İran’a yönelik saldırıların tetiklediği enerji ve gıda krizi, Türkiye’de Şubat enflasyonunu yükseltirken Merkez Bankası’nı ‘acil durum’ adımlarıyla piyasaya müdahaleye zorladı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının tetiklediği enerji ve gıda maliyeti baskısı, Türkiye’nin enflasyonla mücadele programını yeni bir risk dalgasıyla karşı karşıya bıraktı. Bloomberg’in analizine göre, Şubat enflasyonundaki yükseliş ve piyasalardaki savaş kaynaklı dalgalanma, TCMB’yi faiz indirimlerine ara verme ve likiditeyi sıkılaştırma adımlarına yöneltti.
Stagflasyon riski korkutuyor
Açıklanan resmî verilere göre, Ocak ayında yüzde 30,7 olan yıllık enflasyon, Şubat ayında ivmelenerek yüzde 31,5’e yükseldi. Aylık enflasyon ise yüzde 2.96 olarak gerçekleşti. Şubat ayındaki bu artışın en büyük sebebi gıda fiyatlarındaki önlenemeyen yükseliş oldu. Ancak asıl tehlike kapıda: Katar’ın üre (gübre) üretimini durdurması ve küresel petrol fiyatlarındaki ralli, enerjide dışa bağımlı olan Türkiye’nin önümüzdeki aylarda eşi benzeri görülmemiş bir ithal enflasyon şokuyla (stagflasyon) karşılaşma riskini zirveye taşıdı.
Piyasaya “acil durum” müdahalesi
Bloomberg’in haberindeki en kritik detay, savaşın TCMB’nin politikalarında sebep olduğu “U dönüşü” oldu. Geçtiğimiz beş toplantı boyunca üst üste faiz indirimine giden Merkez Bankası, savaşın patlak vermesiyle birlikte piyasaya “acil durum” müdahalesinde bulundu. Hafta başındaki piyasa paniğini yatıştırmak için ana politika faizinden borç vermeyi askıya alan TCMB, bankaları yüzde 40’lık gecelik borçlanma penceresine yönlendirerek kısa vadeli borçlanma maliyetlerini fiilen (örtülü olarak) artırdı.
Haber Merkezi