Başta sigara olmak üzere, alkollü içki ve her türlü ‘uyuşturucu/öldürücü’nün insanlığa verdiği zararlar ortada. Hemen her gün bu alışkanlıkların insanlığı uçuruma sürüklediği, sağlığını ciddî anlamda bozduğuna dair haberler, açıklamalar okuyoruz.
Sigara ve alkolün sebep olduğu felâketlerle ilgili haberleri okuduğumuz aynı gazetelerde ne yazık ki ‘alkollü içki’lerin reklâmını da görüyoruz. Hem de çok iyi bir ‘ürün’müş gibi, okuyanları ve görenleri içmeye teşvik eder şekildeki reklâmlar!
Gerek insan sağlığı ve gerekse toplum sağlığı için ‘kötü’lüğü tescillenmiş ‘mal’ların bu şekilde serbestçe, rahatça, insanları yanıltarak reklâmının yapılması neyin nesi? Meselâ, aynı gazetelerde sigaranın reklâmları yapılamıyor, ama daha kötü olan alkollü içki reklâmları serbest!
Türkiye’yi ‘idare edenler’ bu çelişkiyi görmüyor mu? Gerek TBMM ve gerekse toplumun sağlık ve güvenliğiyle ilgilenenler bu ciddî yanlışa ‘dur’ demeleri gerekmez mi? Aslında gerek sigara ve gerekse alkollü içkilerin ‘reklâm’ı yasak, ama bu yasak ‘kâğıt üstünde’ kalmış durumda. Sigara reklâmları için uygulanacak ‘ceza/müeyyide’ yönetmeliklerde yer aldığı için sigara reklâmları yapılamıyor. Ancak ‘alkollü içki’lerin reklâmlarının yapılması durumunda uygulanacak ‘ceza/müeyyide’ konusunda yönetmeliklerde ‘boşluk’ varmış. Bu sebeple, ‘boşluk’tan istifade eden ve yaptıkları reklâmlar sonrasında ‘ceza’ almayan üretici firmalar sanki içki reklâmı yapmak ‘normal’miş gibi birbirleriyle yarışıyorlar.
Daha önce de ifade etmiştik: Bir vesile ile bir milletvekilimize bu konudaki çelişkiyi hatırlatmış ve ‘Niçin içki reklâmları serbestçe yapılabiliyor?’ diye sormuştum. Cevaben, ‘Yapılıyor mu? Hiç farkında değilim’ demişti. Eğer böyle düşünen varsa ve ‘Alkollü içki reklâmı yapılıyor mu ki?’ diye soran varsa, örnek olması bakımından 8 Nisan 2007 tarihli Vatan gazetesinin 3. sayfasına bakabilirler. Baktıklarında gördükleri şu olacak: Bir derenin kenarında piknik yapan gençler ve ‘dere/akarsu’ya konulmuş ve soğuması beklenen bir şişe RAKI! En üstte de “Gel de içme” yazısı yer alıyor.
Görenleri ve duyanları alkole teşvik eden bundan daha ‘iyi’ reklâm olur mu? Alkollü içki üreticileri ‘Gel de içme’ diyerek gençleri ‘kötülüğe’ dâvet ederken, biz de Türkiye’yi ‘idare edenler’e sesleniyoruz: “Gel de (bu duruma, bu vurdum duymazlığına, bu ilgisizliğe) kızma!”
Halkın, bilhassa gençlerin ‘sağlığı’nı korumak Anayasa’nın da emrettiği bir ‘görev’dir. Öyle olmasa bile ‘zararlı’ olduğu ayan beyan ortada olan bir ‘ürün’ü bu şekilde reklâm etmek haksızlık olsa gerek. Türkiye’yi ‘idare eden’lerin, ‘yönetmelikte boşluk var, şu var bu var’ demeleri de haklı bir savunma değildir. Değil yönetmelikte, kanunlarda bile böyle bir ‘kötülüğe teşvik’in reklâmını yapmaya imkân tanıyan madde varsa bir an önce değişebilir ve değişmelidir.
Tabiî ki bu konuda vatandaş olarak bize ve başta tüketici haklarını korumak için kurulan sivil toplum kuruluşlarına da görev düşmektedir. Bu yanlışlara ‘elimizden bir şey gelmez’ deyip de sessiz kalmamalıyız. Her türlü hukukî ve meşrû yolu deneyerek bu ve benzeri ‘kötülüğe teşvik eden’ reklâmların yapılmasına engel olmalıyız. Bu konuda Yeşilay’a da görev düşmektedir. Çünkü Yeşilay, en başta bu gibi felâketlerle mücadele için kurulmuş bir STK’dır.
“Tek başına, iş başına” gelen iktidar partisi milletvekillerine ve “millet menfaati için siyaset yapıyoruz” diyen muhalefet milletvekillerine sesleniyoruz: Lütfen bu yanlışa bir dur deyin!
Yoksa, bu konu sizce ‘basit’ bir konu mudur?
10.04.2007
E-Posta:
[email protected]
|