05 Ağustos 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Robert MİRANDA

Serbest ekonomi ve din


A+ | A-

Televizyon ekranlarımızdan dünyanın hemen her yerinde özgürlük için yakaran insanların dramlarına şahit oluyoruz. Bangladeş’ten İran’a ve Latin Amerika’ya kadar bütün insanlık özgür ve demokrat bir toplumda yaşamanın hasretini çekiyor.

Özgürce yaşamak hepimiz için vazgeçilmez iken, şunu da söylemek gerekiyor ki, özgürlük hiçbir zaman mutlak olmamıştır ve özgürce yaşamak nerede ve hangi otorite altında yaşadığınıza göre değişen bir kavramdır.

Amerikan tarzı hayat bir çok Amerikalı tarafından insanlığın yaşıyabileceği tek hayat tarzı alternatifidir. Amerika’nın bir kanunlar toplumu olduğu fikri, yani İnsan Hakları ve Anayasa Beyannamesi, bizim topluluğumuzun görünüşte tam özgür olduğu izlenimi verir, ancak acaba Amerika’da özgürlük mutlak mıdır?

Amerikalılar özgürlükten bahsederken, listenin en başına sıklıkla ibadet özgürlüğünü koyarlar. Fakat bu özgürlük gerçekte sanıldığı kadar mutlak değildir. Gerçekten de, bir çok topluluğun tarihinden bu yana, dinsel pratikler hükümetler, kanunlar ve düzenlemeler ile kontrol altına alınmaya çalışılmıştır.

Bu sadece 1960’lı yıllarda hükümetin toplum politikasında yapmaya çalıştığı düzenlemelerden ibaret değildir. O zamanlar hükümetin toplum politikası ile insanların inanç pratikleri arasında bir denge oturtulmaya çalışılıyordu. Bunun sebebi de insanların inançlarını hükümetin düzenlemeleri ve kurallarının ipoteği altında yapmamayı istememelerinden ileri geliyordu.

Amerika’da dinî özgürlüklerin tanımlanması ABD Anayasası’nda yapılan Birinci Düzenlemeler’e denk gelmektedir. Bu düzenlemeye göre “Kongre kesinlikle dinlerin serbestçe pratiğini engelleyecek kanunlar yapamaz” deniliyordu. Bu anayasal korumanın konulmasının amacı Amerika’da dinî özgürlüklerin arttırılması ve muhafaza edilmesini temin etmekti. İbadet özgürlüğünü korumakla umulan şey çok dinli ve mezhepli bir toplum oluşturularak, Avrupa’yı 16. ve 17. yüzyıllarda bölünmeye sürükleyen dinî ayrılıkların Amerika’da da vuku bulmasını önlemekti.

İlginç olan şu ki, o devirlerde Avrupalılar birileri tarafından alay edilmeden dinlerini özgürce yaşamak için Amerika’ya gelmek istiyorken ve bu uğurda evlerini terk ederken, Osmanlı idaresi altındaki Müslümanlar, bu konuda dengeyi ve tutarlılığı İslâm’ın pratiklerini yerine getirerek sağlamışlardı.

Bugün ise, Müslümanların hayatlarını zorlaştıran şey ne hükümetin düzenlemeleri ne de müdahaleleridir. Müslümanların esas karşısındakiler vahşi kapitalizm ve onların şirketleşmiş kollarıdır. “Allah, alış verişi helâl, faizi ise haram kılmıştır.” (Bakara, 275)

Amerika’da yayınlanan “Wall Street” adlı bir sinema filmi, hayatının yegâne gayesi hangi yolla olursa olsun kârını maksimize etmek olan Kapitalist bir adamın hayatını beyazperdeye yansıtıyordu. Daha fazla varlık elde etmek yolunda nice aileleri ve hayatları yok etmişti. Bir sahnede sözkonusu Kapitalist adam, filmdeki adıyla Gordon Gekko, genç yardımcısına şu tavsiyede bulunuyordu: “Açgözlülük, tek kelimeyle iyidir”.

Bu insanlıktan çıkmış karakter, aslında dünyayı kendi kârlılıklarını arttırmak için bir mekân olarak gören kötü niyetli zihniyetin bir sembolü ve temsilcisi olarak betimlenmişti.

“O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet ve güç hâline gelmesin diye Allah böyle hükmetmiştir.” (Haşr, 7)

İslâmiyet’te, ekonomik ilkeler açgözlülük ve yıkım üzerinde yükselmemektedir, bunun yerine İslâm, mülkiyeti, ticareti ve varlığın halk arasında adaletli dağılımını öngörür.

Müslümanlar önümüzdeki dönemlerde de, batılıların Kapitalizm öğretilerini içeren propagandalarına maruz kalacaklar. Bununla beraber, hiç kimse çıkıp da İslâmiyet’in ekonomik gelişim önünde bir engel ve kısıtlayıcı olduğunu iddia edemez.

Piyasada yenilikçi ve gelişimci fikirleriyle Müslümanlar var oldukça, her daim ekonomik faaliyetler olacak ve bu da istihdama ve varlığın artmasına yol açacaktır.

İslâmın yolu işte budur.

Tercüme: Umut Yavuz

05.08.2009

E-Posta: rmiranda@wi.rr.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (14.08.2009) - Kuzuların sessizliği

  (05.08.2009) - Serbest ekonomi ve din

  (24.07.2009) - Düzenbazlara dikkat

  (18.07.2009) - Bir gayri Müslim ile sohbet

  (11.07.2009) - Latin Amerika’nın darbeleri

  (02.07.2009) - Batı, neden Mikail'in Müslüman oluşuna sessiz kalıyor?

  (24.06.2009) - Teşekkürler, fakat istemiyorum

  (12.06.2009) - Konuşmada insanlığı harekete geçirecek dinamikler eksikti

  (05.06.2009) - Şirketler vahşileşiyor

  (27.05.2009) - Bir zihni İslâma uyandırmak

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.