"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Başkasını affedin; fakat kendinizi aslâ!

Süleyman KÖSMENE
11 Kasım 2021, Perşembe
Said Bey: “Zübeyir Ağabeyin, ‘Başkasını sık sık affedin; fakat kendinizi ve nefsinizi aslâ!’ (Altın Prensipler, s. 85) sözünü açıklar mısınız? Kendimizi neden affetmeyeceğiz?”

Affetmek Kur’ân’ın Emridir

1- Başkasını affetmek Kur’ân’ın emridir. Kur’ân, “Affetsinler ve müsamaha göstersinler. Allah’ın sizi affetmesini istemez misiniz?”1 buyuruyor. 

2- Başkasını affetmek şefkattir, merhamettir, genişliktir, güzel ahlâktır, barışı ve huzuru kalıcı kılar, suçluya pişman olma, kendisini düzeltme ve tövbe etme imkânı sağlar.

3- Kendini affetmek ise rûhun tekâmülünü önler, ihlâsı zedeler, Allah rızasını arama kaygısını köreltir, güzel ahlâk kapısını kapatır, kişiyi hatasını görmemeye, ucba, riyaya ve gurura sevk eder. Allah ise riyâkâr ve şımarık insanları sevmez. 2

4- Nefsimiz her ne kadar kendisini hatasız görmek istese de, vicdanımız bizi mahşer sorgusuna çekmekten vazgeçmiyor. Vicdanımız bizi zaten affetmiyor.   

5- Allah tarafından affedilmenin yolu kendini acımasızca hesaba çekmekten ve yargılamaktan geçer. Kendini hesaba çeken kişi hatasını görür. Hatasını gören, bundan pişmanlık duyar ve hatasından dönmeye gayret eder. İşte gerçek tövbe budur. 

6- Bediüzzaman’ın ifadesiyle, nefsini ittiham eden kusurunu görür. Kusurunu îtiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder, Allah’a sığınır. Allah’a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek büyük bir noksanlıktır. İnsan kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar! Kusurunu itiraf etse affedilmeyi hak eder. 3

7- Aslolan, bizim kendimizi değil, Allah’ın bizi affetmesidir.  

Yedi Esas Nedir?

Mehmet Bey: “Birinci Şuâ’da ‘...altı erkân-ı imaniye ile beraber hakikat-ı İslâmiyet olan yedi esası...’ cümlesinde geçen bu yedi esas nedir? 2. Yedinci Âyet: ...998 adediyle Risalet-ün Nur’un 998 adedine tam tamına tevafukla... Cümlesinde geçen Risalet-ün Nur’un 998 adedi nedir?”

İmanın altı esası şunlardır: 1- Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak. 2- Meleklerine inanmak. 3- Kitaplarına inanmak. 4- Peygamberlerine inanmak. 5- Âhiret gününe inanmak. 6- Kadere, kazâya ve atâya inanmak. Yani hayrı da, şerri de Allah’ın takdir ettiğine inanmak. 

“İslâmiyet hakikati” bu altı temel üzerine bina olmuştur ve bu altı temel esasın yedincisi hükmündedir. Nitekim Kur’ân bize “iman” ve “sâlih amel” 4 gibi iki önemli çizgide vazife yükler: 

Bunlardan iman, altı sütunlu bir temeldir. Salih amel ise bu sütunlar üzerine yükselen İslâmiyet binasıdır.  

İslâmiyet binasının da salih amel bakımından beş ayağı vardır. Ki bunlar: 1- Şahadet kelimesi. 2- Namaz. 3- Zekât. 4- Ramazan orucu. 5- Hactır. 5 

Bu amel-i salih sütunları binayı tamamladığından, imanın altı esasının yedincisi hükmündedir.   

Kur’ân Risale-i Nur’u Müjdeliyor

Dokuz yüz doksan sekiz rakamı, “Risaletü’n-Nûr” harflerine cifir ilmince verilen rakamsal değerlerin toplamını ifâde eder. “Ve yuhikkullahü’l-hakka bikelimâtih” 6 (Allah sözleriyle hakkı ortaya koyar) âyetinin hususî teveccühü bu zamanda Risâle-i Nûr’dur ki, bu âyetin cifir ilmine göre harflerinin rakam olarak değeri de dokuz yüz doksan sekiz ederek “Risâletü’n-Nûr”un rakam olarak değeri ile tam tamına örtüşüyor. Demek bu âyetin bu zamanda hakîkati Risâle-i Nûr ile meydana çıkmıştır.  

Diğer yandan, Risâle-i Nûr’un “Sözler” namıyla tanınması ile bu âyette geçen “kelimat” ifadesi de örtüşmektedir. Kelimât, Arapça’da “hak ve hakîkate delil olan sözler” demektir. Bu zamanda hak ve hakikatin delili Risâle-i Nûr’dur. 

Bu kadar uygunluk ve örtüşme rastgele olamaz. Kur’ân’ın, Risale-i Nur’u müjdelediğini anladığımız âyetlerinden birisi bu âyettir! 7

Dipnotlar:

1- Nûr Sûresi: 22. 2- Kasas Sûresi: 76. 3- Lem’alar, s. 91. 4- Bakınız: Bakara Sûresi: 25. 5- Buhârî, İman 1; Müslim, İman 22 (....); Nesâî, İman 13, (9, 107-108); Tirmizî, İman 3, (2612). 6- Yûnus Sûresi: 82. 7- Şuâlar, s. 601.

Okunma Sayısı: 1563
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ. Seyda

    11.11.2021 22:14:33

    Affetmek, tamamını idrak edemediğimiz hakikatin bir yüzü olsa gerek. Kendi penceremizden hüküm verirken daha binlerce pencere olduğunu bilmek gerektiğinden affetmek gereklidir. Kaderin de biri hissesi olduğundan affetmek gereklidir

  • Ali

    11.11.2021 17:19:07

    " İmansız İslamiyet kurtuluş sebebi olmadığı gibi, İSLAMİYETSİZ İMAN DA kurtuluş sebebi değildir" hakikatının diğer bir ifadesi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı