Risale-i Nur perspektifinde Ramazan bayramının önemi kavramak lazım. “Evet, Ramazan-ı Şerifte, güya âlem-i İslâm bir mescid hükmüne geçiyor. Öyle bir mescid ki, milyonlarla hafızlar, o mescid-i ekberin köşelerinde o Kur’ân’ı, o hitab-ı semavîyi arzlılara işittiriyorlar." 1
Bu ifade Ramazan ayının bütün İslam dünyasında ortak bir ibadet atmosferi oluşturduğunu, Ramazan Bayramı ise bu ibadettin sonunda elde edilen huzur ve kardeşliğin toplumla paylaşıldığı müstesna manevi bir sevinç ve mükâfat günüdür.
Bayram sabahı Müslümanlar camilerde bayram namazı kılarak güne başlarlar. Bayram namazı, Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir ibadettir. Namazdan sonra insanlar birbirleriyle bayramlaşır, büyüklerin elleri öpülür, küçükler sevindirilir. Böylece toplum içinde sevgi, saygı ve kardeşlik bağları kuvvetlenir.
Ramazan Bayramı'nın önemli yönlerinden biri de yardımlaşma ve paylaşma duygusudur. Bayramdan önce verilen fitreler sayesinde ihtiyaç sahibi kimseler de bayram sevincine ortak olurlar. Zengin ile fakir arasındaki mesafe azalır, toplumda sosyal dayanışma güçlenir. Bayram günlerinde fakirlerin, yetimlerin ve kimsesizlerin hatırlanması İslâm ahlâkının önemli bir gereğidir.
Bayramlar aynı zamanda kırgınlıkların sona erdirildiği, kalplerin barıştığı günlerdir. Dargın olan kimselerin barışması, akraba ve dost ziyaretlerinin yapılması, toplumsal birlik ve huzurun güçlenmesine vesile olur. Bu yönüyle Ramazan Bayramı sadece bireysel bir sevinç değil, aynı zamanda toplumsal barış ve kardeşliğin yeniden canlandığı önemli bir zaman dilimidir.
Bugün Ramazan Bayramı’na ulaşmanın manevi sevincini yaşarken, gönüllerimizde bir taraftan da dünyanın birçok yerinde yaşanan acıların hüznü bulunmaktadır. Adeta dört bir yanımızın bir ateş çemberi hâline geldiği, savaşların, zulümlerin ve gözyaşlarının eksik olmadığı bir zamanda bayrama giriyoruz. Bu durum, bayram sevincimizi gölgelese de bayramın bize hatırlattığı en önemli hakikat; umut, kardeşlik ve dayanışmadır.
Ramazan ayı boyunca sabrı, merhameti ve paylaşmayı öğrenen müminler için bayram; sadece bireysel bir sevinç değil, aynı zamanda mazlumları hatırlama ve kardeşlik bağlarını güçlendirme günüdür. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında acı çeken insanların varlığı bize daha fazla dua etmeyi, daha fazla yardımlaşmayı ve insanlık için daha çok gayret göstermeyi hatırlatmaktadır.
Bayramlar, umutların yeniden yeşerdiği günlerdir. Zor zamanlar geçiyor olabilir; ancak insanlık tarihi göstermiştir ki her karanlık gecenin ardından mutlaka bir sabah doğar. İnanan insanlar için umut hiçbir zaman tükenmez.
Bu bayramda dualarımız; barışın, adaletin ve huzurun dünyaya hâkim olması içindir. Kalplerimizi kin ve nefret yerine merhametle doldurmak, birbirimize daha sıkı sarılmak ve mazlumların yanında olmak bayramın ruhuna en uygun davranış olacaktır.
Ramazan Bayramı’nın başta ülkemiz olmak üzere bütün İslâm âlemine ve insanlığa barış, huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyor, bayramın kalplerimize umut ve dirayet vermesini diliyorum.
Bayramımız mübarek olsun.
Dipnotlar:
1- 29. Mek.6.Nükte say.401