Sevgiyi yazacaktım, görüyor musun, kaçırmışım, sevgililer gününü? Kırmak istemem durup dururken Aziz Valantine’den Aziz Valantine’cileri.
Anneler gününe bir ay var, beklemeliyim.
Babalar gününe daha fazla. Tüm anneler ve babalardan özür dilerim.
Ormanlar hakkında yazsam, darılır mı ağaçlar, “Şunu haftasında yazsan olmaz mı?” diye? “Aman canım, yaz da ne zaman yazarsan yaz” diye yüreklendirirler mi yoksa?
Veremle ilgili yazmak için verem haftasını mı beklemeli, verem olmayı mı?
Deprem olmadan, hatta söylentisi bile çıkmadan depremi yazamaz mıyız? En az kaç şiddetinde sallanmalıyız, depremden bahsetmek için? Durup dururken depremi hatırlatmak, hafif de olsa bir deprem etkisi meydana getirmez mi?
Bomboş olsa bugün yollar, kötü trafiğe dair bir şeyler yazmak için yarınki muhtemel trafik kazasıyla sıkışacak trafiği mi beklemeliyim?
Biri ölmeden ölümden, birinin doğum günü olmadan hayattan, biri hastalanmadan sağlıktan söz edemez miyiz?
Faturalarımızı düzenli olarak öderken, ekonomik sıkıntıdan söz etmek, oyun bozanlık sayılır mı?
Özel arabası olanlar toplu taşıma hizmetlerinden şikâyet etmemeli mi? Toplu taşıma hizmetlerini kullananlar otomobil vergilerini diline dolasa yanlış mı yapmış olurlar?
Durup dururken yemek tarifi versem, boğazıma düşkün olmakla suçlanır mıyım?
Doğum günüme aylar varken, “Yaşlanıyorum galiba” diye hayıflansam, hele daha 35 olmamışken “Dante gibi ortasındayız ömrün” desem, 23 Nisan’ı beklemeden çocukların geleceğimiz olduğuna, 19 Mayıs’tan önce gençlerin umut verdiğinden söz etsem acele mi etmiş olurum?
23 Nisan’dan önce bir koltuğa oturabilirim belki, ama oturmak için yeterince çocuk muyum?
Gençliğe hitap etmek için daha 2 ayım mı var, yoksa asla gençlere hitap edemez miyim?
Kadınlar gününü kaçırdım, bıyık taksam yetişir miyim? Peki Meclis kadın vekillerle dolsa, feministler artık ne savunur?
Kaç Iraklı ölmeli -ya da kaçındaydı işgalin yıldönümü- bir Ortadoğu yazısı yazmak için?
Eylülden önce romantik, yılbaşından aylar önce umut dolu olsam, ayıp olmaz mı?
Her şey zamanında diyenlere mi hak vermeli, “Annelerimizi bir gün değil, her gün hatırlamalıyız” diyenlere mi?
Yoksa, 10 Nisana dair ne söylemeli?
10.04.2007
E-Posta:
[email protected]
|