"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müekkel melekleri görebilir miyiz?

Süleyman KÖSMENE
01 Mayıs 2024, Çarşamba
Kaan Bey:

“Her nevin müekkel melekleri olduğu Risalelerde geçiyor. Gezegenlerden, atomlara; atomlardan belki esir maddesine kadar hepsinin müekkel meleği var. Üstad Hazretleri bir ağaçta bir tane müekkel melek bulunduğunu ve onun bütün tespihlerini yaptığını söylüyor. O ağaç ise sayamayacağımız kadar atomdan, atom altı parçacıktan, esir maddesinden oluşuyor. Bunların hepsine de ayrı ayrı melek müekkel olup, bir ağaçta bile neredeyse sayamayacağımız kadar melek mi bulunuyor yoksa yalnızca bir melek mi nezaret ediyor? Yani ben bir ağaca baktığımda bile neredeyse sonsuza yakın melek vardır demem doğru mu oluyor? Şu kısmı tam anlayamadım: Bir melek ağaca müekkel olup oradaki Allah’ın mükemmel sanatlarını, isimlerini ve rahmetini temaşa ediyor ve hikmet bunu iktiza ediyor zaten. Ancak o ağaçtaki yalnızca bir esir maddesine müekkel melek ise yalnızca çok cüzi bir sanatı ve rahmeti görüp ona mı vekil olabiliyor?”

İnsanın Derinliği

Bu sorunuzla “insanlık” sıfatının sizi ne denli derinlikli konularda tefekküre sevk ettiğini görmüş oluyoruz. Evet, insan aynen resimde göründüğü gibi tefekkür ettiğinde işin en dibine kadar inen bir derinliğe sahiptir. O nedenle de emanet-i kübra makamına insan layık görülmüştür.

İnsan bu derinliği sebebiyledir ki, “bir saat tefekkür insana bir yıllık ibadetten fazla sevap kazandırıyor.”1 İnsan bu derinliği nedeniyledir ki, İslamiyet insanı “insaniyet-i kübra” makamına ulaştırıyor. Ve insanın büyüklüğünü kâinatın ötesine geçiriyor. 

İnsana İslam’ı ve imanı vermekle Cenab-ı Allah’ın insana ne büyük bir sofra açtığını Bediüzzaman’dan okuyalım:

“Nihayetsiz nimetleri isteyen ve hadsiz rahmetin meyveleriyle tegaddî eden ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyeti ve imânı sana verdiğinden, daire-i mümkinât ile beraber, Esmâ-i Hüsnâ ve Sıfât-ı Mukaddesenin dairesine şâmil bir sofra-i nimet ve saadet ve lezzet sana fethetmiştir.”2

Şu sofraları aklımız havsalamız almıyor. Bu sofraların mahiyetini ve keyfiyetini inşallah ebedî hayatta kavrayacağız.

Kâinatın Derinliği

İnsan derin olur da, kâinat derin olmaz mı? Kâinatın derinliği, eni, boyu, boyutu, görünmeyen yüzü, mülk ve melekût boyutları vs nedir? Bir kocaman bilinmez âlemin içinde bir nokta gibi hüviyetimizle yaşıyoruz; kâinatın bütünü hakkında bilgi sahibi olmak istiyoruz. 

Bizim etimiz budumuz nedir? Haddimizi aşmış mıyız yoksa? 

Hayır! Ama insan böyle harikulade bir yaratılışa sahiptir. 

O sebeple Rabbimiz emanet-i kübrayi insana verdiğini ifade ediyor: “Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelî’nin kudretiyle yokluk karanlıklarından ziyadar varlık âlemine çıkarılan mahluklardır. Sultan-ı Ezelî, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir.”3  

Keza insanlar bu iman ile “bütün mahlukat üstünde bir mertebeye çıktılar ki, yümn-ü iman ile emn ü emanet ile mücehhez emîn bir halife-i arz oldular.”4 

Tefekkürün Derinliği

İnsan boyutunu ölçemediği dev plazma gibi kocaman bir kâinatın içinde olunca, cüssesi itibariyle olmasa da, ruh zenginliği itibariyle kâinatı aşan bir müfekkireye sahip olunca…Zaten de ahsen-i takvim sahibi bir yaratılışa sahip olunca… 

Haddini aşan hususlarda da tefekkür eder. Düşünür,… Esir maddesi sayısınca müekkel melek var mıdır diye bunu tefekkür malzemesi yapar.

Biz bunu bu dünyevî bilgimize ve havsalamıza göre bilemeyiz. Ancak belki ebedî saadet kısmına gittiğimizde bunu bilecek bir havsalaya sahip oluruz.

Şimdilik tefekküre devam. Değil mi ki: “Tefekkür bir ibadettir.”5

Dipnotlar:

1- Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127., 2- Sözler, s. 401., 3- İşaratü’l-İ’caz, s. 27., 4- Sözler,.s 150., 5- Camiu’s-Sağir, II/127

Okunma Sayısı: 1643
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Kenan

    1.5.2024 12:26:55

    Müvekkel kelimesi mi daha doğru olur acaba yoksa müekkel mi ?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı