"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidarın çok az, ihtiyacın pek çok

Sinan Özden
06 Ağustos 2019, Salı
Şu dünya misafirhanesinde âciz, fakir, zelîl, bî-kes, hâmisiz olan insanın her şeye gücü yeten Kadîr, Kudret, Celâl, Hâkim bir Zâta (Allah’a) ihtiyacı vardır.

Bu ihtiyaç, “Hadsiz hâcata mübtela, nihayetsiz a’danın hücumuna hedef olan ruhî insani…”ve“Kâinatın ekser en va’ıyla alakadar ve o alakadarlık yüzünden perişan ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen ruh-u beşer ve kalb-i insan…”(Asa-yı Musa) gibi hakikatlerle dile getirilen ihtiyaçtan ileri geliyor. Dünyanın ahvali ve insanın ahvalinden gelen elemler onu ruhî boğulmalara ve sıkıntılara giriftar eder. Bu hadisatın dizginlerinin kimin elinde olduğunun bilincine varmak ve O’na tam teslim olup sığınmak gerekir. İnsan, mağrur ve de akılsız olursa

Emanet-i kübrayı kabul eden, Kur’an’ın tabiriyle cahil ve zalim olan insanoğlu, yüklendiği sorumluluğu unutmuş ve gaflete dalıp boğulmuş demektir.

Ey insan! Kim olduğunu, nerden geldiğini, nereye gittiğini, buraya neden gönderildiğini bil ve ayıl! Sen, başıboş değilsin, bir vazifen var. Ömrün kısa, yapman gereken lüzumlu işlerin çoktur. Sana verilen  ömür sermayeni bu dünya misafirhanesinde zevk ve safaya harcayarak bad-ı heva eyleme. Ömrün kısa oluşunu ve ticaret nazarıyla hareket etmen gerektiğini anla ve hisset. Yaratılanların kendileriyle ve bir birleriyle olan muntazaman ilişkisini hikmet gözlüğünü takarak incele ve taşıdığı manaların sırlarına erişmeye çalış. Nakış nakış işlenmiş olan esmâya dikkat ederek talim-i esmâ vazifesini yap; manevi zevk ve lezzetlere vasıl ol inşâallah. 

Uyan, aklını başına al. “Nasıl ki yıldızböceği, kendi ışıkcığına itimad eder,  gecenin hadsiz zulümatında kalır; balarısı kendine güvenmediği için  gündüzün güneşini bulur, bütün dostları olan çiçekleri, güneşin ziyasıyla yaldızlanmış müşâhede eder; öyle de, kendine, vücuduna ve enâniyetine  dayansan, yıldızböceği gibi olursun. Eğer sen, fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlıkın yolunda fedâ etsen, balarısı gibi olursun, hadsiz bir nur-u vücud bulursun.” (Sözler)

Evet, hangisi olmak istediğimiz bize kalmış. İmtihan dünyasında neyi tercih ettiğimiz konusunda Cenâb-ı Hâk bizi serbest bırakmıştır. Bize verdiği cüz-i  ihtiyari sayesinde her insan istediği tercihi yapar ve külli iradenin de sevki  ile hayat serüveni o minval üzere şekillenir.

Cenâb-Hâk, tüm hayatını bu hayatı verenin yoluna sarfedenlerden eylesin inşallah Âmin.

Okunma Sayısı: 1204
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı