Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 10 Temmuz 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Allah’ı sever gibi sevince



24. Söz’de belirtildiği gibi sevgi kâinatın varlık sebebidir. Varlıkları birbirine bağlayan en güçlü bağdır. Kâinatın hem ışığı, hem hayatıdır.

İnsan ise kâinatın en kapsamlı meyvesi olduğu için kâinatı istilâ edecek bir sevgi, o meyvenin çekirdeği olan kalbine derc edilmiştir.

İşte böyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi bir Zât olabilir.

Evet, en çok sevgiye lâyık olan Allah’tır. Yaratılışımıza yerleştirilen bu sonsuz sevgi ancak Onu sevmede kullanılabilir. Ondan başka hiçbir şey Onun kadar sevilemez. Aksi halde insan onu ilâh edinmiş olur. Sevilenler de ancak Onun adına ve sınırlı sevilir.

Eğer bir insanın kalbinde Allah sevgisinin yerine başka sevgiler yerleşiyor, kişi Allah’ı sevdiği kadar onları seviyorsa bu onun putudur.

Kişi sevdiğine uyar, peşinden gider, arzu ettiklerini yapar.

Her şeyin en doğru, en güzel ve en mükemmelini bildiren Kur’ân insanları bu tip yanlışlara düşmekten sakındırmak için buyuruyor ki:

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah’tan başkalarını Ona denk tutarlar ve onları, tıpkı Allah’ı sever gibi severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgileri ise çok daha kuvvetlidir. Keşke o zalimler, azabı gördükleri zaman anlayacakları gibi, bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azâbının pek şiddetli olduğunu şimdiden anlayabilselerdi!

“Dünyada iken kendilerine uyulmuş olan büyükler, o zaman, peşlerine takılmış olanlardan uzaklaşmış ve onları reddetmişlerdir. Artık hepsi birden azâbı görmüş ve aralarındaki bütün bağlar kesilmiştir.

“Büyüklerinin peşlerine takılanlar, o zaman derler ki ‘Keşke bir kere daha dünyaya dönsek de, şimdi onların bizi reddettiği gibi biz de onları reddetsek!’

“İşte Allah onlara, yaptıklarının neticesini böylece pişmanlık üstüne pişmanlık olarak gösterir. Onlar ateşten asla çıkacak değillerdir.”1

Ne kadar düşündürücü, ibretli değil mi?

İlmi geçmişi, geleceği birlikte kuşatan sonsuz ilim sahibi olan Allah, ilâhlaştıran ve onlara uyan kimselerin perişan hâlini işte böyle anlatıyor. Onlar gerçekleri bir bir gördükten sonra sonsuz bir pişmanlık içine girecekler, dünyaya tekrar dönüp durumlarını düzeltmek isteyecekler, ama bu pişmanlıkları onlara fayda vermeyecek.

Allah herkese akıl vermiş. Aciz, zayıf, sonsuz ihtiyaçlar içinde olan bir yaratığı ilâhlaştırmanın mantığı olabilir mi?

Dipnotlar:

1. Bakara Sûresi: 165-167.

10.07.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (09.07.2006) - Ömrümüz ne kadar?

  (08.07.2006) - En etkili insan

  (07.07.2006) - Niçin çırpınıyordu?

  (06.07.2006) - Medyundur bütün bir beşeriyet

  (05.07.2006) - En güçlü silâh

  (04.07.2006) - Ümmeti için titreyen peygamber

  (03.07.2006) - Olgunlaşmak için

  (02.07.2006) - Savaş ve rahmet peygamberi

  (01.07.2006) - Gönüllerde taht kurma

  (30.06.2006) - Mazlumların dostu

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004