıt olmak üzere bütün temel ihtiyaçlara gelen zamlar, dövizdeki artış asgarî ücreti eritti. Bu erime yüzde 70 civarında. Yılbaşında asgarî ücretin dolar karşılığı 383 dolar ederken, şu anda 231 dolara düştü. Asgari ücret tam tamına 152 dolar erimiş durumda. Geçen seneki dolar kuru üzerinden ücret belirlense asgari ücretin yaklaşık 5 bin lira olması gerekiyor. Bu da şu an için zor görünüyor. Beş bin liranın altında belirlenecek ücret geçen senenin altında olduğu anlamına gelir. 

İşveren tarafından meseleye bakıldığında da zaten daralan ve maliyetleri artan işveren de asgarî ücretteki artışı nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor. Çünkü ödeyememe durumunda işçi çıkarmak durumunda kalabilir. Bu da yüksek olan işsizliğin daha da artması demek. 

Bu yüzden hem işçi hem de işveren yüksek oranda olan vergilerin bir süre ya hiç alınmamasını ya da düşürülmesini bekliyor.  

Şu anda asgarî ücret 2.825 lira. Yani açlık sınırının altında… “Çalışanımızı enflasyonun altında ezdirmeyeceğiz” denilirse yüzde 20’lik artışla 3.400 lira olur. Yüzde 5’te iyileştirme olursa 3.531’liraya çıkar. 

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun hesaplamalarına göre, açlık sınırı 3.890, yoksulluk sınırı ise 13 bin lirayı geçmiş durumda olduğu düşünülürse, işçilerin önümüzdeki yılda açlık sınırının altında maaş alacaklarına kesin gözle bakmak mümkün… 

Özetle, asgarî ücretin 5 bin liranın üzerine çıkacağını düşünüp kimse hayale kapılmasın! Buna göre ödeme plânları yapmasın. Sonra üzülürüz! 

«««

Sadece çay-simit yenilirse…

Ekonomideki durumu en iyi özetleyen gösterge çay simit hesabıdır. Asgarî ücretin 2.825, en düşük emekli maaşının 1.500 lira (milyonlarca emekli asgarî ücretin altında maaş alıyor) olduğu bir dönemde çay simit hesabı milletin ne durumda olduğunu ortaya koyar.  

Geçtiğimiz günlerde gazetede manşet toplantısında çay-simit hesabı gündeme gelince, simit 2.5 lira idi. Bu sene sonuna kadar 5 lira olabileceği söyleniyordu. Editörümüz haberi yayına hazırlarken son anda simidin 3.5 liraya yükseldiğini öğrenince habere ekleme yapmak durumunda kalmıştı. 

Simit şu an itibariyle 5 lira olmadı, ama İstanbul’da 3.5 liraya çıktı. Ankara’da uzunca süredir 3 liraydı zaten.  

Çay simit hesabıyla milletin hali pürmelâlini ortaya koyalım.  

Simit 3,5 TL, çay (en az) 3 TL, toplam 6,5 TL ediyor. 5 kişilik bir aile günde 3 öğün çayla simit yerse birer simitten 15 simit eder. Bu da 52.5 lira simit, 45 lira çay etti mi, günlük 97.5 lira. Bir ayda ne eder 2.925 TL… Eşi çalışmayan 3 çocuklu bir işçinin asgarî ücreti 3.013 TL asgarî ücretlinin elinde kalan sadece 88 lira. Bununla kira mı ödesin, faturalarını mı? Yiyecek, giyeceğe para kalmıyor! 

Sadece çay-simit hesabıyla vatandaşın durumu ortaya çıkıyor.  

Şimdi kalkıp “ekonomi iyi yoldadır” sözüne kim inanır? 

SÖZÜN ÖZÜ 

“Eskiden gariban öyle böyle tok yatıyordu. İki kuşak için simit 1 liraydı. Şimdi gariban simit almak için 3,5 TL ödüyor. Yani 1 Dolar artık 4 Simit alıyor. Yangın milletin sofrasında. Seçim günü gelince hesap sorulacaklar ise zaten simit yemiyor.” 

(Gültekin Uysal, DP Genel Başkanı) 

Okunma Sayısı: 1500
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • erhan

    6.12.2021 15:34:29

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirasının reel değerini gösteren ‘reel efektif döviz kuru’ verilerini açıkladı. Buna göre, ekimde 60,11 olan TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeks değeri, kasımda 54,33 ile 1994 yılına kadar giden serinin en düşük seviyesine geriledi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı