14 Eylül 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Hasan GÜNEŞ

Yaz üçgeni


A+ | A-

Y

az artık bitiyor. Mevsim sonbahara dönüyor. Âlemlerin Rabbinin muazzam bir sayfası olan yeryüzündeki harika nakışlar, her bir satırında binler kitap kadar mânâlar olan yazılar artık yerini başka bir sayfaya bırakıyor. Bu kadar küçücük Yerküre’de bu kadar harika yazılar yazılırken acaba semada ne tür yazılar var?

Gerçekten de Güneş’in bile toz zerresi kadar kaldığı gök cisimlerinin yanında Yerküre üzerindeki denizler, dağlar, ormanlar, iklim değişiklikleri, çiçekler ve yapraklardaki yazılar tıpkı bir hücredeki DNA’yı yazmak gibi hassas ve havsalamızın alamayacağı kadar muazzam bir mu'cize. Sema sayfasındaki yazılar ise daha farklı. İçlerindeki nükleer faaliyetler, kendi etraflarında ve galaksilerinde dönüşleri, gece gündüz sayfalarındaki görüntüleri hepsi Yaratıcılarını farklı bir dilde zikirdir, tesbihtir. Bu yazımızda sema sayfasındaki yaz mevsiminin bir cüz’ünü ele alacağız.

Evet gökyüzünde, yerdeki mânâda bir yaz ve kış yok ama yaz ve kış penceresinden bakıldığında birbirinden farklı manzaralar arz-ı endam etmektedir.

Bugünlerde bulutsuz bir gecede başınızı semanın tam tepesine kaldırdığınızda gökyüzünün neredeyse en parlak üç yıldızını göreceksiniz. Her ne kadar Jüpiter, Merkür ve Venüs gibi gezegenler de parlak gözükse de, onlar tepede değil daha aşağılardadır. İşte tepedeki bu üç yıldız “Yaz üçgeni” olarak isimlendirilir.

“Yaz üçgeni” yazın bitmesiyle artık yavaş yavaş batıya doğru kayıyor. Bu yıldızlardan en parlağı olan ve diğerlerine göre biraz sağda olan meşhur Vega yıldızıdır. Lyre ya da Kanun takım yıldızına ait devasa bir yıldızdır. Hatırlanacağı üzere bu yıldız Risâle-i Nur’da “şemsü’ş-şumus” yani “güneşler güneşi” olarak bahsedilir. Birinci Mektub’ta şöyle geçer: “azamet-i kudret ve intizamla arzı güneşe raptetmiş; ve güneşi, seyyârâtıyla beraber, arzın sür’at-i seneviyesine yakın bir sür’atle ve haşmet-i rububiyetiyle, bir ihtimale göre şemsü’ş-şümus tarafına bir hareket vermiş.” Yani başımızı kaldırıp baktığımız Vega yıldızına doğru, ilim adamlarının hesabına göre Yerküre, Güneş sistemi ile birlikte saniyede 20 kilometre gibi korkunç bir hızla gidiyor. Bu seyahat Samanyolu galaksisindeki hareketimizden farklı bir hareket. Milyonlarca senedir gece ve gündüzü, yaz ve kışı netice veren hareketleri yaparak ve hiçbir yere çarpmadan devam eden muhteşem bir yolculuk… Ay’ın ve Güneş’in hareketinde ve rotasında muazzam bir ölçü ve hassasiyet ve takdir vardır. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerim’de bundan Yasin Sûresinde şöyle bahseder: “Güneş de, kendisi için (tesbit edilmiş) olan bir müstakarra (karar yerine) doğru akıp gitmektedir. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.”

Vega aslında Arapça bir kelime. Yıldızın tam ismi “en nesr el vakî”, yani avına çullanan kartal. Eski ilim adamları yıldızları, takım yıldızlarla ifade etmişler ve onları da hayalî çizgilerle birleştirerek çeşitli şekillere benzetmişler. İsimler buradan geliyor. Kim bilir belki de isimlerin bir kısmı bir ilhama ya da vahye de istinad ediyor olabilir. Çünkü Ondördüncü Lem’a’da da geçtiği gibi hadisten naklen: “Hamele-i Arş ve Semâvat denilen melâikenin birinin ismi ‘Nesir’ ve diğerinin ismi ‘Sevr’” dir. Bir kısım yıldızların ve içindeki ruhaniyâtın tesbihatlarını Cenâb-ı Hakk’a takdim eden veya semanın tabakaları arasında vazifeli meleğin ismi. Vega yıldızı, Güneş’e yaklaşık 26 ışık yılı uzakta ve ondan yaklaşık 50 kat daha parlak bir yıldızdır.

Yaz üçgeninin ikinci yıldızı ise Deneb’dir. Vega yıldızının hafif güney doğusuna doğru düşer. Kuğu takım yıldızının en parlak yıldızıdır. Yine yıldız Arapça’dır ve kuğunun kuyruğunda yer aldığı için “zeneb” denilmiştir. Samanyolu’nun en büyük yıldızlarından biridir ve parlaklığı Güneş’in 265.000 katıdır. Yıldızın o kadar muazzam bir büyüklüğü vardır ki, ilim adamlarına göre eğer Güneş’in yerinde olsaydı, yıldızın yuvarlağı Yerkürenin yörüngesini içine alırdı. Birinci Mektub’da haşir meydanı ile ilgili bir bahis vardır ve bir soruya karşı şöyle cevap verilir: “küre-i arz, hareket-i seneviyesiyle, ileride mecma-ı haşir olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor.” Bu yıldızın büyüklüğü dikkate alındığında bu hakikatın sayısız misâlleri bu kâinatta mevcut olduğu görülür. Hz. Âdem’den (as) kıyamete kadar gelip geçen insanların haşr edilip hesaba çekileceği koca meydanı halk etmek, Şâm-ı Şerif kıt’asını bir çekirdek hükmüne getirip bast etmek, Deneb yıldızını yaratmak kadar kolay. Çünkü O, “ol” der, oluverir.

Yaz üçgenin üçüncü yıldızı ise Kartal takım yıldızının en parlak yıldızı olan Altair’dir. Vega ve Deneb yıldızlarının güneyine düşerek üçgeni tamamlar. Takım yıldızındaki kartal, Arapça Ukab olarak da geçer. Hatta takıma ait yıldızlardan birinin ismi Deneb el Ukab’dır. Peygamberimizin (asm) Ukab isimli bir sancağı da bilinmektedir. Bir irtibatı var mı bilemiyoruz. Ayrıca Selçuklu kartalının ve bayraklardaki yıldızla ilgili irtibatı araştırmak da tarihçilere düşüyor.

Altair yıldızının tam ismi Arapça “En-nesr El-Tayr” yani uçan kartal mânâsına geliyor. Zamanla “El-Tayr” olarak kısaltılmış ve Batılılar Altair diyerek dillerine adapte etmişler. Yıldız bizden yaklaşık 17 ışık yılı uzakta.

Yaz üçgenindeki yıldızlar uzayın büyüklüğü dikkate alındığında bize çok yakın kabul ediliyorlar. Koca semada bu kadar dev yıldızlar bile bir toz zerreciği kadar küçük kalıyor. Ancak mânâları, üzerinde tecelli eden celâl ve cemal isimleri ve Cenâb-ı Hakk’ı tesbih eden ruhaniyattan sakinleri itibariyle büyük öneme sahipler ve bütün yaz boyunca başımız üstünde bizi gözetler gibi vazifelerini icra edip tefekküre dâvet ediyorlar.

Biz bu yıldızları bu kadar parlak görürken, eğer mümkün olsaydı oradan Yerküre’ye ve Güneş’e baksaydık nasıl görecektik? Güneşimiz o yıldızlar arasında o kadar sönük ve küçüktür ki, hayat kaynağı ve her şeyimiz denilen Güneş çıplak gözle görülemeyecekti. Yerkürenin ise, bu kadar teknoloji, sanayi, gurur ve kibir ve isyanlarla, hiç esamesi bile okunmayacaktı. Ancak bu gezegenimizin öyle bir hususiyeti var ki, kâinatın en uzak köşelerinden bile görülebilecek ve dikkat çekebilecek bir nuranî halka meydana getirmektedir. O da, hususan bu Ramazan günlerinde ve Kadir Gecesinde yapılan ibadetler, duâlar ve tefekkürler başka âlemlerden bile fark edilir ve Kadir Sûresinde de ifade edildiği gibi “melekler ve ruh sabaha kadar inmeye devam eder”.

14.09.2009

E-Posta: hasangunes@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (31.08.2009) - Ramazan ve rahmet sofrası

  (17.08.2009) - Şark açılımı ve Medresetü’z-Zehra

  (10.08.2009) - Ruhun tatili

  (08.07.2009) - Beyazlaşma ve Batılılaşma

  (28.06.2009) - Sarayın efendisi

  (21.06.2009) - ŞİDDET VE EĞİTİM

  (15.06.2009) - Yetmiş bin perde

  (31.05.2009) - İNSANLIĞI DİRİLTMEK

  (27.11.2008) - Faaliyet ve câzibe

  (06.11.2008) - Kâinat kitabının nuru

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.