"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukukta enterkonnekte sistem

Ahmet BATTAL
08 Mayıs 2024, Çarşamba
Dün akşam bizi Tuna nehrindeki Demirkapı Barajının elektriği aydınlatmış olabilir. Ya da önceki akşam Selanik limanını Fırat’ın elektriği parıldatmış olabilir.

Türkiye’nin herhangi bir yerinde herhangi bir anda kullandığımız elektrik, o sırada sisteme elektrik sağlayan bütün üretim kaynaklarının ürettiği elektriğin bir karışımıdır denilebilir.

Zira üreticilerden tüketicilere elektrik ileten hatlar çok kaynaklıdır ve çok uçludur. Hatta enterkonnekte sistem denilen bu ağlar sınır aşıcıdır. Komşu ülkelerin elektrik şebekeleri iki taraflı ya da çok taraflı anlaşmalarla -hem alıcı ve hem de verici olmak üzere- birbirlerine bağlıdır. 

Ancak bunun için elektriğin ve cihazların standartlaştırılması şarttır. “Bizim standardımız kendimize göre ve öyle de kalacak” diyenin enterkonnekte olması mümkün değildir.

Benzer durum uluslararası kara, deniz ve bilhassa hava taşımacılığı için ve radyo, televizyon ve internet yayınlarının standartlaştırılması için de geçerlidir. 

Bütün bunlara uluslararasılaşma ve evrensel hizmetlerde standartlaşma denir. 

Başka ülkedeki enerji kaynağına ihtiyaç duyan bir devlet, o kaynağı çalmak yerine satın almak yolunu seçerse ve kendi elektrik hatlarını ve cihazlarını bu sisteme uydurabilirse düzen kurulmuş olur. 

Hele satın alınan elektrik vaat edilen kaliteye uygunsa, yani mesela voltaj dalgalanmaları taahhüt edilmiş olan bant içinde kalıyorsa ya da elektrik kesintileri planlananı aşmıyorsa, mesele çözülmüş, ihtiyaç makul biçimde giderilmiş demektir. 

Yani “bana ne Bulgaristan’ın yol kalitesinden” diyemezsiniz, ama haydi bunu deseniz bile “bana ne komşularımın elektrik kalitesinden” diyemezsiniz. 

Maddi hizmetler böyle olduğu gibi hukuki hizmetler de böyledir veya böyle olmalıdır. 

Mesela uluslararası anlaşmalarla kurulmuş olan İnterpol’ün görevi, sınır tanımadan kaçan suçluları sınır tanımadan kovalamak ve yakalamaktır. 

Ancak sizin “suçlu” dediğinize, dünya, “böyle suçluluk olmaz” diyerek itiraz ediyorsa ya da en azından şüpheyle bakıyorsa durup düşünmeniz gerekir. 

“Biz nerede yanlış yaptık” demek de yetmez. “Bu yanlıştan nasıl vazgeçebiliriz” diye düşünüp sorgulamak gerekir. Bunun da yolu hukukta kalitenin standardını yakalamaktır.  

Sorgulamak ve yargılamak istediği bazı kişileri bulundukları ülkelerden uluslararası anlaşmalar yoluyla kendi ülkesine getirip yargılamayı başaramayan devletler bu neticeyi dolaylı yollarla ve operasyonel metotlarla elde etmeye çalışır. 

Bu tür devletler bu maksatla istihbarat birimleri kurup kaçırma operasyonlar yapmaya çalışırlar. Bu kişileri ülkeye getirmeyi “başarırlarsa” ayrıca iç siyasette bunun rantını da yemeye çalışırlar.

Ancak o ülkeler bu operasyonları her ülkede yapamaz. 

Onların bu operasyonları yapabildiği ülkeler, hukuk devleti standartları açısından kendilerinin de gerisinde olan ülkelerdir. 

Mesela, bu ülkelerin, insan hakları standardını yerleştirmiş olan Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde bu tür kayıt dışı operasyonlar yapması mümkün değildir. 

Bunlar da gösteriyor ki hukukta enterkonnekte sisteme geçmeden Hür Dünya ile alışverişi ve yarışı sürdürmek mümkün değil. 

Memleketimizin adalette küme düşmesine sebep olanlar, acaba ne yapsak utanırlar?

Okunma Sayısı: 1391
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cemil

    8.5.2024 21:00:05

    Son cümledeki sorunuza cevap: Asla utanmazlar, keşke yanılsam da özür dilesem...

  • süleyman ALIÇ

    8.5.2024 15:26:38

    tebrikler Ahmet hocam harika bir yazı ve kıyaslama yaptınız Evet Üstad Bediüzzaman'ın dediği gibi; "Dünya bir köy haline geldi" dolaysıyla küçük bir köyde her kes çok şeyleri ister istemez zorunlu da olsa ortak paylaşıyorsa dünyada da öyle zorunlu paylaşılması gereken krıterler vardır. "Enterkonnekte sistem" deyice aklımıza hemen Demokrat liderlerimiz merhum Menderes ve Demirel geldi her şeyin öncüsü olan bu Merhum liderler Türkiye de elektirik dağıtımında ilk "enterkonnekte sistemi" 1956 da Menderes, 1977 de de Demirel kurdurmuştu. maalesef bu liderlerin kıymetini toplumumuzun kahır ekseriyeti bilmiyor ve bilmek istemiyorlar. hatta "hukukta enterkonnekte sisteme" en çok ihtiyacı olanlarda ........

  • Oğuz Yiğiter

    8.5.2024 03:18:56

    "Yerli ve milli" mottosundan hâlâ siyasî rant devşirme derdinde olan bir zihniyet ve bu zokayı yutmaya teşne bir kitlenin olduğu bir yerde, bu yazıdaki üst düzey bir anlatımla "enterkonnekte hukuk" kavramını idrak edecek bir kafa ve bu zarif ikazdan sonra kızaracak bir yüz elbette beklenilemez. Maliyeti ise 22 yılın sonunda gelinen yerli ve milli sefalet tablosu. Maalesef acı gerçek bu...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı