"Gerçekten" haber verir 20 Ocak 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ahmet DURSUN

Antisemitik düşünceler



Allah (c.c.) Hz. Adem’den bu yana, peygamberleri vasıtasıyla insanlara bildirdiği mesajlarını “İslâm”la ifade etmiştir. İslâm; Allah’ın gönderdiği dinin buyruklarına uyarak esenliğe ve selâmete ulaşmayı ifade eden ve bütün peygamberlerin getirdikleri İlâhî bilgilerin tamamını içine alan dindir.

Kur’ân’la son şeklini alan “İslâm”ın temelini oluşturan ilkeler, vahye dayanan bütün dinlerle aynıdır. Ait oldukları zamanın şartlarına göre peygamberlerinin ismine izafeten Musevilik, İsevilik gibi adlarla da ifade edilen bu dinler özü itibariyle “tevhid” dinidir ve sevgi-barış yanlısıdır. Öyleyse “Musevilik” gibi bir “Tevhid” dininin mensuplarından sudur eden Gazze vahşeti nasıl açıklanabilir? sorusunun cevabı, Hıristiyanlıkta olduğu gibi, felsefenin ve sosyal şartların etkisiyle bu dinlerin aslî mesajından uzaklaşmasında ve bunlara dünyevî kaygıların hakim olduğu ideolojik yaklaşımların hakim olmasında aranmalıdır. Yoksa bugün, İsevilik’e ve Yahudilik’e hakim olan aslî mesajın dışındaki yapılanmalar ortadan kaldırıldığında, karşımıza çıkan dinin son din “İslâm”la örtüşeceği bir gerçektir. Bu iki kutsal dinin özünü bozan hareketlerden biri “siyonizm” ise, diğeri de “antisemitizm”dir.

Yahudilerin kutsal toprakları saydıkları Filistin’e dönme, orada sürekli kalma ve orada dünyaya da hakimiyet kuracakları bir Yahudi devleti kurma amaçlarının “ırkçı” bir yansıması olan “siyonizm” kanlı bir Yahudi hareketi olarak dünyanın nefretini celb etmeye devam ediyor. Irkçılığın, aklı ve vicdanı dumura uğratan nasıl hareket olduğu Filistin’de bir vahşilik simgesi olarak kayda geçti.

Şüphesiz, Yahudilerin tamamını bu vahşete ortak etmek Müslümanca bir yaklaşım değildir. İslâm’ın adalet anlayışı elbette ki yaşanan bu vahşete ortak olmayanların haklarını savunmayı da gerektirir.

İsrail’in, Filistin meselesindeki insanlık dışı radikal tavrı, yüzyıllardan beri var olan ve esasen yine bir Müslümanın ortak olamayacağı Yahudi düşmanlığını körükleyecektir. Kafaları siyasetin ahlâksız düsturlarıyla bezenen Müslümanlar için bu büyük bir tehlikedir. Yakında antisemitik düşüncelerin beynimizi kemirmeye başladığına şahit olabiliriz: “Kana kan, dişe diş, göze göz; Yahudilere ölüm!”

Antisemitizm, Yahudi halkına karşı duyulan nefreti ifade eden, en az siyonizm kadar vahşet unsurlarını içinde barındıran radikal bir ideolojik düşüncenin ürünüdür. Tarih boyunca birçok kez Yahudileri öldürmek, çeşitli vesilelerle onlara baskı yapmak, onları yurtlarından sürmek gibi olaylarla karşımıza çıkan antisemitik hareketlere ya da düşüncelere bundan sonra da rastlamak mümkün olabilecektir.

Her türlü ırkçılığı ve azgınlığı yasaklayan İslâm’ın elbette ki antisemitik unsurları beslemesi ya da desteklemesi beklenemez. Müslüman, hakkın yanında olan, zulme karşı çıkan, masumu korumak idealiyle yaşayan kişidir; bu masum bir Yahudi de olsa.

Bediüzzaman’ın Avrupa’yı ikiye ayıran tavrı bu meselede de bir ölçüdür. “Avrupa ikidir” diyerek “İsevîlik din-i hakikîsinden aldığı feyizle” insanlığa hizmet eden adil ve hakperest Avrupa’ya hak ettiği değeri veren Bediüzzaman’ın itirazı; beşeri sefahate ve dalâlete sevk eden sefih medeniyeti elinde tutan Avrupa’yadır. Bu yaklaşım tarzıyla, elbette ki dünyayı kana bulamaktan çekinmeyen siyonist Yahudi hareketleriyle, bu hareketleri desteklemeyen, bu vahşetten üzüntü duyan Yahudileri aynı kefenin içinde değerlendirmemek gerekir.

Siyonizm gibi antisemitizm de çağımızın en büyük ihtiyacı olan dünya barışını tehdit eden bir ideolojidir, bir fitnedir. Bu tür fitnelere karşı Müslümanlar, İslâmın sevgi ve barışa ait mesajlarıyla uyanık olmalıdırlar. Ülkemizde ve Batı’da çeşitli yardım kuruluşlarının Filistin için canhıraşane çalışmalarını, sağduyunun hakim olduğu sivil toplum hareketlerini görünce, insanlığın böylesine fitneleri artık içinde barındırmayacağını düşünüyorum. Devamında bütün dinlerin özü olan İslâma doğru bir insanlık yürüyüşünün başlayacağını söylemek fıtrî seyri gözler önüne sermekten başka bir şey değildir.

20.01.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (13.01.2009) - Mutluluğun fotoğrafı

  (06.01.2009) - Küfür devam eder, zulüm devam etmez

  (30.12.2008) - Bir Noel Arefesi yahut modern cahiliye

  (23.12.2008) - BEDİÜZZAMAN OLMADAN ASLA

  (16.12.2008) - Kapitalizm sonrası

  (09.12.2008) - Kime kurban olmalı?

  (02.12.2008) - Tarafsız değilim

  (25.11.2008) - Öğretmenler odası

  (18.11.2008) - Hastayım

  (11.11.2008) - Bir Obama'mız bile yok

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır