"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın Tesettür Risalesi

Yasemin GÜLEÇYÜZ
08 Mayıs 2024, Çarşamba
Bediüzzaman Hazretleri Tesettür Risâlesi’nde “Kur’ân’ın tesettür emri fıtrîdir. Kadınların fıtratı tesettürü iktiza ediyor.

Tesettür emr-i İlâhîsi kadınların özgürlüğüdür” ana fikri altında toplayabileceğimiz kavramları son derece orijinal bir şekilde açıklar. Bu eğlence ve hazzı esas alan sefih medeniyetin “Tesettür, kadınları köleleştiriyor” söylemini temelinden sarsan bir bakış açısıdır.  

İlginçtir ki Ahzab Suresinde 59. ayette yer alan tesettür emrini sadece başörtüsünden ibaret görmez. Kadının yapısında yer alan korku, emniyet, himaye, şefkat, muhabbet, çekinme gibi duyguların penceresinden tefsir eder. Güzel ahlaka derin bir vurgu yapar. Kadının biyolojik yapısını da yine bu açıdan değerlendirir. Risale-i Nur Külliyatında Hanımlar Rehberi’nde de yer alan bir cümle ile hanımlara (Haşiye-dipnot düşerek) şu tavsiyede bulunur: ‘’Hemşireler ve genç kızlar Tesettür Risalesini okumalıdırlar.’’

Bediüzzaman’ın bu tespitleri sadece Risale-i Nur okuyup anlamaya hayatına aktarmaya çalışan hanımların değil toplumun geniş dairesindeki kadınların da ilgisini çeker.

Bunlardan biri de Gazeteci Tuba Akyol’dur.

SAİD NURSÎ HAKSIZ DEĞİL!

“Said Nursî’den ‘sıfır beden’ baskısı” başlığını taşıyan 30.9.2007 tarihli Milliyet Pazar gazetesinde Bediüzzaman Hazretlerine hak vererek bakın neler anlatıyor: 

“Feminist kadın dergisi Pazartesi’den Handan Koç (1) geçen gün televizyonda Said Nursî’nin ‘Risâle-i Nur’undan bir bölüm okuyordu. Enteresandı. O yüzden aradım buldum:

“Risâle-i Nur, 24’üncü Lem’a: ‘Tesettür, kadınlar için fıtrîdir (doğuştan) ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü kadınlar hilkaten (yaradılış olarak) zayıf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için fıtrî bir meyli var. Hem kadınların on adetten altı yedisi ya ihtiyardır ya çirkindir ki, ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır, kendinden daha güzellere nispeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar; taarruza maruz kalmamak ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için, fıtraten tesettür isterler. Hattâ dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan, ihtiyarlardır. Ve on adetten ancak iki üç tanesi bulunabilir ki, hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sıkılmasın.’

“İşin acıklı tarafı, Said Nursî haksız da değil. Boy boy model fotoğrafları, güzellik takıntısı, sıfır beden falan derken, nerede öyle 10 kadında 3’ü gibi bir bolluk, son araştırmalara göre bugün artık neredeyse 100 kadından ancak 1’i kendini ‘yeterince güzel’ buluyor.

“Doğuştan değil ama sonradan; kadınlar giderek bakılacak bir şeye dönüştürüldüler çünkü….”

*1.Handan Koç Risâle-i Nur Enstitüsünün organize ettiği bir panel dolayısıyla Bediüzzaman Hazretleri hakkında Radikal gazetesinde yer alan bir yazı kaleme almış, özellikle Tesettür Risâlesi üzerinde hassasiyetle durmuş, bazı noktaların bu eserleri okuyanlarca açılmasını beklediğini ifade etmişti. Koç’un yazısını okuduğumuzda Tesettür Risâlesi üzerine “şerh” diyebileceğimiz gazetemizde yayınlanan “Tesettür Risâlesi Keşfedilirken” başlıklı 18 bölümlük bir dizi yazımız olmuştu. Bu dizi yazılar ‘’Örtünmek Hürriyettir’’ kitabımızı meyve vermişti. 

HÜLASA

Bediüzzaman’ın ‘’Hemşireler ve genç kızlar Tesettür Risalesini okumalıdırlar’’ cümlesi Risale-i Nur’u anlamaya çalışan biz hanımlara ‘’çok yönlü tahlil edilmek üzere verilmiş bir ev ödevidir’’ desek yanlış olmaz! 

Okunma Sayısı: 1650
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • selma

    8.5.2024 14:09:28

    70'li yıllarda anne ve babam İsviçre' ye çalışmak için gittiler. Gittikleri yer bir kasabaydı. Halkın, İslam dini hakkında bilgileri yok. Annem baş örtüsünden taviz vermemiş, örtüsünü bağlayıp çalışmış. Anneme " saçın mı yok ? onun için mi başını örtüyorsun?" diye soran olmuş.( Aklın yolu birdir derler.) Bunun inancın gereği olduğunu söyleyip, Risaledekine benzer bir mantıkla açıklamışlar. Kadınların güzelliklerinin dereceli olduğunu, hanımından daha güzel bir kadına ,bir erkeğin gözünün kayabileceğini , bunun da huzursuzluğa sebep olacağını anlatmışlar. Soruyu soran Alman erkek bu açıklamayı kabul etmiş, "doğru" demiş. Oruçla ilgili tebessüm ettiren bir anı da şöyle : Bizimkiler sahura kalkıyorlar. Bu bir komşunun dikkatini çekiyor, fabrika yönetimine şikayette bulunuyor. Diyor ki: "bu Türkler deli , gece yarısı kalkıp yemek yiyorlar." Onu da izah ediyorlar. Bu makaleyi okuyunca bu anılar aklıma geldi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı