"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Resûlullah’ın (asm) Cebrail’den (as) makamca yüksekliği

Süleyman KÖSMENE
22 Mayıs 2019, Çarşamba 03:00
Malatya’dan Muhammed Kadir Turgut: “Bediüzzaman, İşaratu’l-İ’caz sayfa 52’de “ileyke”yi; sayfa 160’ta “ala abdina” yı tefsir ediyor. Arada bir mana farkı çıkıyor. Bunu açıklar mısınız?”

İLÂ-ALÂ FARKI 

İşaratu’l-İ’caz tefsir edilen âyetlerden biri Bakara Sûresi 4. Âyeti 1, biri de aynı sûrenin 23. Âyetidir. 2

Dördüncü âyet mealen şöyledir: “Onlar sana indirilen Kur’’ân’a da, senden önceki peygamberlere indirilen kitaplara da inanırlar. Onlar ahirete de kesin olarak iman etmiş kimselerdir.” 3

Bu âyetin metni şu cümleyle başlıyor: “Vellezîne yü’minûne bimâ ünzile ileyke…” Bu kısımda geçen “ileyke” zamiri “sana” demektir.

Bediüzzaman’a göre bu zamirle şu manalar ifade edilmiş olmaktadır:

Zirvede Hazret-i Muhammed (asm) vardır, hedef O’na vahyin ulaşmasıdır. Makamı yüksek olan O’dur. Vahye vasıta olan Cebrail (as) O’na gelen vahye hizmet ediyor. 

O’ndan daha yüksek değildir. O (asm) Cebrail’den (as) daha yüksektir. Bunun için vahiy O’na gelir ve O (asm) kendisine gelen vahyi cüz’î iradesiyle kabul eder.

Eğer bu zamir yerine “aleyke” zamiri olsaydı “senin üzerine” olacaktı. Böyle olsaydı vasıta-ı nüzul olan Cebrail’in (as) daha yüksek olması lâzım gelirdi. Burada açık bir isim yerine “ke” zamiri gelmesinin sebebi ise, Hazret-i Muhammed’in (asm) kendisine indirilen vahye sadece muhatap olduğunu, kelâmın doğrudan ve katıksız Allah kelâmı olduğunu, kelamda Hz. Peygamberin (asm) sözünün bulunmadığını ifade eder.

HARFLERİN NÜANSLARINDA MÂNÂLAR  

Sayfa 160’ta tefsir edilen âyet metninden bir parça ise şöyledir: “….mimma nezzelna alâ abdinâ…”

Bu âyetin ilk cümlesi şu mealdedir: “Eğer kulumuz üzerine indirdiğimiz Kur’ân’da bir şüpheniz varsa, Kur’ân’ın mislinden bir sûre getirin.” 4

Yukarıdaki âyette “ila” harfi cer’i kullanılmışken, bu âyette “alâ” harfi cer’i kullanılmıştır. İlâ harfi cer’ine göre hedef, maksut ve makamda üstünlük sahibi, kendisine vahiy indirilen Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) iken, bu âyette geçen “alâ” harfi cer’i dikkati âyeti nazil eden üzerine çekiyor. Âyeti nazil eden Cenab-ı Allah’tır. Ve şüphesiz makamca yüksek olan Cenab-ı Allah’tır.

Bu âyette vahyin Cenab-ı Allah’tan geldiği vurgusu ön planda olduğundan “ala” harfi cer’i kullanılmıştır. Önceki âyette vahyin nüzuluna vasıta olan Hazret-i Cebrail (as) vurgusu ön planda olduğundan “ilâ” harfi cer’i kullanılmıştır. Önceki âyet bu harf-i cerle Hazret-i Cebrail (as) ile Resulullah Efendimiz’i (asm) mukayese etmiş ve Resulullah Efendimiz’i (asm) yüksek makamda göstermiştir. Bu âyet, Cenab-ı Allah’ı açıkça “nazil eden” sıfatıyla zikrettiğinden, Cenab-ı Allah’ı ön plana almıştır. Resulullah Efendimiz’e (asm) işaret eden sıfatı bu sebeple “ala” ile zikretmiştir.

BENDEN DAHA KUL BİR KUL VAR MIDIR?  

Bu âyette “abd” yani “kul” lâfzının, Muhammed (asm) ismine tercih edildiğini de görüyoruz. Kur’ân’ın, bu âyette Hazret-i Muhammed’den (asm) neden “kul” sıfatıyla bahsettiği konusunda Bediüzzaman şöyle der:

“Abd tabiri, Peygamber Aleyhissalâtü vesselâmın azametine ve ibadetinin uluvv-i derecesine işaret olduğu gibi, “u’budû!” emrini te’kiddir. Ve Resul-i Ekrem (asm) hakkında varid olan vehimleri defetmektir ki, O Zat (asm) bütün insanlardan ziyade ibadet yapmış ve Kur’ân’ı okumuştur.” 5

Cenab-ı Allah insanlara Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) vasıtasıyla ibadeti, yani kulluğu emretmiştir. Bu emre muhatap olan, insanoğlunu temsilen Hazret-i Muhammed’dir (asm). Dolayısıyla insanlar içinde en fazla ve en mükemmel kulluk eden ve kullukta güzel örnek sahibi olan da Hazret-i Muhammed’dir (asm).

O (asm) zaten kendisinin bu özelliğini bilir ve “Benden daha kul bir kul var mıdır?” buyururdu. 

“Vasıta-i nüzulun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” Teklif edilen risalet vazifesini…

(Bakara Sûresi: 23) 160 “ala abdina” yani abdimiz üzerine inzal ettiğimiz Kur’ân’da bir şüpheniz varsa… Buradaki ala’da aynı mana var mı? Neden yok? Telifi nedir?

Dipnotlar:

1- İşaratu’l-İ’câz, s. 52. 2- İşaratu’l-İ’câz, s. 160.  3- Bakara Sûresi: 4. 4- Bakara Sûresi: 23. 5- İşaratu’l-İ’caz, s. 183.

 

Okunma Sayısı: 2086
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı