"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kimliğin önemi (2)

Sinan Özden
29 Nisan 2022, Cuma
İnsan, içinde bulunduğu toplumdaki yerini kendine özgü vicdanıyla, ahlakıyla, faziletiyle, kabiliyetiyle, duruşuyla ve izzetiyle belirler.

Cemiyet hayatında insanın şahsiyetini belirleyen bu özellikler ile kişi önemli bir kimliğe sahip olur: “Şahsiyet kimliği” (insaniyet). İnsan hayatta düşündükleri, yaptıkları, yapacakları ve bununla beraber önce kendisine sonra da çevresine sunduğu kimliği ile şahsiyet haritasını çizmiş olur. Bu kimlik, insanın asıl benliğini ortaya koyan ve onu asli varlığına uygun yaşamaya sevk eden çok önemli bir belgedir. İnsan bu belgeyi kaybederse kendini de kaybeder ve bir daha da kendisini bulması zor olur. Oysa ki insan çok değerli bir varlıktır. Aklı olan, iyi ile kötüyü ayırt edebilen, kendisinin aslî benliği olan şahsiyetini şekillendirmesinin gerekli olduğunun bilincinde olması gereken bir varlıktır. Böylelikle insaniyetini güçlendirmiş ve mümtaz bir kimliğe sahip olmuş olur. 

Diğer yandan bir başka kimlikten bahsetmek istiyorum. Bu kimlik, herkeste olmayan özel bir kimliktir; davetçi kimliği (mübelliğ). Başta peygamberler olmak üzere bu kimliğe sahip olan insanlar, kendilerini insanlığın maddi ve manevi kurtuluşuna adayan çok ender kişilerdir. Bu kimliğe sahip olan insanlar, anlattıkları ya da bildikleri ile değil yaşamlarıyla örnek olmuş; insanları kendilerine celbetmişlerdir. Bilindiği gibi tebliğ, Peygamberimiz’e (as) farz kılındı. Onun vazifesi sadece tebliğdi; hidâyeti ise ancak Allah verir. Peygamberimiz’den (as) sonra gelen o değerli insanlar, aldıkları bu tebliğ vazifesini muhtaç olan gönüllere ulaştırarak devam ettirdiler. “Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun.”1 mealindeki ayet-i celileyi esas alarak –farz-ı kifâye olan– bu ulvî vazifeyi kıyamete kadar üstlenen insanlar olacaktır inşaallah. Allah onların yâr ve yardımcısı olsun. Bizleri de onların zümresine ilhâk eylesin inşaallah. Davetçi kimliğine sahip olan insan; tahkikî imanıyla, sarsılmaz ihlâsıyla, sağlam takvasıyla, dinini hakkıyla yaşamasıyla, anlayışlılığıyla, istikametiyle ve istikrarıyla örnek olmalı ve etkin olmalıdır. Davetçi; İslam’a, hayra, güzelliğe davet ettiği zaman karşıdaki kişinin mizacına uygun bir üslup ile yumuşak bir dil kullanarak etkin bir tavır takınmalıdır. Ürkütücü, korkutucu, dışlayıcı, ötekileştirici bir tutum sergileyerek İslam’a davet olmaz; aksine insanın İslam’dan uzaklaşmasına sebep olunur, maazallah. 

Cenab-ı Hakk, bizleri ahirette kurtaracak bir kimliğe sahip olmayı ve o kimliği asla kaybetmemeyi bize nasib etsin inşaallah. 

Dipnotlar

1- Âl-i İmran Suresi, 104.

Okunma Sayısı: 873
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı