Ramazan ayı gelince 16 milyon emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi tartışılmaya başlar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir seçim öncesi, “Bin lira bayram ikramiyesi vereceğiz” vaadinde bulununca İktidar, “Nereden bulup vereceksin?” diye karşı çıkmıştı. Sonra kamuoyunun baskısıyla Ramazan ve Kurban bayramlarında biner lira vermeye başlamıştı.
2018’den bu yana 8 senede bin liralık ikramiye 4 bin lira oldu. Önümüzdeki bayramlarda emekliye verilecek “ikramiye”nin 5 bin lira olması bekleniyormuş!
Aslında, “Emekliler için bayram ikramiyeleri 4 bin lira mı, 5 bin lira mı olsun?” tartışması şu anda boş bir tartışma…
Neden mi?
2018 yılında bin lira olan emekli ikramiyesi ile 5 gram altın alınabilirken, şu anda bir gram dahi altın alınamıyor. İkramiye ilk verildiğinde asgarî ücretin yüzde 60’u seviyesindeydi. Şu anda yüzde 14’ü civarında.
Emekliye yılda iki sefer verilen bayram ikramiyesinin, altın hesabına göre 37 bin; asgarî ücret hesabına göre 17 bin lira olması gerekiyor.
Samsun Milletvekili Erhan Usta ve 19 milletvekili konuyla ilgili verdikleri araştırma önergesi üzerinde muhalefet ve iktidar vekilleri konuştu, ama sonuç ortada; önerge AKP ve MHP tarafından reddedildi.
Muhalefet partileri emekli ikramiyesinin asgarî ücret seviyesinde ya da 17 bin liraya çıkarılması için kanun teklifi verdi. Bayramda verilecek ikramiyenin görüşeceği toplantıda iktidarın konuşmalarını şimdiden merak ediyoruz.
Yüksek enflasyonun sebebi olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz kuraklığı, Hazine Bakanı Mehmet Şimşek zirai donu, Merkez Bankası Başkanı yastık altındaki altını ve Ramazanı göstermişti. Bakalım bu sefer ikramiyenin 5 bin lira olmasını neyle izah edecekler?
Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla Meclis’te “Ne vakit yağmur yağar, altın iner, Ramazan biter, cemreler düşer, o vakit enflasyon da düşer. Beceriksizlik sebep; enflasyon, açlık, yoksulluk, yolsuzluk sonuç. Ey aziz millet, size bir şey söyleyeyim mi? Yukarıda adı geçen muhteremlerden artık hiçbir şey beklemeyin” ifadesiyle durumun özetini yaptı. Muhtemeldir ki iki bayramda emekliye verilecek ikramiye 5 bin lira olacak.
Bu yüzden boş bir tartışma değil mi? Açlık sınırının 32 bin lira, asgarî ücretin 28.075 lira, en düşük emekli aylığının 20 bin lira olduğu bir dönemde, iktidarın 2018 yılında ilk defa verilen değeri kadar ikramiye vermesini beklemek saflık olur.
***
MÜBAREK AYDA…
Geçtiğimiz hafta Meclis’te birer dakikalık gündem dışı konuşmalarda vekillerimiz, Ramazan ayını tebrik ederken milletin yaşadığı sıkıntıları da dile getirdi.
Bunlardan biri de Mersin Milletvekili Talat Dinçer’di. “Vatandaşımız faizle yatağına yatıyor, zam ve hayat pahalılığıyla yatağından kalkıyor, cezalarla yolda yürüyor, vergilerle yaşamaya çalışıyor. Vatandaşımız perişan hâlde” diyen Dinçer sözlerine şöyle devam etti:
“Durum böyleyken, özellikle devletimizin kendi memurunun kurduğu tuzaklarla yollarda trafik cezaları aldı başını gidiyor ve ticarî araç sahipleri artık şoför bulamaz duruma geldi. Yazılan trafik cezalarıyla ve ehliyete yazılan puanlarla artık insanlar evine ekmek götüremez oldu.”
“Bu mübarek Ramazan ayında en azından bir ehliyet affı çıkarılsın ve insanlar evine bir lokma ekmek götürebilsin” diye de birçok kişinin beklediği ehliyet affını gündeme getirdi.
Vatandaşın ne çok meselesi var. Peki, bu meseleleri çözecek iktidar ne yapıyor? Geçim sıkıntısı için vatandaştan sabır beklerken, enflasyonun düşmemesi için ise bahane uyduruyor.
Ramazan ayı, muhasebe ayıdır. Sadece insanın değil, yönetimin de muhasebe yapma zamanıdır…