İhtiyaç sahibi mahpuslara Risale-i Nur Külliyatı ulaştıran Medrese-i Yusufiye ekibi, İzmir’de düzenlenen bir programla çalışmalarını anlattı.
İzmir-Yeni Asya - Arda Bilik
İzmir’de, iman ve Kur’ân davası yolunda yürütülen neşriyat çalışmaları ile 23. yılında Medrese-i Yusufiye hizmetlerinin ele alındığı bir program gerçekleştirildi. Yazarlar Kâzım Güleçyüz ile Ö. Faruk Özaydın’ın katıldığı program, katılımcılar için şevke medar oldu. Ödemiş, İzmir Merkez ve Pınarbaşı mahallesinde yapılan ders ve seminerlerle yürütülen programa çevre il ve ilçelerden çok sayıda okuyucu katıldı. Program, YouTube üzerinden de canlı yayınlandı. İlk programda, “Münazarat” eserinden Risale-i Nur dersi okuyan Ö. Faruk Özaydın’ın ardından Kâzım Güleçyüz bir seminer verdi.
Şahs-ı manevî ile kurtulabiliriz
Seminerde Güleçyüz, manevî cihadın cephe ülkesi olan Türkiye’de; iftira ve çarpıtmalara dayalı operasyonların tahripkâr biçimde yürütüldüğünü kaydetti. Kontrollü medya araçları, trol orduları ve bunlar üzerinden yürütülen kampanyalarla itibar suikastlarının yapıldığını belirten Güleçyüz, bu karalama faaliyetlerine karşı hakikatlerin bıkmadan, usanmadan ve uygun bir üslupla tekrar edilmesi gerektiğini söyledi. Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatından örnekler veren Güleçyüz, doğruların anlatılmasının önemine dikkat çekti.
Kendimize ulaşan her bilginin mutlaka tahkik edilmesi gerektiğini belirten Güleçyüz, şahs-ı manevî, irtibat, tesanüd, istişare ve meşveret hakikatleriyle algı operasyonlarının boşa çıkarılabileceğini ifade etti.
On binlerce eser ulaştırıldı
Bir sonraki program çevre il ve ilçelerden katılım sağlayan okuyucularla coşkulu bir şekilde icra edildi. Sunuculuğunu Hüseyin Can’ın yaptığı program, Ö. Faruk Özaydın’ın Meyve Risalesi’nden ve Risale-i Nur’da hapishanelere temas eden bahislerden okuduğu dersle başladı. Çay arası ve ikramların ardından program; İzmir İl Neşriyat Komisyonu Sekreteri Şakir Argın’ın “Neşriyatımız”, gazetemiz yazarlarından H. Muharrem Okur’un “Medrese-i Yusufiye Hizmetleri” ve Abdulbasir Şeker’in “Sosyal Medya” konulu konuşmalarıyla devam etti.
Kırk dört yıldır neşriyat hizmetlerinde bulunduğunu, yirmi üç yıldır da Medrese-i Yusufiye hizmetlerini yürüttüklerini belirten H. Muharrem Okur, çalışmaların ekip ruhu içerisinde sürdürüldüğünü ifade etti. Okur, on binlerce Risale-i Nur Külliyatı’nın Medrese-i Yusufiyelere ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını söyledi.

Hapishaneler ıslahhanelerdir
Programın son bölümünde Kâzım Güleçyüz, Risale-i Nur talebelerinin hapishane hayatından örnekler vererek mahpusların ıslahına vesile olduklarını anlattı. Hapishanelerin mahiyet itibarıyla birer ıslahhane olduğunu vurgulayan Güleçyüz, Medrese-i Yusufiye hizmetlerini takdir ettiğini ifade etti. Ardından 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerinden hatıralar ve yaşanan olaylar üzerinden günümüz meselelerine de değinen Güleçyüz, “Risale-i Nur ve Medya” konulu konuşmasını gerçekleştirdi.
Pınarbaşı’nda buluşma
Bir diğer program ise Pınarbaşı mahallesinde Ö. Faruk Özaydın’ın 16. Lem’a’dan yaptığı Risale-i Nur dersi ve ardından Kâzım Güleçyüz’ün “Muzır manileri hizmetle aşalım” konulu semineriyle gerçekleştirildi. Okur buluşmaları, soru-cevap bölümleri ve tefekkür gezileriyle geçen program, katılımcılar için manevî bir atmosfer içinde tamamlandı.