"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hakkaniyet düsturu ve empati duygusu

Sinan Özden
24 Ocak 2021, Pazar
Hakkaniyet; hak ve adalete uygunluk, doğruluk ve dürüstlük gibi manalara gelmektedir.

Hak, adalet, doğruluk ve dürüstlük toplumun en çok ihtiyacı olan düsturlardandır. Bu ulvî düsturların özüne hakkaniyet düsturu denir. Hakkaniyet sahibi olan kişi, bu ulvî düsturları yaşar ve yaşatır, ancak günümüz toplumunda bu tarz ulvî ruhlu insanları bulmak oldukça güç maalesef. Eleştirirken, nasihat ederken, eğitirken, herhangi bir durum/olay karşısında hakemlik yaparken, hak sahiplerine haklarını verirken ve hakeza. Daima hakkaniyet düsturu ile hareket etmek gerekir. Aksi takdirde adaletsizlik ve haksızlık yapılmış olur. Bu durum da Gayretullah’a dokunur ve Cenab-ı Hakk’ın gazabı celb edilmiş olur.

Empati, hayatta insanların birbirlerini anlaması konusunda çok etkili bir yöntemdir. Hakkaniyet düsturu, empati duygusu ile daha etkin bir şekilde yaşanır. Nasıl mı? Bu durumu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Meselâ; evde, okulda, iş yerinde veya toplum içerisinde bir hata yaptınız. O hatayı gören annenizin, öğretmeninizin, işvereninizin veya toplum içerisindeki bir kişinin; size uygun olmayan bir üslûpla, sert bir tepkiyle ve âdil olmayan bir yargılamayla; hatanızı yüzünüze vurup ve de sizi orada çok incittiğini varsayın. Bu durumun da hayatınızda belirli periyotlarla tekrarlandığını düşünün. O anki ruh haliniz ne olurdu, ne hissederdiniz? Elbette üzülürdünüz ve kendinize haksızlık yapıldığını düşünürdünüz, değil mi? İşte burada hakkaniyet düsturunun yaşanmadığı görülmektedir. Peki, bunun neticesinde ne olacak? Elbette vahim bir sonuç olacak. Çocuğun aileye ve aile içi yapıya olan saygı ve güvenini sarsacak, öğrencinin öğretmene ve eğitim-öğretime olan inancı zayıflayacak, çalışanın işveren ve işyerine olan azim ve bağlılığı azalacak, toplumdaki kişinin topluma ve toplum yapısına olan bakış açısı olumsuz yönde etkilenecektir. 

Bahsedilen örnekte, hakkaniyet düsturu ve empati duygusu ile hareket edilseydi ne olurdu? Evde, okulda/üniversitede, iş yerinde veya toplumda insanlar birbirlerine karşı insaniyetlerinin gereklerini yerine getirmiş olurdu. Çünkü hakkaniyet düsturunun esas alınarak empati duygusu ile kendisini karşısındakinin yerine koyup kendisine yapılmasını istemediği haksızlığın yapılmasının önüne geçilmiş olunurdu. Evde (aile); çocuklar aileye ve aile içi yapıya saygı duyar, güveni artar ve çok daha güzel bir aile yapısı oluşur. Okulda; öğrenci öğretmenine ve eğitim-öğretime olan inancı güçlenecek. İşyerinde; çalışanın işveren ve işyerine olan azim ve bağlılığı artacak. Toplumdaki kişinin topluma ve toplum yapısına olan bakış açısı olumlu bir şekilde etkilenerek gelişecek. İşte bunun gibi farklı misaller vermek mümkün. Toplum ilişkilerinin birbirleriyle zincirleme bir bağlantısı vardır. Toplumun en küçük yapıtaşı olan aile hayatında hakkaniyet düsturunun yaşanması nispetinde sırasıyla; okul/eğitim-öğretim, iş / çalışma, toplum / toplumsal hayata etkili olan bu düstur bütün sirkülasyonun bel kemiği konumundadır.

Hasıl-ı Kelâm; insan, empati duygusuyla hareket edip kendisine yapılmasını istemediği hiçbir tavır ve tutumu hassaten hakkaniyet düsturunun ihlâlini (haksızlık) başka bir insan için asla yapmamalıdır. Rabbim bizleri hakkaniyet sahibi olan bahtiyar kullarından eylesin inşaallah. Amin...

Okunma Sayısı: 949
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı